Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.zakaj požrešnik obuboža in pijanec, in s cunjami se bo oblačil zaspanec.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.διοτι ο μεθυσος και ο ασωτος θελουσι πτωχευσει και ο υπνωδης θελει ενδυθη ρακη.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.Защото пияницата и чревоугодникът ще осиромашеят, И дремливостта ще облече човек в дрипи.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.потому что пьяница и пресыщающийся обеднеют, и сонливость оденет в рубище.
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.כי סבא וזולל יורש וקרעים תלביש נומה׃
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.لان السكير والمسرف يفتقران والنوم يكسو الخرق
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.因 為 好 酒 貪 食 的 、 必 致 貧 窮 . 好 睡 覺 的 、 必 穿 破 爛 衣 服
Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır, Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.因 為 好酒 貪 食 的 、 必致 貧窮 . 好 睡覺 的 、 必 穿破 爛 衣服
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.Então olhámos para os trapos, onde havia um par de olhos.
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.그리고 저희는 그 누더기 꾸러미 사이에서 한 쌍의 눈을 보았습니다
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.Uvědomili jsme si, že je hluchý a podívali jsme se do hadrů kde byl pár očí.
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.We keken in de lompen. Daar waren twee ogen.
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.Мы заглянули в лохмотья, и оттуда на нас взглянула пара глаз.
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.והתבוננו לתוך הסחבות, ומשם הציצו זוג עיניים.
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.وعندما نظرنا الى الخرق رأينا عينين ..
Elindeki paçavraların içine baktık ve bir çift göz gördük.そこには2つの目がありました。 毛布をはがすと、
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Alla fine, non fu il sondaggio a farlo uscire da quella situazione.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Anketu měl Sdhir za sebou, ale jeho závazek neskončil.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Ankiety nie kupiły mu wolności.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.De enquête was uiteindelijk niet wat Sudhir redde.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Es war nicht die Umfrage, die Sudhir am Ende aus der Patsche half.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Finalement, ce n'est pas l'enquête qui a vraiment motivé Sudhir.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.설문조사로 수디르가 풀려나진 않았습니다.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.La encuesta no fue, al final lo que salvó a Sudhir.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.No final, não foi o questionário que safou Sudhir.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Sondajul nu avea să fie în final ceea ce Sudhir presupuse.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Végül nem a kérdőív mentette meg Sudhirt.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Άντε γαμήσου (Γέλια)
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.В края на краищата не беше изследването онова, което запали Судир.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.Этот опрос, в конечном счете, не вызволил Судира.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.בסופו של דבר, לא הסקר הוא שהציל את סודהיר.
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.طبعاً لم تكن الاستبيان هو ما انقذ "سودير".
En sonunda Sudhir'in paçasını kurtardığı şey anketi olmayacaktı.彼は階段の吹き抜けで一晩中人質にされました
Ey insanlar, hepiniz necissiniz, imamınız da libassız Abbas'tır!" O fakire saldırıp yaka paça dışarı attılar.Они напали на него, ударили его и выгнали.
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.진료소가 문을 열던 첫 날, 한 어르신께서 품에 누더기 꾸러미를 꼭 안고 오셨었습니다
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.la regione più povera del Nepal, entrò un anziano che portava un fagottino di cenci.
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.la région la plus pauvre du Népal, un vieil homme est arrivé il serrait dans ces mains un paquet de chiffons.
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.la región más pobre de Nepal, vino un anciano aferrándose a un montón de harapos.
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.Nepál legszegényebb vidékén, besétált egy öregember egy köteg rongyot szorongatva.
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.האיזור העני ביותר של נפאל, הגיע אדם זקן שאחז בצרור סחבות.
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.المنطقة الأفقر في نيبال جاء رجل هرم في العمر ممسكاً بيده مجموعة من الخرق
Humla, Simikot'taki ilk günümde içeriye elinde paçavralar olan yaşlı bir adam girdi.ぼろぼろの毛布握りしめた、一人の老人が やってきました。 彼が中へ入ってきたので、誰かが声をかけ
İçeri girmiyorsun! Üzerindeki tek paçavra buydu!"Du kannst hier nicht rein!
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Chúng ta phạm những tội ác khủng khiếp, và cười thỏa mãn vì đã thoát tội.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Cometemos crímenes terribles y sonreímos por el placer de salirnos con la nuestra.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Cometemos crimes terríveis, e sorrimos perante o prazer de sairmos impunes.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Comitem infracțiuni groaznice și zâmbim la gândul că vom scăpa basma curată.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Commettiamo crimini terribili, ma sorridiamo al pensiero di potercela cavare.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Kita melakukan kejahatan mengerikan dan kita tersenyum karena senang bisa lolos.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.아주 끔찍한 범죄를 저지르고, 그것을 회피하기 위해 해맑은 미소를 짓습니다
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Nous commettons des crimes terribles, et nous sourions en pensant au plaisir de ne pas être punis.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Pácháme strašlivé činy a usmíváme se, když už vypadá, že nám to projde.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Páchame strašné zločiny a usmievame sa pri pomyslení na potešenie z toho, že nám to prejde.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Popełniamy straszliwe zbrodnie, a uśmiechamy się na myśl, że uda nam się bezkarnie wywinąć.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Szörnyű bűncselekményeket követünk el, és mosolygunk annak örömén, hogy megússzuk.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Vi begår forfærdelige forbrydelser, og vi smiler af henrykkelsen over at slippe afsted med det.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Vi begår fruktansvärda brott, och ler lite åt förtjusningen över att komma undan.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.We begaan vreselijke misdaden, en glimlachen bij de gedachte ermee weg te komen.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Wir begehen fürchterliche Verbrechen und lächeln froh, wenn wir damit davonkommen.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.Διαπράττουμε τρομερά εγκλήματα και χαμογελάμε με τη χαρά ότι τη γλιτώνουμε.