Ana içeriğe geç
Sözlük

ozon ile cümle

ozon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu ozon etkilerini giderecek fikirleri de vardı.全世界でメディアが取り上げ
Eğer bu bilglere sahip olsaydım Amerika'nın bu ozon başkentine taşınmak için karar vermezdim.Mohol som sa rozhodnúť, majúc túto informáciu, nepresťahovať sa do hlavného mesta ozónu
Eğer bu bilglere sahip olsaydım Amerika'nın bu ozon başkentine taşınmak için karar vermezdim. Yaparmıydım?Можеше да взема решението, ако имах тази информация да не се местя в озоновата столица на Съединените щати.
Eğer bu bilglere sahip olsaydım Amerika'nın bu ozon başkentine taşınmak için karar vermezdim.Если бы у меня была эта информация, возможно, я бы принял решение не переезжать в озоновую столицу
Eğer bu bilglere sahip olsaydım Amerika'nın bu ozon başkentine taşınmak için karar vermezdim.Маючи таку інформацію, я би міг вирішити не переїжджати в озонову столицю
İklim değişikliğinin yol açtığı ozon deliği(?)Dziura ozonowa wywołana zmianami klimatu(?)6.
İklim değişikliğinin yol açtığı ozon deliği(?)Förändringar i bildandet av Antarktis bottenvatten (?)
İklim değişikliğinin yol açtığı ozon deliği(?)Ozonska luknja kot posledica podnebnih sprememb(?)12.
İklim değişikliğinin yol açtığı ozon deliği(?)Trou de la couche d'ozone dû (?) au changement climatique 6.
İklim değişikliğinin yol açtığı ozon deliği(?)Tvorba hlbinných vodných más v Atlantiku
İklim değişikliğinin yol açtığı ozon deliği(?)Τήξη του στρώματος piάγου της Γροιλανδίας
İmzalanan: TWC’ye Su ve Sağlık Protokolü; CLRTAP’ye Yer Seviyesindeki Ozon ProtokolüAllekirjoitus: TWC:n vesi ja terveys -pöytäkirja; CLRTAPin alailmakehän otsonia koskeva pöytäkirja
İmzalanan: TWC’ye Su ve Sağlık Protokolü; CLRTAP’ye Yer Seviyesindeki Ozon ProtokolüFirma: protocollo sull’acqua e sulla salute della CAT; protocollo sull’ozono a livello del suolo della CLRTAP
İmzalanan: TWC’ye Su ve Sağlık Protokolü; CLRTAP’ye Yer Seviyesindeki Ozon ProtokolüPodpis: Protokol k TWC o vode a zdraví; Protokol k CLRTAP o prízemnom ozóne
İmzalanan: TWC’ye Su ve Sağlık Protokolü; CLRTAP’ye Yer Seviyesindeki Ozon ProtokolüS-a semnat: Protocolul privind apa şi s n tatea la TWC; Protocolul privind ozonul la nivelul solului la CLRTAP
İmzalanan: TWC’ye Su ve Sağlık Protokolü; CLRTAP’ye Yer Seviyesindeki Ozon ProtokolüUndertecknande: Protokollet om vatten och hälsa till TWC; protokollet om marknära ozon till CLRTAP
İmzalanan: TWC’ye Su ve Sağlık Protokolü; CLRTAP’ye Yer Seviyesindeki Ozon ProtokolüUnterzeichnet: Protokoll über Wasser und Gesundheit zum TWC; Protokoll über bodennahes Ozon zum CLRTAP
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.A nagy durranás az volt, hogy ő ózonkémiáért kapott Nobel-díjat.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Bylo to velké, protože dostal Nobelovu cenu za ozonovou chemii.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Determinant a fost faptul că întâmplător el luase premiul Nobel chimia stratului de ozon.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Die Sensation war, dass er den Nobelpreis für Ozonchemie bekam.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Gê gớm hơn là ông đã nhận được giải thưởng Nobel cho hóa học ozone
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Het bijzondere was dat hij de Nobelprijs had gewonnen voor ozonchemie.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.여기서 흥미로웠던 점은 그가 오존 화학분야에서 노벨상을 수상했었다는 점이다.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.La différence : il avait gagné le Prix Nobel pour ses recherches sur la chimie de l'ozone.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.La differenza fu che vinse il Nobel per la chimica.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Lo irónico es que resultó que había ganado el Premio Nobel por su trabajo sobre la química del ozono.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Masalahnya adalah dia pernah mendapat hadiah Nobel untuk kimia ozon.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Veľkým bolo to, že dostal Nobelovu cenu za ozónovú chémiu.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Важното е, че той случайно е спечелил Нобелова награда за озонова химия.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.Важным было то, что он получил Нобелевскую премию за достижение в области атмосферной химии.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.העניין הגדול היה שהוא במקרה זכה בפרס נובל עבור הכימיה של האוזון.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.الحدث الجلل كان أنه قد ربح جائزة نوبل لكيمياء الأوزون.
