Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Med det finns olika dimensioner till Pakistan.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Namun ada banyak dimensi lain dari Pakistan.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Nhưng còn có nhiều góc độ khác với Pakistan.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Pakistan jednak nie jest jednowymiarowy.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Pero hay muchas otras dimensiones en Pakistán.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Όμως υπάρχουν πολλές άλλες διαστάσεις στο θέμα του Πακιστάν.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Але Пакистан набагато більший за це все.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Но има много други измерения на Пакистан.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.Ну Пакистан гораздо больше всего этого.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.אולם ישנם מימדים רבים נוספים לפקיסטן.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.لكن هناك عدة أبعاد أخرى لباكستان.
Fakat Pakistan için daha farklı pek çok boyut var.そこで、今からお見せするのは
Gana'dan Musavvira, Pakistan'dan Hadya, İran'dan ateşi kullanan Calel.Η Μουσαούιρα από τη Γκάνα, η Χάντυα από το Πακιστάν, ο Τζαλέλ από το Ιράν που χρησιμοποιεί τη φωτιά.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.Dans le monde réel, nous voyons des censures comme celle au Pakistan.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.En el mundo real podemos ver esta clase de filtraciones que tienen lugar en Pakistán.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.In de echte wereld zien we dat dit soort filtering in Pakistan wordt toegepast.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.In der realen Welt sehen wir so eine Art Filterung in Pakistan.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.În lumea reală, vedem o astfel de filtrare a informaţiei întâmplându-se în Pakistan.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.Nel mondo reale vediamo questo tipo di filtraggio in Pakistan.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.No mundo real, vemos censuras deste tipo como a do Paquistão.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.Trong thực tế, chúng ta thấy những điều như vậy diễn ra ở Pakistan
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.W świecie rzeczywistym obserwujemy takie filtrowanie w Pakistanie.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.Για να επιστρέψουμε στην πραγματικότητα, αναφέρθηκα πιο πριν στο φιλτράρισμα που συμβαίνει στο Πακιστάν.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.В реалния свят виждаме такъв тип филтриране да се случва в Пакистан.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.В реальном мире мы видим фильтрацию такого рода в Пакистане.
Gerçek hayatta buna benzer filtrelemelerin Pakistan'da gerçekleştiğini görüyoruz.В реальному світі таке фільтрування відбувається в Пакистані.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Acordaron que este es un día bueno e histórico para ambas naciones.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Asta este ceea ce am făcut.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Họ đều đồng ý rắng đây là một ngày lịch sử đối với cả 2 nước.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.총격전이 벌어진 후, 미군은 오사마 빈 라덴을 사살하고 그의 사체를 포획했습니다.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.Yhdysvaltain kansa ei valinnut tätä taistelua.
Gercekten de Bin Ladin Pakistan'a karsi da savas acmisti ve Pakistan'lilara da saldirilar emretmisdi.銃撃戦の後、彼等はオサマ・ビン・ラディンを処刑し、死体を確保しました。
Gerçekten. Pakistan'da birşeyler oluyor."Mówię wam: coś się dzieje w Pakistanie".
Gerçekten. Pakistan'da birşeyler oluyor.""Passa-se qualquer coisa no Paquistão."
GÜVENLİ BÖLGE - PAKİSTAN STADYUMU 10.- Cribbs?
GÜVENLİ BÖLGE - PAKİSTAN STADYUMU 10.- Cribbs?
GÜVENLİ BÖLGE - PAKİSTAN STADYUMU 10.Criddsi? Pane, stále se jedná o rozkazech.
GÜVENLİ BÖLGE - PAKİSTAN STADYUMU 10. DAĞ VE BM ÜSSÜESTADlO PAQUlSTANÍ - BASE DE LA O.N.U. Y DE LA 10a.
GÜVENLİ BÖLGE - PAKİSTAN STADYUMU 10. DAĞ VE BM ÜSSÜ -Hala rotayı tartışıyorlar..הם עדיין דנים על הנתיב ?כמה זמן-
GÜVENLİ BÖLGE - PAKİSTAN STADYUMU 10. DAĞ VE BM ÜSSÜΖΩΝΗ ΑΣΦΑΛΕΙΑΣ - ΣΤΑΔΙΟ ΠΑΚΙΣΤΑΝΩΝ 10η ΜΕΡΑΡΧΙΑ ΚΑΙ ΒΑΣΗ Ο.Η.Ε.
GÜVENLİ BÖLGE - PAKİSTAN STADYUMU 10.Сър,все още обсъждат маршрута.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.De fapt, aici e un număr de telefon și o adresă din Pakistan.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Er staat ook nog een telefoonnummer en adres in Pakistan bij.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Faktum är att det finns ett telefonnummer och en adress från Pakistan.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var. (Gülüşmeler)Malah disebutkan juga nomor telepon dan alamat mereka di Pakistan (Tawa)
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.In effetti, c'è un numero di telefono e un indirizzo in Pakistan.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Itse asiassa tässä on puhelinnumero ja osoite Pakistaniin.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Jest nawet numer telefonu i adres.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.또 저기 파키스탄 주소와 전화번호도 있군요.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Na verdade, há um número de telefone e um endereço no Paquistão.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Thực ra, có một số điện thoại và địa chỉ ở Pakistan.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.V skutočnosti je tu telefónne číslo a adresa v Pakistane.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Στην πραγματικότητα, υπάρχει ένα τηλέφωνο και μια διεύθυνση στο Πακιστάν.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Здесь даже есть номер телефона и адрес в Пакистане.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.Тут навіть є номер телефону та адреса в Пакистані.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.למעשה, כתוב גם מספר טלפון וכתובת בפקיסטן.
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.في الواقع هنالك رقم هاتف و عنوان في باكستان
Hatta, Pakistan'da bir adres ve telefon numarası var.住所も書かれています (笑)
Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Güney Doğu Asya milletleri meydana çıktı.Ấn Độ, Pakistan, Bănglađét, các nước Đông Nam Á được lập nên.
Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Güney Doğu Asya milletleri meydana çıktı.Bangladesh en de Zuid-Oost-Aziatische landen ontstonden.