Bununla birlikte, paleointensity ölçümlerinden elde edilen veriler, manyetik alanın kaybolmamasıdır.Koertsitiivsus näitab ferromagnetilise materjali vastupanuvõimet magnetväljale, et ei toimuks demagneetumist.
Paleozoik devrin Bilür, devon, karbon ve perm kısımlarını yaşamıştır.Karbonile eelneb Devon ning järgneb Perm.
Abevilyen Paleolitik Çağ'ın ilk evresindeki uygarlık.See näitab Paleobalti basseini algset soolsust.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Aber die neue Welle der Paläontologen, meine Studenten, sammeln Biomarker (Biologische Merkmale).
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Ale nowa fala paleontologów, moich studentów, gromadzi biomarkery.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Dar noul val de paleontologi -- studenții mei postuniversitari -- colecționează bio-repere.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.하지만 이제 고생물학의 새로운 전기가 도래했습니다. 제 대학원생들은 생물학적 표식을 모았습니다.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Maar de nieuwe golf van paleontologen -- mijn afgestudeerde studenten -- verzamelt biomarkers.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Mais la nouvelle vague de paléontologistes -- mes étudiants diplômés -- ramassent des biomarqueurs.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Ma la nuova ondata di paleontologi -- i miei studenti -- collezionano bioindicatori.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Men den nye bølge af palæontologer -min graduate studerende- indsamler biomarkører.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Mutta uuden aallon paleontologit -- tohtoriopiskelijani -- keräävät biomarkkereita.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Pero la nueva ola de paleontólogos... mis estudiantes de postgrado, coleccionan biomarcadores.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.Αλλά το νέο κύμα παλαιοντολόγων -- οι απόφοιτοι φοιτητές μου -- συλλέγουν βιοδείκτες.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.А новата вълна от палеонтолози - моите дипломанти - събират биомаркери.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.А новая волна палеонтологов — мои выпускники — собирают биомаркеры.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.אבל דור הפליאונטולוגים החדש -- תלמידי המחקר שלי -- אוספים סמנים ביולוגיים.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.لكن الموجة الجديدة من علماء الأحفوريات -- طلابي في الجامعة -- يجمعون العلامات الطبيعية.
Ama yeni paleontologlar - benle aynı dönemde mezunlar- molekülleri biriktiriyorlar.生体指標を収集します 彼らは堆積岩を収集しそれから直接 油性物質を抽出します
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.C'est un paléontologue, feu Louis Leakey, qui, en fait, m'a poussée à étudier les chimpanzés.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.E fu proprio un paleontologo, l'ormai defunto Louis Leakey, a indirizzarmi verso lo studio degli scimpanzé.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Foi um paleontólogo, o falecido Louis Leakey, que me conduziu ao estudo dos chimpanzés.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.I to właśnie paleontolog, Louis Leakey, wskazał mi ścieżkę wiodącą do badania szympansów.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.그런데, 작고하신 고생물학자 루이스 리키는 저를 침팬지 연구의 길로 들게 해주신 분입니다.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Și a fost tot un paleontolog, răposatul Louis Leakey, cel care m-a determinat să studiez chimpanzeii.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Und es war ein Paläontologe, der verstorbene Louis Leakey, der mich erst zum Studium der Schimpansen brachte.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Và về nhà cổ sinh vật học đã mất, Louis Leakey, người đã đưa tôi đến con đường nghiên cứu về loài tinh tinh.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Wijlen Louis Leaky, een paleontoloog, zette mij ertoe aan chimpansees te bestuderen.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Ένας παλαιοντολόγος, ο Λούις Λίκει με ώθησε στο να μελετήσω τους χιμπατζήδες.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.До речі, саме покійний Луїс Лікі,палеонтолог, настановив мене на шлях дослідження шимпанзе.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Един палеонтолог, Луис Лийки, и късните му изследвания ме заинтригуваха да изучавам шимпанзетата.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.Кстати говоря, именно палеонтолог, покойный Луис Лики, указал мне путь к исследованию шимпанзе.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.הפליאונטולוג, לואיס ליקי המנוח, סלל בפני את הדרך לחקר השימפנזים.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.ولقد كان عالم الحفريات، الراحل لويس لياكي، وفي الواقع هو الذي وضعني في الطريق لدراسة الشمبانزي.
Aslında şempanzelerle çalışmamda ön ayak olan Merhum Luis Leakey, bir paleontoloji uzmanıydı.私にチンパンジーを学ぶ道を開いてくれたのは 古生物学者の故ルイス・リーキーです 当時 彼が主張したことは極めて並外れていました 今でこそ常識になっていますが
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Jestem na wymarciu - paleontolog zbierający skamieniałości.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Tôi gần như tuyệt chủng - tôi là một nhà cổ sinh vật học sưu tầm các hóa thạch.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Yo estoy casi extinguido... soy un paleontólogo que colecciona fósiles.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Аз съм почти изчезнал... аз съм палеонтолог, който събира фосили.
Ben de neredeyse soyu tükenen biriyim. Fosiller biriktiren bir paleontologum.Я почти вымер — я, палеонтолог, который собирает ископаемые.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Asta se numește abuz paleontologic al copilului.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Cela s'appelle de la maltraitance paléontologique des enfants.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Das wird paleontologischer Kindesmisbrauch genannt.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Dette kaldes paleontological børnemishandling.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Điều này được gọi là lạm dụng trẻ em theo cách cổ sinh vật học.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Dit wordt nou paleontologische kindermishandeling genoemd
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Esto se llama abuso infantil paleontológico.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.이건 고생물학적으로 아이를 잘못 다룬 예입니다.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Paleontologiczne znęcanie się nad dziećmi
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Questo viene chiamato abuso paleontologico di minore
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Tätä kutsutaan paleontologiseksi lasten hyväksikäytöksi.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Αυτό ονομάζεται παλαιοντολογική κακοποίηση ανηλίκου.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Това се нарича палеонтологична злоупотреба с деца.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.Это называется палеонтологическое жестокое обращение с детьми.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.זה נקרא התעללות פליאונטולוגית בילדים.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.يدعى سوء معاملة الأطفال المتعلقة بالحفريات.
Buna paleontolojik çocuk istismarı denir.じっとして 寸法代わりだから
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.-är de tre stora systemen- -som forskningen menar varit stora trösklar- i planetens historia.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.Dysponujemy naukowymi dowodami, że te trzy systemy zmieniały się znacząco w zapisach historii naszej planety.
Bunlar, gezegenin tarihinde paleo döneme ait büyük ölçekli sınırlara bilimsel bir kanıt oluşturuyorlar.세가지 주요 시스템으로써 큰 규모의 한계치들에 대한 과학적 증거가 지구의 역사기록에 있습니다.