pakistanlı ile cümle
pakistanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
1997), Pakistanlı insan hakları aktivisti.Bangladesh)) on ihmisoikeusaktivisti.
1934) 2007 - Benazir Butto, Pakistanlı politik lider (d.1934) 2007 – Benazir Bhutto, pakistanilainen poliitikko (s.
1913) 1997 - Nusrat Fateh Ali Khan, Pakistanlı müzisyen (d.1913) 1997 – Nusrat Fateh Ali Khan, pakistanilainen muusikko ja laulaja (s.
Pakistanlı kalp cerrahı Hasnat Khan'a aşık oldu.Γνωρίζει και ερωτεύεται τον Πακιστανό καρδιακό χειρούργο Χασούντ Χαν (Ναβίν Άντριους).
1913) 1997 - Nusrat Fateh Ali Khan, Pakistanlı müzisyen (d.13. oktober – Nusrat Fateh Ali Khan, pakistansk sanger (død 1997).
21 yaşında, ailesi tarafından düzenlenen bir evlilikle Pakistanlı kuzeniyle evlendi.Han blev som 21-årig gift med sin kusine fra Pakistan i et ægteskab arrangeret af hans forældre.
Pakistanlılar (Urduca: پاكِستانى قوم, Pakistani Kavim), Pakistan'ın vatandaşı olan insanlardır.パキスタン人(ウルドゥー語: پاکستانی قوم)は、パキスタンに住む人々。
Biryani de popüler mutfak ürünlerinden birisi olup en çok Hindistan ve Pakistanlılar arasında tutulmaktadır.シンディービリヤニはパキスタン料理のなかでとても人気のあるメニューであり、パキスタン全域はおろか世界中で食べられている。
Çalışmalarından dolayı 2014 yılında Pakistanlı Malala Yousafzai ile Nobel ödülü almayı hak kazanmıştır.2014年與马拉拉·优素福扎伊(Malala Yousufzai)共同獲得諾貝爾和平獎。
Zayn Malik'in babası Pakistanlı Yaser Malik ve annesi İngiliz Trisha Malik'tir.他的父亲耶沙·马利克(Yaser Malik),是一名巴基斯坦裔英国人(英语:British Pakistanis),母亲特里西娅·馬利克(Tricia Brannan Malik)拥有爱尔兰和英国血统。
WWE'de çalışan ilk Pakistanlıdır.Той е първият българин в WWE.
Asıf Ali Zerdari (26 Temmuz 1955) Pakistanlı siyasetçi.Asif Ali Zardari, pakistanski politik, * 26. julij 1955.
2004) 1953 - Benazir Butto, Pakistanlı siyasi lider (ö.1953 m. – Benazir Bhutto, Pakistano politikė, ministrė pirmininkė (m. 2007 m.).
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,그러나 아직 6억 5천만명 이상의 인도인, 파키스탄인, 스리랑카인, 방글라데시인, 네팔인 등이
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Aber es bleiben mehr als 650 Millionen Inder,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Ale ešte stále tu je viac ako 650 miliónov Indov,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Ale stále ještě existuje 650 milionů Indů,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Jest jednak ciągle ponad 650 milionów mieszkańców
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Maar er zijn nog steeds meer dan 650 miljoen Indiërs,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Men det är fortfarande över 650 miljoner Indier,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Namun masih ada sekitar 650 juta warga India,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Nhưng còn 650 triệu người Ấn,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Όμως ακόμα υπάρχουν, περισσότεροι από 650 εκατομμύρια Ινδοί
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Але ще більше 650 мільйонів жителів Індії,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Но все още има над 650 милиона хора от Индия,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,Но ещё более 650 миллионов жителей Индии,
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,אולם ישנם עוד למעלה מ-650 מיליון הודים, פקיסטנים, סרי-לנקים, בנגלדשים ונפאלים
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,لكن ما يزال أكثر من 650 مليون هندي، باكستاني، سيرلانكي، بنغالي، نيبالي،
Ama orada hala fakirliğin kıyılarında mahvolmuş 650 milyon Hintli, Pakistanlı, Sri Lankalı,パキスタン人、スリランカ人、バングラディシュ人、ネパール人が 貧困の浜辺に打ち上げられたままになっています
Ayrıca Oku: Pakistanlıların Korkunç Peşaver Okulu Katliamını Unutmama Yemininin Üzerinden Bir Ay GeçtiLee también: Un mes después, los pakistaníes piden no olvidar la horrible masacre de la escuela de Peshawar
Ayrıca Oku: Pakistanlıların Korkunç Peşaver Okulu Katliamını Unutmama Yemininin Üzerinden Bir Ay GeçtiLire aussi : Un mois après, les Pakistanais promettent de ne jamais oublier le massacre de l'école de Peshawar
