papel ile cümle

papel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana otuz papel ödünç verebilir misin?Could you lend me thirty bucks?
Birkaç papel?A dollar?
Bu iki papel iş bellek kayalık bile olsa, bazı hatırlıyorum, gösterir şeyler.This two quid business shows that, even if your memory is rocky, you can remember some things.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.It costs you a dollar to buy the ticket and, if you win, you get 20 bucks. Is this a good bet?
1951'de Arrabal, La Papelera Española'da kağıt endüstrisinde çalışmaya başladı.In 1951, Arrabal began working in the paper industry at La Papelera Española.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.이 복권은 하나에 1달러인데, 이기면 20달러를 땁니다. 해볼만한 복권인가요?
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.20ドルもらえます これは良い賭けでしょうか? ベルヌーイはこう言います
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Cada billete cuesta 1 dólar y, si ganas, recibes 20 dólares.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Costă un dolar să cumperi un bilet şi, dacă câştigi, primeşti 20 de dolari.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Det koster en dollar at købe en kupon, og hvis man vinder, får man 20 dollars.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Egy szelvény egy dollárba kerül és ha nyer, 20 dollárt kap.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Es kostet Sie einen Dollar, ein Los zu kaufen, und wenn Sie gewinnen, erhalten Sie 20 Dollar.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Giá mỗi vé là 1$ và nếu thắng, bạn có 20$.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Het kost je één dollar voor een lot en als je wint, krijg je 20 dollar.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Le dernier ticket coute 1 dollar, et, si vous gagnez, vous emportez 20 dollars. Est-ce un bon pari?
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Stojí vás dolar koupit si los a když vyhrajete, dostanete 20 dolarů.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Stojí vás dolár kúpiť si žreb a keď vyhráte, dostanete 20 dolárov.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Vi costa un dollaro comprare il biglietto e, se vincete, vi prendete 20 dollari.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Κοστίζει 1 δολλάριο η αγορά του λαχνού, και αν κερδίσετε, παίρνετε 20. Είναι αυτό ένα καλό στοίχημα;
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Билетът е 1 долар и ако спечелите, взимате 20 долара.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.Стоимость билета -- один доллар, а если вы выигрываете, то получаете 20 долларов.
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.זה עולה דולר לקנות את הכרטיס, ואם תנצחו, תקבלו 20 דולר. האם כדאי?
Bir bilet bir dolar ve kazanırsanız 20 papel alırsın.سيكلفك دولاراً لشراء التذكرة، واذا فزت، ستأخذ عشرين دولاراً. هل هذا عرضاً جيداً؟
Birine gidip, "Çimleri biçersen, sana 5 papel veririm" diyorsun. - "Hayır." - "10 papel?" -Evet.Quand vous dites à quelqu'un "tonds la pelouse, je te donne 5 euros" il dit "non" - "10 euros ?" -"oui".
Birine gidip, "Çimleri biçersen, sana 5 papel veririm" diyorsun. - "Hayır." - "10 papel?" -Evet.Se dici a qualcuno :"tagliami il prato ti do 5 euro" quello risponde -"no"- "ti do dieci euro?"-"ok"
Birine gidip, "Çimleri biçersen, sana 5 papel veririm" diyorsun. - "Hayır." - "10 papel?" -Evet.Si tu le dices a otra persona "corta el césped te doy 5 dólares" el dice "no" - "¿10 dolares?" - "si"
Birine gidip, "Çimleri biçersen, sana 5 papel veririm" diyorsun. - "Hayır." - "10 papel?" -Evet.貨幣は、人を制御する最小単位の手段なのだ。
Birine gidip, "Çimleri biçersen, sana 5 papel veririm" diyorsun.Man sagt jemandem: "Mähst du den Rasen, gebe ich dir 5€." Er sagt:
Birine gidip, "Çimleri biçersen, sana 5 papel veririm" diyorsun.Когато кажете на друг човек: "Окоси ми ливадата.
