papazın ile cümle

papazın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Martin Luther King siyah bir papazın oğluydu.Martin Luther King, Jr., was the son of a black minister.
Papazın vaazları seni sıkabilir fakat onlar ahlaken iyi örnektir.The pastor's sermons may bore you, but they are morally edifying.
Tom senin tipik papazın değil.Tom isn't your typical pastor.
Tom papazın önerdiği kefareti yerine getiriyor.Tom is doing penance.
Hoşnutsuzluk ve itirazlara rağmen Prens Gabriel üç papazın kutsal bir mekana gömülmesini reddetti.Despite many pleas, Prince Gabriel refused to allowed them to be buried them in consecrated ground.
Bir Ortodoks papazını Macar ordusu kışkırtmıştır.It was quite extraordinary that a Catholic priest should promote physical force.
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.That church is knoWn for the pastor's long sermons.
Ama bir papazın karısı olmak--But a minister's wife--
1890-95 yılında Gjerstad kilisesi ve bölge papazının konutunun kartpostalı.Postcard of Gjerstad church and rectory in 1890–95.
Bölge papazının makam binası (evi), Abel'ın burada yaşadığı zamankiyle aynıydı.The main building of the rectory was the same as when Abel lived here.
Bekker, Bielefeld'den bir Alman papazın oğlu olarak Metslawier'de ( Dongeradeel ) doğdu.Bekker was born in Metslawier (Dongeradeel) as the son of a German pastor from Bielefeld.
Papazından son ölüm ayini duasını almak için uyandı.Mit ihnen wurden zum Zwecke des Gebetsgedenkens andere Konvente vom Tod eigener Mönche unterrichtet.
Muhafızlar, vaftiz ve evlenme törenlerini Aziz Anna Kilisesi'nin papazının izniyle yapabilirler.Die Evangelischen feierten ihre Gottesdienste mit eigenem Pfarrer in der Kirche St. Maria.
3-Konunun mezhep papazının bilgilendirilmesi.Troisième entretien : Le prêtre.
Kaçanlar bir Katolik papazın yanına sığındılar.Tous deux tentent de s'échapper avec l'aide d'un prêtre.
Bir köy papazının dört çocuğundan en küçüğüydü.C'est le plus jeune des quatre enfants d'un pasteur anglican.
Luteryen bir papazın oğludur.Il est le fils d'un pasteur luthérien.
Kelime anlamı itibarıyla "papazın oğlu" anlamına gelir.Literalmente significaría "hijo del pocero".
Charlie, hapishaneden kaçar ve yüzmekte olan bir papazın giysilerini çalıp hapishane kıyafetlerinden kurtulur.Un pescatore ruba gli abiti di un vescovo che si è spogliato per andare a nuotare.
Carlisle Cullen 1640'larda Londra, İngiltere'de, Angelikan kilise üyesi bir papazın oğlu olarak doğdu.Carlisle nacque a Londra nel 1643, figlio di un pastore anglicano.
Rumların döneminden kalma kale kilise ve papazın evi bulunmaktadır.La strada del Clown e quella del Reverendo s'incrociano.
Luteryen bir papazın oğludur.Sebastiano è figlio di un pastore.
"İstikamet Papazın Çayırı".«رواية الكاهن المجهول» .
"İstikamet Papazın Çayırı".«Confissões do Pastor».
Kaçanlar bir Katolik papazın yanına sığındılar.E pede ajuda a um padre católico.
Rıfkı oyunu sonunda Kupa papazını kim yemişse, o ekipten 75 puan düşülür.Ou seja, se o jogador obtiver 25 níveis de combo a partir do 0, sua pontuação é dada em 875 pontos.
Bir köy papazının dört çocuğundan en küçüğüydü.Ele era o mais novo dos quatro filhos nascidos a um sacerdote.
Kaçanlar bir Katolik papazın yanına sığındılar.Ze gingen samen gewoon op zoek naar een priester.
Luteryen bir papazın oğludur.Jest synem luterańskiego pastora.
"İstikamet Papazın Çayırı"."Сповідь священика".
Kaçanlar bir Katolik papazın yanına sığındılar.Язичники намагалися схопити святителя.
Luteryen bir papazın oğludur.Sparrman byl synem duchovního.
"İstikamet Papazın Çayırı".Casă pentru preot".
Yoksul bir papazın oğlu olarak Saratov'da 1828'de doğdu.Cernîșevski s-a născut în 1828 la Saratov ca fiu al unui preot.
Papazın bahçesi Çamlıyayla'nın en çok ziyaret edilen mesire yerlerinden biridir.Împreună cu castelul este cel mai vizitat loc din Saumur.
Carlisle Cullen 1640'larda Londra, İngiltere'de, Angelikan kilise üyesi bir papazın oğlu olarak doğdu.Carlisle Cullen a fost fiul unui pastor anglican, născut în Londra, Anglia, în jurul anului 1640.
3-Konunun mezhep papazının bilgilendirilmesi.Pappien kolmas velvollisuus oli opettaminen.
Luteryen bir papazın oğludur.Είναι γιος λουθηρανού ιερέα.
Böylece Floransa papazına kısıtlama getirilmiştir.Διετέλεσε προηγουμένως Αρχιεπίσκοπος Φλωρεντίας.
Luteryen bir papazın oğludur.Kuyper var søn af en præst.
Carlisle Cullen 1640'larda Londra, İngiltere'de, Angelikan kilise üyesi bir papazın oğlu olarak doğdu.Carlisle var søn af en præst, født i 1640'erne i London, England, hvor der var meget religiøst oprør.
Luteryen bir papazın oğludur.Lewis adalah anak seorang pendeta.
Luteryen bir papazın oğludur.Bajer je bil sin duhovnika.
Papazından son ölüm ayini duasını almak için uyandı.Šel je k župniku z vprašanji o smrti.
"İstikamet Papazın Çayırı"."Nõo kiriku maalinguleiud".
Ama bir papazın karısı olmak--Aber die Frau eines Pfarrers...
Ama bir papazın karısı olmak--Aber die Frau eines Pfarrers...
Ama bir papazın karısı olmak--Fast prästfru... Viktor är ju kul.
Ama bir papazın karısı olmak--Mais, femme de pasteur...
Ama bir papazın karısı olmak--Mutta papinrouva...
Ama bir papazın karısı olmak--Pero ser la mujer de un sacerdote...
Ama bir papazın karısı olmak-- Viktor da iyi.Dar sã fiu preoteasã... ªi Viktor e drãguþ.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.A pak, že církev je chudá.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Makanya si uskup tidak memiliki s biji pun kacang.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Potemtakem ta škof ni bil revež.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Wiadomo dlaczego nie miał nic dla owieczek.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Μετά ο επίσκοπος δεν έχει ούτε ένα φασόλι
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Значи тогава онзи епископ не е порасъл само с боб.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale po drabinie strony nie tylko dziwne funkcji miejsca, zapożyczone z kapelana byłych morza farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale strana rebríčku nebola jediná osobitný rys miesta, požičal si od kaplána bývalý mora farings.
İlgili Sayfalar