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Abbiamo insistito molto perché almeno una piccola rappresentanza pakistana fosse presente.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Anda tahu, kita berjuang keras untuk mendatangkan rombongan kecil warga Pakistan.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Bạn biết đó, chúng ta đã đấu tranh để có ít nhất một đội quân Pakistan đến.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Ni vet, vi kämpade hårt för att få minst en liten pakistansk grupp att komma hit.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Sabe, lutámos muito para ter, pelo menos, um pequeno contingente paquistanês aqui.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Sabes, peleamos mucho para conseguir al menos que viniera un pequeño contingente de pakistaníes.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Sa stiti, ne-am luptat mult sa reusim sa aducem cativa pakistanezi in plus.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Tudod, nagyon küzdöttünk, hogy legalább egy kis pakisztáni delegációt elhozzunk.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Viete, ťažko sme pracovali na tom, aby sme sem dostali aspoň malú skupinku Pakistancov.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Víte, dalo nám to vskutku hodně práce, abychom sem dostali alespoň malé pákistánské zastoupení.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Vous savez, on a beaucoup lutté pour qu'au moins un petit contingent Pakistanais puisse venir.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.We hebben erg ons best gedaan om op zijn minst een klein aantal Pakistanen te laten komen.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Wissen sie, wir haben viel gekämpft damit mindestens ein kleines Kontingent von Pakistanern käme.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Ξέρετε, πολεμήσαμε πολύ σκληρά για να καταφέρουμε να έρθει τουλάχιστον μια μικρή μερίδα Πακιστανών
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Ви знаєте, ми боролись дуже сильно, аби хоча б невелика група представників Пакистану могла приїхати до нас.
Biliyorsunuz, hiç olmazsa küçük bir Pakistanlı topluluğun gelmesi için çok uğraştık.Знаете ли, ние воювахме трудно, за да осигурим присъствието поне на малък пакистански контингент.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.A ďalšia vec, pakistánsky Taliban prevzal zodpovednosť za tento zmarený bombový útok.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Co więcej pewien Talib z Pakistanu przyznał się do tego nieudanego samochodu-pułapki.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.E aconteceu que os Taliban paquistaneses reivindicaram aquele atentado falhado com o carro.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.És ami még történt, hogy a pakisztáni Talibán vállalt a sikertelen merényletért felelősséget.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Et une autre chose dans cette histoire, c'est que les talibans pakistanais ont revendiqué cet attentat manqué.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Iar ce s-antamplat acolo a fost faptul ca talibanii pakistanezi si-au asumat bombardarea esuata a masinii.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Ja kävi myös niin, että Pakistanin Taliban väitti epäonnistunutta autopommia omakseen.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Jedna z věcí, která se stala, byla, že pákistánský Taliban se přiznal k tomu výbuchu auta, který selhal.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.반면 파키스탄의 탈리반은 실패한 자동차 폭파 시도를 자신들의 공적으로 인정했습니다.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Un'altra cosa legata a quello è che i talebani pakistani hanno rivendicato quell'attentato fallito.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Und die Sache war noch, dass die pakistanischen Taliban sich zu dem Anschlag bekannt hatten.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Và một điều khác là người Pakistani Taliban có được uy tín sau vụ đánh bom bất thành.
Bir başka olay ise Pakistanlı Taliban başarısız araba bombalama olayını üstlendi.Wat er ook speelde is dat de Pakistaanse Taliban die mislukte aanslag opeiste.