Paha biçilmez porselen parçalara ayrıldı.The priceless china shattered into fragments.
Bu tablo paha biçilmez antikadır.This table is a priceless antique.
Gerçek dostluk paha biçilmezdir.True friendship is priceless.
Gerçek arkadaşlık paha biçilmezdir.True friendship is priceless.
Onun yardımı paha biçilmezdi.His help has been invaluable.
Sözlük, dil öğrenmek için paha biçilmez bir araçtır.The dictionary is an invaluable tool for learning languages.
Paha biçilmez mücevherler müzeden kayboldu.Invaluable jewels disappeared from the museum.
Bu sanat eseri gerçekten paha biçilmezdir.This piece of art was really priceless.
O paha biçilmez.It's priceless.
Bu paha biçilmezdir.This is priceless.
Altının bir bedeli var ama bilgi paha biçilmez.Gold has a price, but knowledge is invaluable.
Onun yüzündeki görünüş paha biçilmezdi.The look on her face was priceless.
Bu paha biçilmez bir başyapıt.This is a priceless masterpiece.
O çok nadir ve paha biçilmezdir.It's very rare and priceless.
Ayrıca, Attaleiates'in yaşamı hakkında da paha biçilmez bilgi sağlar.It also provides invaluable information regarding the life of Attaleiates himself.
Stasov'un Rus sanat dünyasının önemli kişilikleri ile olan yazışmaları paha biçilmezdir.Stasov's correspondence with leading personalities of Russian art life is invaluable.
Bu kayaçlar, Ay'ın jeolojik evrimini çözmekte paha biçilmez olduklarını ispat ettiler.These rocks have proved to be invaluable in deciphering the geologic evolution of the Moon.
Sende dünyaya geldik biz Ve büyüdük - Bizim için sevgi dolu ve paha biçilmezsin.Thou wert our hope and thou wert kind to us and not cruel.
Bu bağlamda baktığınız zaman, paha biçilmez dersler vardır.If you look at it in that context its got invaluable lessons.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.It was a remarkably priceless effort, and much admired by the lads.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.It contained the priceless knowledge of the classical world which was fading in the West.
Her vatandaş bu paha biçilmez hazinelerin yakınında yaşamaktan gurur duymalı.Every citizen can be proud to live in the vicinity of these immeasurable treasures.
Bu yakıt arzı, takip eden yıllarda bölge için paha biçilmez olacaktı.These fuel supplies would prove invaluable to the region over the coming years.
Günümüzde Kobustan, popüler bir devlet rezervidir ve Azerbaycan'ın paha biçilmez bir hazinesidir.Today Gobustan is the most popular state reserve and is an invaluable treasure-house of Azerbaijan.
Sende dünyaya geldik biz Ve büyüdük - Bizim için sevgi dolu ve paha biçilmezsin.In Dir sind wir geboren Und aufgewachsen – Du bist uns lieb und teuer.
Ay seferleri boyunca toplanan ay taşları paha biçilmez olarak kabul edilmektedirler.Die bei den nahe gelegenen Tafelbergen typischen Felsengipfelreihen mit steilen Felswänden fehlen vollständig.
Geçmişte uğranılan yenilgiler paha biçilmez deneyimler sağlamıştı.Las derrotas navales sufridas en el pasado sirvieron en esta ocasión como invaluables muestras de experiencia.
Geçmişte uğranılan yenilgiler paha biçilmez deneyimler sağlamıştı.Каждый день дальнейших боев стоил нам бессмысленных жертв.
İşte o zaman değerine paha biçilmezdi.Только тогда эту машину оценили по достоинству.
Sende dünyaya geldik biz Ve büyüdük - Bizim için sevgi dolu ve paha biçilmezsin.Здесь ты нас родила, здесь ты нас вырастила, мы любим тебя.
Ancak bu paha biçilmez maden halen çıkartılmamıştır.No entanto, esse importante recurso hídrico ainda não foi devidamente explorado.
Bu durumda Alman Komutanlığı'na paha biçilmez bir fırsat sunulmuş oldu.Przed Niemcami otworzyła się wtedy bezcenna szansa.
