Bilgisayar oyunları onun için bir zaman geçirme biçimidir.Computer games are a way for him to pass time.
Oyunlar başlasın.Let the games begin.
Tom zeka oyunları oynamayı seviyor.Tom likes to play mind games.
Seninle tahmin oyunları oynamayacağım.I'm not going to play guessing games with you.
Oyunlar oynamak yerine ev ödevimi yapmalıydım.I should've done my homework instead of playing games.
Video oyunlarını seviyorum.I like video games.
Tom Mary'nin bütün öğleden sonra oyunlar oynayıp oynamadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary had been playing games all afternoon.
Tom kelime oyunlarını sever.Tom likes word games.
Erkekler video oyunları oynayarak kızlardan daha fazla zaman harcar.Boys spend more time playing video games than girls.
Tom'un bütün yaptığı video oyunları oynamak ve TV izlemek.All Tom does is play video games and watch TV.
Tom'un tüm yaptığı video oyunları oynamak.All Tom does is play video games.
Birbirinizi tanıyıp kaynaşmanıza yardımcı olması için bazı oyunlar ürettik.To help you all get to know each other, we've created some games to break the ice!
Hangi oyunları oynamak istersin?What games do you like to play?
Hangi oyunların var?What games do you have?
Telefonunuzda hangi oyunlar var?What games do you have on your phone?
2015 Avrupa Oyunları Bakü'de yapıldı.The European Games 2015 took place in Baku.
Kosova 2016 Olimpiyat Oyunları'na katılacak.Kosovo will participate in the Olympic Games 2016.
Bitti oyunlar, döküldü sırlar.The games are over, and the secrets are out.
Video oyunlarının bağımlılık yaptığını düşünüyor musunuz?Do you think video games are addictive?
Video oyunlarının, yalan bir şekilde, tüm hastalıkların kaynağı olduğunu düşünenler var.There are those who think, falsely, that video games are the source of all our ills.
Bu öğleden sonra seninle video oyunları oynamak eğlenceliydi.It was fun playing video games with you this afternoon.
Seyirci Tom'un sözcük oyunlarından bazılarına sızlandı.The audience groaned at some of Tom's puns.
Sürekli oyunlar oynarsan görme yeteneğine zarar vereceksin.You're going to wreck your eyesight if you play games all the time.
Tom fotoğrafçılığı, yemek pişirmeyi ve video oyunlarını sever.Tom likes photography, cooking and video games.
Bu bilgisayar oyunlarını oynamak için hızlı tepkilere sahip olmalısın.You need to have quick reactions to play these computer games.
Masa oyunları oynamayı severim.I like to play board games.
Olimpik atletler, oyunlar sırasında Olimpiyat köyünde yaşarlar.Olympic athletes live in the Olympic village for the duration of the games.
Brezlya Olimpiyat oyunlarına evsahipliği yapıyor.Brazil is hosting the Olympic Games.
Brezilya 2016 Yaz Olimpiyat Oyunları'nın evsahibidir.Brazil is the host of the 2016 Summer Olympic Games.
Brezilya, Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapıyor.Brazil hosts the Olympic Games.
Shakespeare'in oyunları Elizabeth İngilizcesinde yazılmıştır.Shakespeare's plays were written in Elizabethan English.
Olimpiyat Oyunları'nın açılış törenini izlediniz mi?Did you watch the Olympics opening ceremony?
Olimpiyat Oyunları'nın kapanış törenini izlediniz mi?Did you watch the Olympics closing ceremony?
Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir düzenlenmektedir.The Olympic Games are staged every four years.
Oyunlar nerede yapılıyor?Where are the games being held?
Video oyunlarındaki hünerini sorgulamaya cüret etmezdim.I wouldn't dare to question your prowess in video games.
Tom'un tek yaptığı oyunlar oynamak.All Tom does is play games.
Shakespeare'in oyunları kronolojik hatalarla doludur.Shakespeare's plays are full of anachronisms.
Tom şans oyunları sever.Tom likes games of chance.
Tüm arkadaşlarım video oyunları oynamayı sever.All my friends like playing videogames.
Seninle oyunlar oynamak istemiyorum.I don't wanna play games with you.
Ben kelime oyunlarını severim.I like word games.
Artık video oyunları oynamıyorum.I don't play video games anymore.
Video oyunları oynuyor musun?Do you play video games?
Tüm oyunlar tarafından paylaşılan ortak özellikler yoktur.There are no common properties shared by all games.
Eskiden video oyunları oynardım.I used to play video games.
Tom, bütün öğleden sonra video oyunları oynadı.Tom played video games all afternoon.
Bu paskalya yumurtası geliştiricinin önceki oyunlarından birine atıf yapıyor.This easter egg is a reference to one of the developer's previous games.
Tom video oyunları oynamayı sevmez.Tom doesn't like playing video games.
Video oyunları oynamayı sevmem.I don't like playing video games.
Tom, video oyunları oynamayı seviyor.Tom likes playing video games.
Ben video oyunları oynamıyorum.I don't play video games.
Olimpiyat Oyunlarında yer alan sadece iki Asya dövüş sanatları, Taekwondo ve judo'dur.Taekwondo and judo are the only two Asian martial arts included in the Olympic Games.
Sanırım oyunlar oynayarak çok fazla zaman harcıyorsun.I think you waste too much time playing games.
Tom oyunlar oynamak için çok yaşlı.Tom is too old to play games.
Tom ve ben oyunlar oynayarak eğlendik.Tom and I amused ourselves by playing games.
Oyunlar ilginç olmaya başlıyor.The game is starting to be interesting.
Tom video oyunları oynamaya çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time playing video games.
2018 Kış Olimpiyat Oyunları, Pyeongchang'da yapılacak.The 2018 Winter Olympic Games will be held in Pyeongchang.
2018 Kış Olimpiyat Oyunları, Pyeongchang'da düzenlenecek.The 2018 Winter Olympic Games will be held in Pyeongchang.