Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İki kişi arasında pastayı böldü.She divided the cake between the two.
Lütfen biraz daha pasta alın.Please help yourself to more cake.
Henüz pastayı yedin mi?Have you eaten the cake yet?
Bir parça kek daha alır mısınız?Can I tempt you to try another piece of cake?
Pastaya buyrun.Help yourself to the cake.
Pastayı henüz yemedin.You have not eaten the cake yet.
Keki ikiniz arasında paylaştır.Divide the cake between you two.
Pasta? Yine aniden acıktım.Cake? I'm suddenly hungry again.
Kate arkadaşını görmek için bir partiye gitti.Kate went to a party to see her friend.
Kate onun acısını paylaştı.Kate sympathized with him.
Kate parmak ucunda yürümeyi deniyor.Kate tries to walk on tiptoe.
Kate nasıl pasta yapacağını bilir.Kate knows how to make a cake.
Kate babasından biraz para aldı.Kate got some money from her father.
Noel yeni oyuncaklar pazarlamak için iyi bir zamandır.Christmas is a good time to market new toys.
Chris evleri boyamak için kiralandı ve para toplayabildi.Chris was hired to paint houses and was able to raise the money.
Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.Brian is mad because Chris obviously does not intend to return the money.
Chris'in geri ödemediği para büyük bir meblağ tutuyor.The money that Chris has not paid back adds up to a large sum.
Neredeyse sınıfta herkes öğretmenler için bir teşekkür partisi verme lehinde oy kullandı.Almost everyone in the class voted in favor of having a thank-you party for the teachers.
Gecikme bizi pahalı bir otelde bir gece kalmaya zorladı.The delay forced us to stay overnight in an expensive hotel.
Bunları benim için düzgünce paketler misiniz?Can you wrap these neatly for me?
Bugün pazar.Today is Sunday.
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar mantıklıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar akıllıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Kathy'nin partide ne giydiğini hatırlıyor musunuz?Do you remember what Kathy had on at the party?
Dün bütün gün uyudum çünkü pazardı.I slept all day yesterday, because it was Sunday.
Dün partide seni çok özledik. Gerçekten çok eğlendik.We missed you very much at the party yesterday. We had a very good time indeed.
Zavallı yaşlı kadının parası çalındı.The poor old woman was robbed of her money.
Bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldum.I narrowly escaped being hit by a car.
Kazadan kıl payı kurtuldum.I escaped the accident by the skin of my teeth.
Bir nükleer savaş patlak verseydi insanlık yok olurdu.If a nuclear war were to break out, mankind would perish.
Cam kase minik parçalara ayrıldı.The glass bowl broke into tiny fragments.
Bir cam parçasıyla sağ elimi kestim.I cut my right hand on a piece of glass.
Para her zaman mutluluk getirmez.Money does not always bring happiness.
Partiye epeyce insan geldi.Quite a few people came to the party.
Kanada'da bir balayı çok paraya mal olur.A honeymoon in Canada costs a lot of money.
Parantez içindeki kelimeleri kısaltılmış şekle koyun.Put the words in parentheses into abbreviated form.
Benzin kamyonu kapıya çarptı ve patladı.The gasoline truck ran into the gate and blew up.
Gaz tankı aniden patladı.The gas tank suddenly blew up.
Kokteyl partileri sıkıcı olabilir.Cocktail parties can be boring.
Perdeler rüzgarda patladı.The curtains blew in the wind.
Güneş ışıl ışıl parlıyor.The sun is shining brightly.
Çocuğunun partimize gelmesini tavsiye ederim.I suggest that your son come to our party.
Oğlunuzun partimize gelmesini öneririz.I suggest that your son come to our party.
Sana gönderdiğim paketi aldın mı?Did you get the package I sent you?
Karı paylaşmada anlaşalım.Let's agree to share in the profits.
O para istiyor.He wants the money.
Para verme fikrinden hoşlanmayan insanlar için, bir hediye sertifikası iyi bir fikirdir.For people who dislike the idea of giving money, a gift certificate is a good idea.
Sana hiç ödünç para veremem.I can't lend you any money.
Para çalmak yanlıştır.It is wrong to steal money.
Param çalınmıştı.My money was stolen.
Param çalındı.My money was stolen.
Para tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm trying to save money.
Peşinat için yeterli para biriktirebilir misin?Can you save enough money for the down payment?
Ben kendim hiç sahip olmadığım için sana ödünç para veremiyorum.I can't lend you money, because I don't have any myself.
Bana biraz ödünç para verir misin?Would you lend me some money?
Biraz param var.I have got some money.
Bana biraz para ver.Give me a little money.
Borç para almak ilkelerime aykırıdır.It is against my principles to borrow money.
Ödünç para almak mümkün mü?Is it possible to borrow money?
Biraz ödünç para almaya çalışarak tüm kasabayı koştum.I ran all over town trying to borrow some money.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod