parçacıklar ile cümle
parçacıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.금 원자도 자신보다 더 훨씬 더 작은 기본 입자로 만들어져 있어요.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Sebuah atom emas terdiri dari partikel yang lebih mendasar.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Stejně tak i atom zlata.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Um átomo de ouro é composto por partículas ainda mais fundamentais.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Un atome d'or est fait de particules encore plus fondamentales.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Un atomo d'oro è fatto di ancora più particelle fondamentali.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Ένα χρυσό άτομο αποτελείται από ακόμη πιο θεμελιώδη σωματίδια.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Атом золота состоит из ещё более фундаментальных частиц.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Атом золота теж складається з навіть більш фундементальних частинок.
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.אטום זהב עשוי מחלקיקים יסודיים יותר
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.ذرة الذهب مكونة من جسيمات أساسيه أصغر
Bir altın atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.そしてこれらは実は,
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Atóm uhlíka je zložený z ešte základnejších častíc.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Atom uhlíku lze rozdělit na ještě více elementární částice.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Atom węgla zbudowany jest z jeszcze bardziej podstawowych cząstek.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Ein Kohlenstoffatom besteht aus noch grundlegenderen Partikeln
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Elk koolstofatoom is gemaakt van nog fundamentelere deeltjes.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.En kolatom är byggd av ändå fundamentalare partiklar
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.En kulstofatom er lavet af endnu mere grundlæggende partikler.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.탄소 원자는 그보다 훨씬 더 작은 기본 입자로 이루어져 있습니다.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Sebuah atom karbon dibuat dari bahkan lebih partikel dasar.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Um átomo de carbono é composto por partículas ainda mais fundamentais.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Un atome de carbone est fait de particules encore plus fondamentales.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Un atomo di carbonio è fatto di particelle ancora più basilari.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Ένα άτομο άνθρακα αποτελείται από ακόμη πιο θεμελιώδη σωματίδια.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Атом вуглецю складається навіть з ще менших частинок.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.Атом углерода состоит из ещё более "фундаментальных" частиц.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.מחלקיקים יסודיים יותר.
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.ذرة الكربون مكونة من جسيمات اساسيه أصغر منها حتى
Bir karbon atomu daha da küçük temel parçaçıklardan oluşur.金の原子ももっと基本的な粒子からできています.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.Come fisico delle particelle mi occupo delle particelle elementari e delle loro interazioni fondamentali.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.Como física de partículas, estudio las partículas elementales y cómo interactúan éstas a nivel fundamental.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.입자물리학자로서 저는 기본 입자들이 가장 근본적인 레벨에서 어떻게 작용하는가를 연구해 왔습니다.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.Là một nhà vật lý về hạt, tôi nghiên cứu các hạt cơ bản và cách chúng tương tác ở mức cơ bản nhất.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.Részecskefizikusként az elemi részecskéket tanulmányozom, és ezek kölcsönhatásait a legalapvetőbb szinten.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.Zajmuję się badaniem cząstek elementarnych i oddziaływań zachodzących między nimi.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.Ως μοριακός φυσικός, μελετώ τα στοιχειώδη σωματίδια και πως αλληλεπιδρούν στο πιο θεμελιώδες επίπεδο.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.Като атомен физик, аз изследвам елементарните частици и как те си взаимодействат на първично ниво.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.כפיזיקאית חלקיקים אני חוקרת את החלקיקים האלמנטריים ואת הדרך בה הם מגיבים זה עם זה ברמה הבסיסית ביותר.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.كعالمة فيزياء مختصة بالجسيمات، أدرس الجسيمات الأولية وكيف تتفاعل مع بعضها البعض في المستوى الأساسي.
Bir parçacık fizikçisi olarak temel parçacıkları ve onların ana etkileşimlerini araştırıyorum.根本的な動きを研究しています これまでの研究にあたりミクロの観察には
Bizim Dünya'mız bu yüksek enerjili parçacıklardan, magnetik alanı tarafından korunur. .그리고 지구에 있는 저희는 이러한 고에너지 입자들으로부터 보호됩니다. 왜냐하면 지구의 자기장 덕분이죠. 하지만 만약 여러분이 달의 표면에 있다면
Bizim Dünya'mız bu yüksek enerjili parçacıklardan, magnetik alanı tarafından korunur. .この高エネルギーの粒子から、守られている。 けど、月面上では地球とは違う。 地球からは見えない部分、 月の裏側は磁場に守られていない。
B ışınındaki parçacıklardan bazılarına çarpması beklenirdi.빛줄기 B에서 나온 입자의 일부와 충돌할 겁니다.