İşin can alıcı noktası aynı kişinin ozon kimyası üzerine bir Nobel ödülü kazanmış olmasıydı.彼がこの問題を真剣に 考えるべきだと言うと
Karayolu taşımacılığı ozon öncülü emisyonlarının (toplam emisyonun % 39'u) en önemli kaynağıdır.Dominantním zdrojem prekurzorů ozonu je silniční doprava (39 % celkových emisí).
Karayolu taşımacılığı ozon öncülü emisyonlarının (toplam emisyonun % 39'u) en önemli kaynağıdır.Os transportes rodoviários são a principal fonte de precursores do ozono (39 % das emissões totais).
Karayolu taşımacılığı ozon öncülü emisyonlarının (toplam emisyonun % 39'u) en önemli kaynağıdır.Vejtransport er den vigtigste kilde til ozondannende stoffer (39 % af de samlede udslip).
Karayolu taşımacılığı ozon öncülü emisyonlarının (toplam emisyonun % 39'u) en önemli kaynağıdır.Οι οδικές μεταφορές αποτελούν την κύρια πηγή προδρόμων του όζοντος (39 % των συνολικών εκπομπών).
Karayolu taşımacılığı ozon öncülü emisyonlarının (toplam emisyonun % 39'u) en önemli kaynağıdır.Пътният транспорт е главен източник на озонови прекурсори (39 % от общите емисии).
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý è2020 mennessä (Luonto ja luonnon monimuotoisuus ý è
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý èCalidad del aire en las zonas urbanas (partículas y ozono) ý è
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý èEinhaltung der Badegewässerqualität, Behandlung von kommunalem k
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý èJakość powietrza na obszarach miejskich (pył zawieszony i ozon) ý è
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý èLuchtkwaliteitniveaus behalen die geen negatieve gevolgen voor de gezondheid heben(m)
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý èNarava in biotska raznovrstnost ý è
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý èPression sur les écosystèmes (Pollution de l'air, par exemple, l'eutrophisation)
Kentsel alanlardaki hava kalitesi (partikül maddeler ve ozon) ý èΦύση και Βιοποικιλότητα ποιότητας του αέρα που δεν προκαλούν αρνητικές επιπτώσεις στην υγεία (m) ý è
Kentsel nüfusun %61 kadar yüksek bir oranı AB hedefini aşan ozon seviyelerine maruz kalmış olabilir.Anna on kuullut Lontoon savusumuista, jotka surmasivat 2 000 ihmistä yhden viikon aikana 1950-luvulla.
Kentsel nüfusun %61 kadar yüksek bir oranı AB hedefini aşan ozon seviyelerine maruz kalmış olabilir.Až 61 % obyvatel měst může být vystaveno takové koncentraci ozónu, která překračuje cíl stanovený EU.
Kentsel nüfusun %61 kadar yüksek bir oranı AB hedefini aşan ozon seviyelerine maruz kalmış olabilir.Die Schwebstaubbelastung kann für Menschen jedes Alters schädliche
Kentsel nüfusun %61 kadar yüksek bir oranı AB hedefini aşan ozon seviyelerine maruz kalmış olabilir.Helt op til 61% af bybefolkningen kan have været eksponeret for ozonniveauer,
Kentsel nüfusun %61 kadar yüksek bir oranı AB hedefini aşan ozon seviyelerine maruz kalmış olabilir.L’esposizione può nuocere a persone di tutte le età, ma i
Kentsel nüfusun %61 kadar yüksek bir oranı AB hedefini aşan ozon seviyelerine maruz kalmış olabilir.Narażenie na nie może być szkodliwe dla osób
Kentsel nüfusun %61 kadar yüksek bir oranı AB hedefini aşan ozon seviyelerine maruz kalmış olabilir.Излагането може да навреди на хора от всички възрасти,
N =1 partikulier (PM10, çapı 10 pm veya altında olan partiküllerün oranı), ozon ve azot dioksit30 enia powietrza dane dotyczące pyłów (PM
N =1 partikulier (PM10, çapı 10 pm veya altında olan partiküllerün oranı), ozon ve azot dioksit30 se monitorují částice PM o průměru 10 µm n á znečištění o e v
N =1 partikulier (PM10, çapı 10 pm veya altında olan partiküllerün oranı), ozon ve azot dioksit30 s premerom 10 µm ali manj), ozon in dušikov o iz po sta
N =1 partikulier (PM10, çapı 10 pm veya altında olan partiküllerün oranı), ozon ve azot dioksit, de fractie deeltjes met een diameter van
N =1 partikulier (PM10, çapı 10 pm veya altında olan partiküllerün oranı), ozon ve azot dioksit, el porcentaje de partículas con
N =1 partikulier (PM10, çapı 10 pm veya altında olan partiküllerün oranı), ozon ve azot dioksitEurópsky informačný systém o kvalite ovzdušia Airbase obsahuje údaje o pevných časticiach v zd u ši a
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod