papazı ile cümle

papazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cizvit papazı oldu.Phải là người xuất gia, tu sĩ.
Biraz sonra da Sant'Orofrio Kardinal-Papazı yapıldı.その後、パレストリーナ司祭・枢機卿に叙任された。
George MacDonald (10 Aralık 1824 – 18 Eylül 1905) İskoç yazar, şair, ve Hıristiyan papazıdır.ジョージ・マクドナルド(George MacDonald, 1824年12月10日 - 1905年9月18日)は、スコットランドの小説家、詩人、聖職者。
1954'te, Martin Luther King, Montgomery, Alabama'daki Dexter Baptist Kilisesi'nin papazı olmuştur.1954年9月1日に、マーティン・ルーサー・キング・ジュニアは、デクスター通りバプティスト教会の専任牧師になった。
Annesi Dover’daki Anglikan Christ kilisesi papazı Thomas Crawford’un kızıdır.母親のメアリーはドーバーでクライストチャーチの米国聖公会教区牧師であるトマス・クローフォードの娘であった。
Friar Julian, yolculuğunu 1235'te yapmış Macar bir Dominiken papazı idi.彼の弟ジョフロワは1517年にカストの教区司祭となった。
Winchester College, 1382 yılında Winchester papazı William of Wykeham tarafından kurulmuştur. ^ sitesi温切斯特公学由温切斯特主教(Bishop of Winchester)威廉·威克姆(William of Wykeham)于1382年创建。
George MacDonald (10 Aralık 1824 – 18 Eylül 1905) İskoç yazar, şair, ve Hıristiyan papazıdır.喬治·麥克唐納(1824年12月10日-1905年9月18日),蘇格蘭作家,詩人,基督教牧師。
Babasi daha Katolik Kilisesi papazı olmadan önce yaptığı meşru bir evlemeden doğan meşru bir çocuktur."저는 성당에 거의 가지 않는 가톨릭 신자입니다.
Ve bir Katolik papazı olması takdir edildi.Смята се, че също така е бил католически свещеник.
Bu tarikata bağlı olan yaklaşık 24.000 papaz alelade Katolik papazı hiyerarşine kabul edildiler.Već je postojalo oko 4,000 korejskih katolika koji dotad nisu imali doticaja s katoličkim svećeništvom.
Ve bir Katolik papazı olması takdir edildi.Zaredio se za katoličkog svećenika.
Cizvit papazı oldu.Stal sa z neho známy kazateľ.
Kendisi aslında bir Katolik papazıydı.Najprej je bil katoliški duhovnik.
Luteryen bir papazın oğludur.Bajer je bil sin duhovnika.
Papazından son ölüm ayini duasını almak için uyandı.Šel je k župniku z vprašanji o smrti.
Cizvit papazı oldu.Deloval je kot župnik.
"İstikamet Papazın Çayırı"."Nõo kiriku maalinguleiud".
Cizvit papazı oldu.Ta tahtis saada pastoriks.
Ama bir papazın karısı olmak--Aber die Frau eines Pfarrers...
Ama bir papazın karısı olmak--Aber die Frau eines Pfarrers...
Ama bir papazın karısı olmak--Fast prästfru... Viktor är ju kul.
Ama bir papazın karısı olmak--Mais, femme de pasteur...
Ama bir papazın karısı olmak--Mutta papinrouva...
Ama bir papazın karısı olmak--Pero ser la mujer de un sacerdote...
Ama bir papazın karısı olmak-- Viktor da iyi.Dar sã fiu preoteasã... ªi Viktor e drãguþ.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.A pak, že církev je chudá.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Makanya si uskup tidak memiliki s biji pun kacang.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Potemtakem ta škof ni bil revež.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Wiadomo dlaczego nie miał nic dla owieczek.
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Μετά ο επίσκοπος δεν έχει ούτε ένα φασόλι
Ama o papazın bir fasulyesi bile yok.Значи тогава онзи епископ не е порасъл само с боб.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale po drabinie strony nie tylko dziwne funkcji miejsca, zapożyczone z kapelana byłych morza farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale strana rebríčku nebola jediná osobitný rys miesta, požičal si od kaplána bývalý mora farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Ale strana žebříčku nebyla jediná zvláštní rys místa, půjčil si od kaplan bývalý moře farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Men den sidan stegen var inte det enda märkliga inslag i stället, lånad från prästen tidigare sjö-farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Men den side stigen var ikke det eneste mærkelige træk ved det sted, lånt fra præstens tidligere hav-farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Tapi sisi tangga itu bukan hanya fitur aneh dari tempat itu, dipinjam dari si pendeta mantan laut farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Toda strani lestev ni bila edina čudno značilnost kraja, izposojeno od kaplan nekdanjega morja farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Але сторони сходи були не тільки дивна особливість місця, запозичені з колишнього капелана морського farings.
Ama yan merdiveni, yerin sadece garip bir özelliği değildi ödünç Papazın eski deniz farings.Но стълба страна не е единствената странна черта на мястото, заимствани от бивш свещеник на морето farings.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var. Bu sorunu benim için çözmeni istiyorum.Biorę ten problem na siebie.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var. Bu sorunu benim için çözmeni istiyorum.Želim, da poskrbiš za to v mojem imenu.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var.Jsou věci, které může kněz udělat lépe než právník.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var.Υπάρχουν μερικά πράγματα που ένας ιερέας μπορεί να κάνει καλύτερα από έναν λαϊκός.
Bir papazın diğerlerinden daha iyi yapabileceği işler var.Има някои неща, които свещеникът може да направи по-добре от лаика.
Bir papazın infazını gördü.Dobrol, on je sedaj v nebesih.
Bir papazın infazını gördü.No cóż, jest już w niebie.
Bir papazın infazını gördü.Viděla jak zabili biskupa.
Bir papazın infazını gördü.Είδε ένα επίσκοπος να πεθαίνει.
Bir papazın infazını gördü.Как е? Видя как убиха един епископ.
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.Esa iglesia es conocida por los largos sermones del pastor.
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.Essa igreja é conhecida pelos longos sermões do pastor.
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.Gereja itu dikenal dengan khotbah pastor yang sangat panjang
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.그 교회는 설교가 길기로 소문난 곳이에요
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.Церква славиться нескінченними проповідями пастора.
Bu kilise, papazın uzun vaazlarıyla ünlü.تلك الكنسية معروف عنها بأن قسيسها يُلقي محاضرات طويلة
karo papazıמלך יהלום
karo papazıملك الدّيناري
kupa papazıמלך לב
İlgili Sayfalar