Bu bilet çok pahalı.Ezek drága jegyek.
Bu bilet çok pahalı. Lütfen gelin.Vé này bán đắt lắm đấy, Tôi mời ông đến
Bu bilet çok pahalı. Lütfen gelin.تلك التذكرة غالية رجاء ، تعال
Bu bilet çok pahalı.Quel biglietto costa parecchio.
Bu bilet çok pahalı.Tiket itu mahal.
Bu bilet çok pahalı.To jest bardzo drogi bilet.
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.C'est un produit de luxe, si quelqu'un la voit, il la prendra pour lui.
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.Es ist so ein teures Produkt, dass wenn jemand sie sah,<br />würde er es sofort genommen haben.
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.E un produs atat de scump incat, daca cineva l-ar vedea l-ar lua imediat.
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.Itu adalah jenis produk yang mahal, kalau seseorang melihatnya, dia akan mengambilnya langsung.
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.To jest tak drogi przedmiot, że jesli go ktoś zobaczy, weźmie go sobie natychmiast.
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.Είναι τόσο ακριβό προϊόν που όποιος και να το έβλεπε, θα το έπαιρνε αμέσως.
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.Это такая дорогая вещь, что если кто-то увидит их, сразу заберет себе
Bu, bir pahalı bir üründür eger bir kişi görurse bunu, onu hemen almış olur.انها قيمة , ادا راها احد ما سياخها لنفسه
Bu çindeki ürünler sepetini daha pahalı yapıyor mu?Czy to powoduje, że koszyk dóbr w Chinach jest droższy?
Bu çindeki ürünler sepetini daha pahalı yapıyor mu?¿Está haciendo a la canasta de bienes en China más cara?
Bu çindeki ürünler sepetini daha pahalı yapıyor mu?Est-ce que ça augmente le prix du panier de biens en Chine ?
Bu Çin'den paha biçilemez dans eden kobra.C'est un inestimable cobra danseur de Chine.
Bu Çin'den paha biçilemez dans eden kobra.Điệu múa vô giá của rắn mang bành từ Trung Quốc đây.
Bu Çin'den paha biçilemez dans eden kobra.Es una cobra danzante de china.
Bu Çin'den paha biçilemez dans eden kobra.Това е безценна танцуваща кобра.
Bu Çin'den paha biçilemez dans eden kobra.Это несравненная танцующая кобра из Китая.
Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..Es una gran idea, fue un proyecto enorme y costoso, también.
Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..To wspaniały pomysł i ogromny projekt, ale kosztowny.
Bu çok harika bir fikir; devasa bir proje. Pahalı da..Un'idea grandiosa, un progetto enorme e anche molto costoso.
Bu çok pahalı.Asta e asa de scumpa... Doenjang *.
Bu çok pahalı.Asta e asa de scumpa...
Bu çok pahalı bir hediye. Bilmiyorum yani ben...Η αδελφή μου έμενε εδώ.
Bu çok pahalı.Cái này đắt đấy...
Bu çok pahalı.Ça sent l'argent...
Bu çok pahalı.Esto es tan caro... Chica Doenjang.
Bu çok pahalı.Esto es tan caro...
Bu çok pahalı.Ez itt méregdrága...
Bu çok pahalı.Ini mahal.
Bu çok pahalı.Questa č davvero costosa... Doenjang*.
Bu çok pahalı.Questa č davvero costosa...
Bu çok pahalı.To je tak drahé.
Bu çok pahalıya gelirdi. Ayrıca, parti bittikten sonra bunların hepsini nerede saklayacak?Así mismo, cuando la fiesta ha terminado, ¿dónde almacenaría todas estas cosas?
Bu çok pahalıya gelirdi. Ayrıca, parti bittikten sonra bunların hepsini nerede saklayacak?Sarebbe troppo costoso. e quando la festa sarà finita dove metterà tutte queste cose?
Bu çok pahalıya gelirdi. Ayrıca, parti bittikten sonra bunların hepsini nerede saklayacak?Ще бъде твърде скъпо, а и когато партито свърши, къде ще ги прибере?
Bu çok pahalıya gelirdi.Ce serait trop cher.
Bu çok pahalıya gelirdi.Das wäre zu teuer.
Bu çok pahalıya gelirdi.Det vore för dyrt.
Bu çok pahalıya gelirdi.Itu akan jadi terlalu mahal.
Bu çok pahalıya gelirdi.Seria muito caro.
Bu çok pahalıya gelirdi.Αυτό θα ήταν πάρα πολύ ακριβό.
Bu çok pahalıya gelirdi.パーティーが終わったら、どこに片付ければいいのか?
Bu çok pahalı.Дорогущие.
Bu çok pahalı.Толкова е скъпо.
Bu çok pahalı.إنه غالي لتلك الدرجة
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear. Gideceğimi pek zannetmiyorum.Szykowna, niczym droga restauracja, do której mnie nigdy nie wpuszczą.
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.꽤나 세련되어 보이죠. 마치 상당히 비싼 레스토랑에 온거 같습니다. 두려움이라네요.
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.זה מאד קלאסי. זה כמו מסעדה מפוארת, "פחד".
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.إنه راقٍ جداً، يبدو كمطعم مترف، خوف
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.「僕には一生入れないだろうな」 みたいな (笑)
Bu da senin ev fiyat balonu, işte bu yüzden evler daha pahalı alıyorsanız.Και αυτό είναι σας σπίτι-τιμή φούσκα, αυτός είναι ο λόγος σπίτια γίνονται όλο και πιο ακριβά.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.이것이 의미하는 것은 AIDS 환자들이 많은 지역에서는 성적인 행위의 이후 비용이 매우 높다는 것입니다.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Azaz ahol sok az AIDS, a szex egy költséges dolog.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Ceea ce înseamnă că într-o zonă cu densă incidenţă SIDA, activitatea sexuală are un cost semnificativ.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Czyli w miejscu z dużą liczbą zachorowań cena seksu jest znaczna.