parçacıklar ile cümle
parçacıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Entre estas primeiras partículas, estavam os "quarks".
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Entre estas primeras partículas, había quarks.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Med temi prvimi delci so bili tudi kvarki.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Mezi těmito prvními částicemi, byly kvarky.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Onder deze eerste deeltjes waren de quarks.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Parmi ces premières particules, il y avait les quarks.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Printre aceste particule erau și quarcuri.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Tra queste prime particelle, c'erano i quark.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Unter diesen Partikeln waren Quarks.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Wśród tych pierwszych cząstek, były kwarki.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Μεταξύ αυτών των πρώτων σωματιδίων, ήταν τα κουάρκ.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Среди этих первичных частиц, были кварки.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.Сред първите такива частици били кварките.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.בין החלקיקים הראשונים הללו, היו חלקיקים תת אטומיים.
Bu ilk parçacıklar arasında kuarklar bulunuyordu.宇宙は冷え、クォークは結合が可能になり、 三つずつグループを作ってバリオンを形成した。
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.As formas específicas em que estes fios se mexeram, produziu várias partículas.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Cara-cara tertentu dimana untaian bergoyang, menghasilkan berbagai partikel.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Det speciella sätten som dessa strängar vickade, producerade olika partiklar.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Die spezielle Weise, in der sich diese Stränge wanden erzeugte unterschiedliche Partikel.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Door de manier waarop deze strengen wiebelden, werden verschillende deeltjes gecreëerd.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.I particolari modi in cui questi filamenti si mescolavano, produssero varie particelle.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.La façon particulière dont ces brins se tortillaient a produit des particules variées.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.La particular forma en que vibraban dichas cuerdas, produjo varias partículas.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Modurile unice în care aceste spectre de energie s-au mișcat au produs diferite particule.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Na základě způsobu, jak se tyto prvky vrtěly, se vytvořily různé částice.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Posebno gibanje teh vlaken, je tvorilo razne delce.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Poszczególne drogi po których te pasm wirowały, wytworzyły wiele typów cząsteczek.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Οι ιδιαίτεροι τρόποι με τους οποίους αυτά τα σκέλη δονούνταν παρήγαγαν διάφορα σωματίδια.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Специфический порядок в котором покачивались эти потоки, создавало различные частицы.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.Специфичният начин, по който тези нишки се движели, създавал различни частици.
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı..הדרכים המסוימות שבהן נעו הרצועות, יצרו חלקיקים שונים
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.これら初期の素粒子の中に、クォークがあった。
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.Den er en maskine, der vil sende partikler rundt i en tunnel, modsatte retninger, nær lysets hastighed.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.É uma máquina que vai enviar partículas às voltas num túnel, em direções opostas, quase à velocidade da luz.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.È una macchina che invierà particelle in un tunnel, in direzioni opposte, quasi alla velocità della luce.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.Je to stroj, ktorý bude vysielať častice tunelom, v protismere, rýchlosťou blízkou rýchlosti svetla.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.이 장비는 입자들을 터널을 통해서 서로 반대 방향으로
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.V podzemí se zde proti sobě budou vysílat částice dosahující téměř rychlosti světla.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.W nim cząstki podróżujące blisko prędkości światła
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.В этой установке частицы будут разгоняться в туннеле по противоположным направлениям, почти до скорости света.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.Това е установка, която ще изпраща частици по тунел в насрещни посоки, при скорост близка до светлинната.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.זו מכונה שתשלח חלקיקים סביב תעלה בכיוונים מנוגדים, קרוב למהירות האור.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.و هي عبارة عن آلة تقوم بإرسال جسيمات حول قناة، في اتجاهات متعاكسة، بسرعة تقارب سرعة الضوء.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.トンネルに送り込む機械です しばしば、それらの粒子はお互いを目がけていくでしょう
Bunlar atomumuzun parçacıkları.Digamos que esse seja o núcleo do nosso átomo
Bunlar atomumuzun parçacıkları.Jadi, katakanlah ini adalah nukleus dari atom kita ini.
Bunlar atomumuzun parçacıkları.Powiedzmy, że to jest jądro atomowe naszego atomu.
Bunlar atomumuzun parçacıkları.ولنقل أن هذه نواة ذرتنا
Bunlar fazla detaylarına girmeyeceğım temel parçacıklar... ...ancak muazzam enerji taşırlar.To fundamentalne cząsteczki, nie będziemy wchodzić tutaj w szczegóły, ale ta ogromna ilość energii...
Bunlar fazla detaylarına girmeyeceğım temel parçacıklar... ...ancak muazzam enerji taşırlar.Tyto elementární částice, ale nezabíhejme do detailů, ale jde o enormní množství energie.
Bunlar fazla detaylarına girmeyeceğım temel parçacıklar... ...ancak muazzam enerji taşırlar.Це фундаментальні частинки, ми не будемо розглядати їх детально.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.입자간 대칭이 이렇게 깨지는 거에요.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.La simetría entre estas partículas se ha roto.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.La symétrie est alors brisée
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.Simetria între aceste particule se întrerupe.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.Sự đối xứng giữa những hạt bị phá vỡ.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.Symetria pomiędzy tymi cząstkami zostaje złamana.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.Symmetrian Näillä partikkeleilla välillä on katkennut.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.Symmetrin mellan dessa partiklar är bruten.
Bu parçacıklar arasındaki simetri bozulur.Η συμμετρία μεταξύ αυτών των σωματιδίων σπάει.