Ana içeriğe geç
Sözlük

pal ile cümle

pal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Palavra atmıyorum.I'm not bragging.
Tom paltosunu tuttu ve onu geri giydi.Tom grabbed his coat and put it back on.
Altamira Mağarası muhteşem Paleolitik resimleriyle ünlüdür.The Altamira cave is famous for its magnificent Paleolithic paintings.
Palmiye yağı yağmur ormanlarını yok ediyor.Palm oil is destroying the rainforest.
Tom paltosunu giymeye başladı ama sonra biraz daha uzun kalmaya karar verdi.Tom started to put his coat on, but then decided to stay a bit longer.
Tom kalktı ve onun paltosunu giydi.Tom stood and put on his coat.
Hiç sana nasıl bir sirk palyaçosu olduğumu söyledim mi?Have I ever told you how I became a circus clown?
Biz palmiye şarabı üretiyoruz.We produce palm wine.
Palyaçolar da ağlar.Clowns also cry.
Tom'un bir paltoya ihtiyacı var.Tom needs a coat.
Paltomu alayım.Let me get my coat.
Sincap meşe palamudu kaskını giydi.The squirrel put his acorn helmet on.
Sahte palyaçolar Fransa'da insanları terörize ediyorlar.Fake clowns are terrorising people in France.
O, çok güzel bir paltodur.That's a very nice coat.
Paltonu unutma.Don't forget your coat.
Sen bir paleontolog musun?Are you a paleontologist?
Gittiğim yerde paltoya ihtiyacım olmayacak.I'm not going to need a heavy coat where I'm going.
Paltomu nereye koydun?Where did you put my coat?
Tom bir pala ile vampirin kolunu kopardı.Tom cut the vampire's arm off with a machete.
Eski paltomu onlara verdim.I gave my old coat to him.
Eski paltomu ona verdim.I gave my old coat to her.
Tom paltosundan karı sıyırdı.Tom brushed the snow from his overcoat.
Tom bir palavracı.Tom is a braggart.
Mary bir palavracı.Mary is a braggart.
Bir palmiye ağacının dibinde palmiye fidesi yetişir.At the foot of the palm tree there grows a palm seedling.
Büyük kırmızı burunlu komik bir palyaço gördüm.I saw a funny clown with a big red nose.
Sincaplar meşe palamudu yer.Squirrels eat acorns.
Köpekbalığı, palyaço balığını kovalıyor.The shark is chasing the clownfish.
Fransız palavralarına katlanmak zordur.It's hard to endure the boastings of the French.
Tom karı paltosundan fırçaladı.Tom brushed the snow from his coat.
Çoğu palmiye ağacı ne kadar uzar?How tall do most palm trees grow?
Bu benim odam. Buraya paldır küldür giremezsin.This is my room. You can't just barge in here!
Benim küçük palyaçom, benimle dans eder misin?Will you dance with me, my little clown?
Tariflerimde genelde palmiye özütü kullanırım.I usually use hearts of palm in my recipes.
Paleontologlar fosil arıyorlar.The paleontologists are looking for fossils.
Tüm palyaçolar komik değildir.Not all clowns are funny.
Onun palavra olduğunu düşünüyorum.I think that's a lot of malarkey.
O bir palavra.That's a bunch of malarkey.
Bu ne palavra!What a bunch of malarkey!
Bütün yabancı ülkelerden nefret ediyorum; Palau'dan bile.I hate every single other country. Even Palau.
Paltosunu onun omuzlarının üzerine örttü.He draped his coat over her shoulders.
Tom paltosunu Mary'nin omuzlarının üzerine örttü.Tom draped his coat over Mary's shoulders.
Palmiye yağı üretimi Endonezya'da ormansızlaşmanın önde gelen nedenidir.Palm oil production is the leading cause of deforestation in Indonesia.
Bu tropik adanın palmiye ağaçları ile kaplı güzel beyaz kumlu plajları var.This tropical island has beautiful white sand beaches lined with palm trees.
Neden bir palyaço gibi giyinmişsin?Why are you dressed up like a clown?
Palyaço karanlıktan korkuyor.The clown is afraid of the dark.
O bir meşe palamudu yediğinde, Mario bir uçan sincaba dönüşür.When he eats an acorn, Mario transforms into a flying squirrel.
Tom palayı nerede buldu?Where did Tom find the machete?
Tom paltosunu çıkardı.Tom took off his overcoat.
Bazı okullar Cadılar Bayramı için ürpertici palyaço kostümleri giyen öğrenciler yasakladı.Some schools have banned students from wearing creepy clown costumes for Halloween.
Tom bir paleograftır.Tom is a paleographer.
Tom sınıf palyaçosudur.Tom is the class clown.
Paltoyu denedim.I tried the coat on.
Bugün bir paltoya ihtiyacım olduğunu sanmıyorum.I don't think I need a coat today.
Bugün bir palto giymem gerektiğini sanmıyorum.I don't think I need to wear a coat today.
Paletlerim nerede?Where are my flippers?
Mary'nin kahverengi bir palto ve uzun bronz renkli çizmeler var.Mary is wearing a brown coat and long bronze-coloured boots.
Tom yanlışlıkla başkasının paltosunu giydi.Tom put on someone else's coat by mistake.
Dün bir palto aldın, değil mi?You bought a coat yesterday, didn't you?
Tom daha ağır bir palto giymeliydi.Tom should've worn a heavier coat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
pal ile cümle - Sayfa 3 - pal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App