Birkaç papel?Dolara?
Birkaç papel? İşte buyur.1불을 원하세요? 여기 2불을 가져가세요.
Birkaç papel? İşte buyur.Chceš dolár, kámo? - Na, zober si dva.
Birkaç papel? İşte buyur.Ένα δολάριο; Ορίστε, πάρε δύο.
Birkaç papel? İşte buyur.דולר? הנה, קח שניים.
Birkaç papel? İşte buyur.دولار؟ تفضل خذ اثنين.
Birkaç papel?¿Un dólar?
Birkaç papel?Un dolar ?
Birkaç papel?Un dollar ?
Birkaç papel?Un dollaro?
Birkaç papel?Един долар?
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.그러는 동안, 제 친구들은 다섯시간 동안 사람들의 골프가방을 지고 다니며 10불을 받는 일을 하였습니다.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Entretanto, os meus amigos trabalhavam cinco horas a arrastar um saco e recebiam 10 dólares.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Între timp prietenii mei lucrau 5 ore pentru a târâi geanta unuia de colo până colo şi primeau 10 dolari.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Közben a barátaim öt órán át cipelték a zsákokat 10 dollárért.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Mezitím, moji kolegové pracovali pět hodin, tahali celou dobu nějaký bag a dostali 10 dolarů.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Mientras tanto, mis amigos trabajaban por 5 horas transportando la bolsa de alguien y ganaban 10 dólares.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Terwijl mijn vrienden vijf uur lang werkten om iemands' tas rond te slepen en daar 10 dollar voor kregen.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Trong khi đó, tôi làm việc trong 5 tiếng kéo túi golf của người chơi đi loanh quanh và được trả 10$.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.W tym czasie moi koledzy przez 5 godzin ciągnęli za facetem torbę i zarabiali 10 dolców.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Στο μεταξύ οι φίλοι μου δούλευαν πέντε ώρες μεταφέροντας την τσάντα κάποιου και έπαιρναν 10 δολάρια.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Междувременно другите работеха по пет часа, за да мъкнат нечия чанта наоколо, и им плащаха по 10 кинта: А аз:
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.Невдовзі мої друзі працювали по 5 годин, тягаючи сумку якогось хлопця, щоб заробити 10 баксів.
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.בינתיים החברים שלי היו עובדים במשך חמש שעות לסחוב את התיק של הבחור מסביב למסלול והיו מקבלים 10 דולר
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.وفي هذه الاثناء كان اصدقائي يعملون 5 ساعات بمرافقة شخص واحد طيلة الوقت لقاء 10 دولارات
Bu arada arkadaşlarım bir adamın çantasını taşımak için eş saat çalışır ve 10 papel alırlardı.誰かのバッグを運んで10ドルもらっていました 「5時間も働かなきゃならないなんて馬鹿みたいだ」と思いました
Bu iki papel iş bellek kayalık bile olsa, bazı hatırlıyorum, gösterir şeyler.Aceasta afacere două lire arată că, chiar dacă memoria ta este stancoasa, vă puteţi aminti unele lucruri.
Bu iki papel iş bellek kayalık bile olsa, bazı hatırlıyorum, gösterir şeyler.Denne to quid erhvervslivet viser, at selvom din hukommelse er stenet, kan du huske nogle ting.
Bu iki papel iş bellek kayalık bile olsa, bazı hatırlıyorum, gösterir şeyler.Detta två pund verksamhet visar att även om ditt minne är stenig, kan du komma ihåg några saker.
Bu iki papel iş bellek kayalık bile olsa, bazı hatırlıyorum, gösterir şeyler.Deze twee pond zaken toont aan dat, zelfs als je geheugen is rotsachtig, je kunt onthouden wat dingen.
Bu iki papel iş bellek kayalık bile olsa, bazı hatırlıyorum, gösterir şeyler.Ez a két font az üzleti mutatja, hogy még ha a memória sziklás is emlékszem, néhány dolgokat.

İlgili Sayfalar