Ay seferleri boyunca toplanan ay taşları paha biçilmez olarak kabul edilmektedirler.Skały zebrane w okresie eksploracji Księżyca są obecnie uważane za bezcenne.
İşte o zaman değerine paha biçilmezdi.Шкода, Ціни їм тоді не склали.
Ayrıca, Attaleiates'in yaşamı hakkında da paha biçilmez bilgi sağlar.Παρέχει επίσης πολύτιμες πληροφορίες σχετικά με τη ζωή του ίδιου του Ατταλειάτη.
Ancak bu paha biçilmez maden halen çıkartılmamıştır.Men man fandt ikke noget af den dyrebare last igen.
Stasov'un Rus sanat dünyasının önemli kişilikleri ile olan yazışmaları paha biçilmezdir.スターソフとロシア芸術界の指導者たちとの文通は非常に貴重である。
Bu kayaçlar, Ay'ın jeolojik evrimini çözmekte paha biçilmez olduklarını ispat ettiler.これらの月試料は、月の地質学的進化を読み解く上で、計り知れないほど貴重なものである。
Burada madenleri işlemeyi öğrendiler ve bu madenlerden kendilerine paha biçilmez hazineler yarattılar.מוקשים אלו נשלטים מרחוק, וניתן להפוך אותם גם למוקשים בלתי מבוקרים.
Ay seferleri boyunca toplanan ay taşları paha biçilmez olarak kabul edilmektedirler.לסלעי ירח שנאספו במהלך המשלחות לירח אין כיום מחיר.
Ancak bu paha biçilmez maden halen çıkartılmamıştır.One ne rasipaju uzalud ovu vrijednu tekućinu.
Geçmişte uğranılan yenilgiler paha biçilmez deneyimler sağlamıştı.Bitnje v preteklosti ni imelo veliko pomembnih ljudi.
Avusturya, geliştirmek için paha biçilmez niteliktedir. (3).Dette fremtidsperspektiv udvikle en politik til løsning af det (3).
Avusturya, geliştirmek için paha biçilmez niteliktedir. (3).Die Kyoto-Zielvorgabe für EU 15 entspricht somit Emissionen von 29 Tagen.
Avusturya, geliştirmek için paha biçilmez niteliktedir. (3).La EU-15 debe reducir otros 19 días para cumplir el objetivo.
Avusturya, geliştirmek için paha biçilmez niteliktedir. (3).niiden vähenemiseen vaikuttaneet tekijät.
Avusturya, geliştirmek için paha biçilmez niteliktedir. (3).Questa prospettiva futura è inestimabile per la sua capacità di vedere la portata futura
Avusturya, geliştirmek için paha biçilmez niteliktedir. (3).Sprawozdanie to jest publikowane zimą, tuż przed wyznaczoną datą corocznego posiedzenia COP ONZ.
Avusturya, geliştirmek için paha biçilmez niteliktedir. (3).Συμβαλλομένων Μερών των Ηνωμένων Εθνών.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Continha o conhecimento sem preço do mundo clássico que estava a desaparecer no Ocidente.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Deţinea inestimabila cunoaştere aprofundată a lumii clasice care se diminua în Vest.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Elle contenait la connaissance inestimable du monde classique qui s'estompait en Occident.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.이곳에는 서양에서 사라져 간 고대 세계의 귀중한 지식이 보존되어 있었습니다.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Raccoglieva l'impagabile conoscenza del mondo classico che stava scomparendo in Occidente.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Sie enthielt das unbezahlbare alte Wissen, das im Westen langsam verloren ging.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Tenía el conocimiento inestimable del mundo clásico que se desvanecía en Occidente.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Zgromadzono tam bezcenną wiedzę klasycznego świata, która ginęła na Zachodzie.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Διατηρούσε την ανεκτίμητη γνώση του κλασικού κόσμου που ξεθώριαζε στη Δύση.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.Он хранил бесценную культуру классического мира, уже увядающую на Западе.
Batı'da kaybolmakta olan klasik dünyanın paha biçilmez bilgeliğini barındırıyordu.היא הכילה את הידע שלא יסולא בפז של העולם הקלאסי שנמוג במערב.