B ışınındaki parçacıklardan bazılarına çarpması beklenirdi.יתנגשו בחלקיקים שמגיעים מקרן ב.
B ışınındaki parçacıklardan bazılarına çarpması beklenirdi.لا بد و أن ترتطم مع ببعض من الجزيئات من الحزمة الضوئية ب
B ışınındaki parçacıklardan bazılarına çarpması beklenirdi.ぶつかった粒子は いろいろな方向に 飛んでいくはずです
Böylece küçük atomize su parçacıklarıyla kuru bir sis yaratıp rüzgarın şekil vermesini sağladık.Eksperymentowaliśmy z z drobnymi, rozpylonymi cząsteczkami wody by stworzyć suchą mgłę, formowaną przez wiatr.
Böylece küçük atomize su parçacıklarıyla kuru bir sis yaratıp rüzgarın şekil vermesini sağladık.Így elkezdtünk porlasztott vízzel kísérletezgetni, hogy száraz ködöt hozzunk létre, amit a szél formáz meg.
Böylece küçük atomize su parçacıklarıyla kuru bir sis yaratıp rüzgarın şekil vermesini sağladık.그래서 저희는 습하지 않은 안개를 만들기위해서 아주 세분화된 물 입자를 실험 했습니다.
Böylece küçük atomize su parçacıklarıyla kuru bir sis yaratıp rüzgarın şekil vermesini sağladık.אז ניסינו חלקיקי מים קטנטנים כדי ליצור ערפל יבש
Böylece küçük atomize su parçacıklarıyla kuru bir sis yaratıp rüzgarın şekil vermesini sağladık.لقد طبقنا تجربة باستخدام جزيئات صغيرة من الماء لكي نصنع رذاذ جاف
Böylece küçük atomize su parçacıklarıyla kuru bir sis yaratıp rüzgarın şekil vermesini sağladık.ドライミストをまいて 風で造形するという 手法を試してみました
Bu çok çılgınca bir şey. Ve bir gün çekirdeğin içinde olan bütün parçacıklar üzerinde çalışacağım. -A jednoho dne budeme studovat vše, co existuje uvnitř jádra.
Bu da kütle çekim alanıdır ki bu alan, sadece parçacıkların değil ışığın da yörüngesini saptırır.Hogy a gravitációs mező, a tömegtől függően, nem csak a részecskék pályáját fogja meggörbíteni, de a fényt is.
Bu da kütle çekim alanıdır ki bu alan, sadece parçacıkların değil ışığın da yörüngesini saptırır.그것은 덩어리에 의해 발생된 중력장이 입자들의 궤적 뿐만 아니라 빛 그 자체를 휘어지게 한다는거죠.
Bu da kütle çekim alanıdır ki bu alan, sadece parçacıkların değil ışığın da yörüngesini saptırır.וזה ששדה כבידה, הנוצר בעקבות מסה, יסיט לא רק מסלול של חלקיקים, אלא יסיט גם את האור עצמו.
Bu da kütle çekim alanıdır ki bu alan, sadece parçacıkların değil ışığın da yörüngesini saptırır.وهي أن مجال الجاذبية ، وبسبب الكتلة ، يسبب انحرافا ليس في مسار الجسيمات فقط ، بل في مسار الضوء أيضا.
Bu da kütle çekim alanıdır ki bu alan, sadece parçacıkların değil ışığın da yörüngesini saptırır.粒子の軌道だけではなく そこに存在する光さえも曲げてしまいます ですから この光も重力によって屈折し
Bu deneyi anlamak icin, oncelikle kuantum parcaciklarinin nasil hareket ettigini anlamak gerekir.Para comprender este experimento, primero debemos ver cómo actúan las partículas (pequeñas bolas de materia).