oyunları ile cümle

oyunları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim takım bütün oyunları kaybettiOur team lost all its games.
Zaman öldürmek için bazı video oyunları oynayalım.Let's play some video games to kill time.
Nancy kapalı yer oyunlarından hoşlanır.Nancy enjoys indoor games.
Tom her zaman video oyunları oynuyor.Tom is always playing video games.
Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.Ball games, such as basketball and ping-pong, are usually played indoors.
Onu her ziyaret edişinizde, onu video oyunları oynarken bulacaksınız.Whenever you visit him, you will find him playing video games.
Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında.Dachshund sausages first became popular in New York, especially at baseball games.
Birçok erkek çocuk bilgisayar oyunları sever.Most boys like computer games.
Rahip çocukların oyunlarına katıldı.The priest participated in the children's games.
Bu vesile ile Olimpiyat Oyunlarının açılışını ilan ediyorum.I hereby declare the opening of the Olympic Games.
Olimpiyat oyunları her dört yılda bir yapılır.The Olympic Games are held every four years.
Olimpiyat oyunlarının kökenleri nedir?What are the origins of the Olympics?
Tüm oyunların en önemli özelliği kurallar tarafından yönetilmesidir.The most important feature of all games is that they are governed by rules.
Dün gece, saat 02'ye kadar televizyonda Olimpiyat Oyunları izleyerek yatmadım.I sat up last night until two o'clock watching the Olympic Games on TV.
Neredeyse tüm deplasman oyunlarını kaybettik.We lost almost all our away games.
Arkadaşlarımın hepsi bilgisayar oyunlarını sever.All of my friends like computer games.
Futbol oyunlarını izlemeyi severim.I love watching soccer games.
Ben video oyunları oynarım.I play video games.
Televizyonda sık sık gece oyunları izlerim.I often watch night games on TV.
Sık sık oyunları izlemeye gider misin?Do you often go to see plays?
Genç olduğum zamanlar sık sık beyzbol oyunlarını izlerdim.When I was young, I would often go to watch baseball games.
Öğretmen çocukların oyunlarında yer aldı.The teacher took part in the children's games.
Bütün ev oyunları için sezonluk geçiş aldım.I got a season's pass to all the home games.
Çok sayıda ülke Olimpiyat Oyunlarına katıldı.A lot of countries participated in the Olympic Games.
Olimpiyat oyunlarına katıldı.He took part in the Olympic Games.
Tüm dikkatini bilgisayar oyunlarına verdi.He was absorbed in a computer game.
Olimpiyat Oyunları'nda yer almak istiyorlar.They want to take part in the Olympic Games.
Onlar Olimpiyat Oyunları'na katılmak istiyorlar.They want to participate in the Olympic Games.
Onlar takım oyunlarına katıldılar.They participated in the team games.
O kelime oyunlarını sever.She likes word games.
O, çocukların oyunlarına katıldı.She participated in the children's games.
Sadece sosyalleşmek için masa üstü oyunları oynarım.I play board games just to socialize.
O, televizyonda beyzbol oyunlarını izlemeyi sever.He likes watching baseball games on TV.
O, televizyonda beyzbol oyunları izlemeyi seviyor.He enjoys watching baseball games on TV.
Oyunların hiçbiri heyecan verici değil.None of the games were exciting.
Beyzbol oyunlarına gitmeyi ve izlemeyi seviyorum.I like to go and watch baseball games.
Oyunların hepsi sıkıcıydı.The games were all boring.
Calderon'un oyunları çok ilginçtir.Calderón's plays are very interesting.
Bu yılki Olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor.She is preparing to the Olympic Games this year.
Beyzbol oyunları izlemeyi severim.I like to watch baseball games.
Bilgisayar oyunları oynarım.I play computer games.
Bizim takım oyunlarının hepsini kaybetti.Our team lost all of its games.
Seninle bu kahrolası tahmin oyunlarını oynamaktan bıktım.I'm sick of playing these goddamn guessing games with you.
Okulu asmayı ve video oyunları oynamayı tercih ederim.I'd rather skip school and play video games.
Ben video oyunlarını seviyorum.I love video games.
Sen ve ben oyunları seviyoruz.You and I love games.
Olimpiyat Oyunları nerede ortaya çıktı?Where did the Olympic Games originate?
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey bilgisayar oyunlarına bağımlı olduğumdur.Something you should know about me is that I'm addicted to computer games.
Tom öğleden beri bilgisayar oyunları oynuyor.Tom's been playing computer games since noon.
Tom Mary'nin bilgisayar oyunlarını sevmediğini düşündü.Tom thought that Mary didn't like computer games.
Video oyunları senin için zararlı.Video games are bad for you.
Japonya'nın en iyi parçası, video oyunlarıdır.The best part of Japan are their video games.
Okul oyunlarımda oynamaktan hoşlanmadım.I didn't like to play in my school games.
Tom video oyunlarında çok iyi.Tom is very good at videogames.
Mary, Oliver'in video oyunları oynamaya çok fazla zaman harcadığını düşünüyor.Mary thinks that Oliver is spending too much time playing videogames.
Neredeyse hiçbir kız video oyunları oynamaz.Almost no girls play video games.
O video oyunlarında yetenekli birisi.He's skilled at videogames.
O Paralimpik Oyunları'nda yarıştı.She competed in the Paralympic Games.
Oyunları severim.I love games.
Bilgisayar oyunları oynamam.I don't play computer games.
İlgili Sayfalar