oyuncuları ile cümle
oyuncuları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.그들은 지역의 배치를 알고, 누가 문제인지를 알고 또한 그들은 꽤 전문적인 사람들이죠.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.Oni znají situaci v zemi, znají velké hřáče a jsou to experti v oboru.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.Orientują się w sytuacji, wiedzą, kim są główni gracze, są specjalistami.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.Sie kennen die Lage im Land, sie wissen, wer die großen Spieler sind und sie sind wirkliche Experten.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.Ze kennen het land en weten wie de grote rollen erin spelen, en ze zijn echte experts.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.Ξέρουν την διάταξη του εδάφους, ξέρουν ποιοι είναι οι μεγάλοι παίκτες και είναι πραγματικά αρκετά ειδικοί.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.Вони знають що лежить в основі, вони знають хто є великим гравцем, і вони насправді є експертами своєї справи.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.Они знают местность, они знают крупных игроков и они действительно эксперты своего дела.
Bu kişiler arazi koşullarını biliyorlar, büyük oyuncuları tanıyorlar, gerçekten tam olarak uzmanlar.يعرفون كيف يصلون للمشكلة، يعرفون من هم اللاعبين الكبار وهم حقيقة خبراء
Bu projenin yanı sıra, oyuncularımızın diğer projelerimizin gelişimini de dikkatle izliyor.이 프로젝트 외에 저희 플레이어들은 다른 프로젝트 개발에도 대단히 관심이 있습니다
Bu projenin yanı sıra, oyuncularımızın diğer projelerimizin gelişimini de dikkatle izliyor.Kromě tohoto projektu naše hráče velmi zajímá vývoj našich dalších projektů.
Bu projenin yanı sıra, oyuncularımızın diğer projelerimizin gelişimini de dikkatle izliyor.Nasi gracze są również bardzo zainteresowani pozostałymi projektami, nad którymi pracujemy.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Aquí ven jugadores de béisbol.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Đây, bạn nhìn thấy những cầu thủ bóng chày.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Hier sehen Sie Baseballspieler.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Hier zie je honkbalspelers.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Iată niște jucători de baseball.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Ici vous voyez des joueurs de baseball.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.여기 야구 선수들이 있습니다.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Qui vedete giocatori di baseball.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Tu mamy graczy w baseball.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Εδώ βλέπετε παίκτες του μπέιζμπολ.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Перед вами гравці в бейсбол.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Тук виждате бейзболни играчи.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Это бейсбольная команда.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.כאן אתם רואים שחקני בייסבול.
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.هنا ترون لاعبى كرة البيسبول
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.この中に 2人のアメリカ陸軍兵士がいるのが
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Also hat er vor den Spielern eine Kamera aufgebaut.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Așadar, a aranjat o cameră în fața jucătorilor, în timp ce aceștia se jucau.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Así que él colocó una cámara en frente de los jugadores mientras jugaban.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Colocou uma câmara em frente de jogadores enquanto eles jogavam.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Dus zette hij een camera voor gamers terwijl ze speelden.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.그래서 게이머 앞에 카메라를 설치했어요.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Meg szerette volna ragadni a játékkal kapcsolatos érzelmet.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Pour cela, il a placé un appareil photo devant des joueurs pendant qu'ils jouaient.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Quindi ha fotografato dei giocatori mentre giocavano.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Så han satte et kamera op foran spillere mens de spillede.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Så han satte upp en kamera framför spelare medans de spelade.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Stawiał aparat przed graczami podczas rozgrywki.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Vậy nên anh ta đã đặt camera trước các game thủ trong khi họ đang chơi.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu. Ve, bu klasik bir oyun duygusudur.Umístil tedy fotoaparát před hráče, kteří hráli hry, a tohle je klasická emoce při hraní.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Έτσι, έστησε μια κάμερα μπροστά από παίκτες όσο αυτοί έπαιζαν.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Затова поставил камера пред геймъри, докато играели.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Он разместил камеру напротив геймеров, в то время как они играли.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.אז הוא הציב מצלמה מול גיימרים בזמן משחק.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.وهكذا ، وضع كاميرا أمام اللاعبين، أثناء اللعب.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.この写真はゲームにおける典型的な感情を示しています
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris pohti, millaisiksi jumaliksi pelaajat tulisivat.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris hat sich gefragt, welche Art von Gottheit die Spieler werden würden.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se demandaient quels types de dieux les joueurs deviendraient.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se întreba cam ce fel de zei ar deveni jucătorii.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se preguntaba en qué clase de dioses se convertirían los jugadores.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris si stava chiedendo che tipo di Dio i giocatori sarebbero diventati.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris zastanawiał się, jakimi bogami staną się gracze.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.크리스는 플레이어들이 어떤 신이 될까 궁금해 하더군요.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.O Chris interrogava-se sobre em que deuses os jogadores se tornariam.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Вот Крису интересно, какого рода богами станут игроки.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Крис се чудеше в какви видове богове тези играчи ще се превърнат.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Кріс цікавився, якими ж саме богами гравці можуть стати.