oyuncakları ile cümle

oyuncakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum."Sialan industri ini...!! Saya hanya berpikir bahwa industri mainan tidaklah baik saat ini"
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum.-Στο καλό αυτή η βιομηχανία! Νομίζω ότι τα παιχνίδια δεν είναι καλά στις μέρες μας.
-Bu endüstriye Lanet olsun.Sadece oyuncakların günümüzde iyi olmadıgını dusundum.سحقاً للصناعة ، برأيي أن الألعاب لم تعد جيدة في هذه الأيام
Bu oyuncakların büyük bir kısmı Noel sırasında satılmakta.Większość z tych zabawek jest kupowanych w okresie Bożego Narodzenia.
Bu oyuncakların ne kadarı Çin'de üretiliyor?Ile z tych zabawek produkuje się w Chinach?
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles avait coutume de dire que les jouets ne sont pas aussi innocents qu'elles le paraissent.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles avea obiceiul să spună că jucăriile nu sunt atât de inocente precum par.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles era solito dire che i giocattoli non sono così innocenti come sembrano.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles hat immer gesagt, dass Spielzeuge nicht so unschuldig sind, wie sie erscheinen.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles는 장난감은 보이는 것처럼 순결하지 않다고 말하곤 했습니다.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles mawiał, że zabawki nigdy nie są takie niewinne, na jakie wyglądają.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles solía decir que los juguetes no son tan inocentes como parecen.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles thường nói rằng những đồ chơi không ngây thơ như vẻ ngoài của nó.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles zei wel eens dat speelgoed niet zo onschuldig is als het lijkt.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Чарлз казваше, че играчките не са толкова невинни, колкото изглеждат.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Чарльз часто говорил, что игрушки не столь безобидны, как нам кажется.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.צ'ארלס נהג לומר כי צעצועים אינם תמימים כמו שהם נראים.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.اعتاد تشارلز القول بأن اللعب ليس بريئة كما تبدو.
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı. Ama - (Gülüşmeler)les jouets de ses enfants qui n'avaient pas l'air d'apprécier, mais... (Rire)
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.썩 우리 맘에는 들지 않았던지 그녀 아이들의 장난감까지도 주었습니다.
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.ואת הצעצועים של ילדיה, שלא אהבו את זה כל כך, אבל...
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.وحتى ألعاب أطفالها، الذين استاؤوا لذلك، ولكن --
Çocuklarının oyuncaklarını da verdi, zaten çok da sevmiyorlardı.(笑)
Çok iyi hatırlıyorum. İşte bazı oyuncakların.I asken ligger några av era leksaker.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.그들이 기다리는 동안, 도미티아2세와 도미티아3세는 결혼하기 위해 치장된 그들 자매를 반영한 인형들과 놉니다.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.Czekając na nią, Domicja II i III bawią się lalkami, które są przyozdobione zupełnie jak ich siostra.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.А в это время, Домиция II и Домиция III играют в куклы, изображая свою сестру, одетую в свадебный наряд.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.ובעוד הן מחכות, דומיתיה II ודומיתיה III משחקות עם הבובות שלהן המדמות את אחותן מוכנה לחתונה.
Domitia beklerken bir yandan da oyuncaklarıyla ablaların düğünü üstüne oynuyorlar.結婚を控えたお姉さんをかたどった お人形で遊んでいます これらの人形は結婚式の日に
Fabrika Çin'deydi, dünyadaki oyuncakların büyük bir kısmının üretildiği yer...Fabryka miała siedzibę w Chinach, gdzie większość tego typu firm produkuje.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Ces batteries peuvent aussi - vous savez, être utilisées dans des jouets sexuels, etc...
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Das geht auch mit Sexspielzeug.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Działają też w zabawkach erotycznych czy innych przedmiotach.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.사람들은 어디든 심지어는 섹스토이같은 것에도 사용합니다.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Nebo taky do -- vibrátorů.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Se folosesc şi -- ştiţi, pentru jucării sexuale sau altceva.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Si possono anche mettere in giocattoli erotici, qualsiasi cosa.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.También sirven con -- saben, juguetes sexuales, lo que sea.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Vagy akár -- tudják, szexuális segédeszközökre, akármire.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Също и за... секс играчки, каквото и да е.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.כדי להפעיל פנסים. אפשר לקחת את זה רחוק- אתם יודעים, אביזרי מין, כל דבר.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.للإضاءة وربما أيضا يمكن للعبة جنسية أو أي شئ آخر
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.作品をご覧になった皆さんが 笑ったり--
Godtfred dışarıya cıkıp oyuncakları kendisi satmasına kara verdiGodtfred besloot om het speelgoed zelf te gaan verkopen.
Godtfred dışarıya cıkıp oyuncakları kendisi satmasına kara verdiGodtfred memutuskan bahwa dia akan pergi keluar dan menjual mainan sendiri.
Godtfred dışarıya cıkıp oyuncakları kendisi satmasına kara verdiGodtfred zdecydował się samodzielnie sprzedawać zabawki.
Godtfred dışarıya cıkıp oyuncakları kendisi satmasına kara verdi"Tem alguma coisa errada, Pai?"
Godtfred dışarıya cıkıp oyuncakları kendisi satmasına kara verdiΟ Godtfred αποφάσισεότι θα πήγαινε να πουλήσει τα παιχνίδια μόνος του.
Godtfred dışarıya cıkıp oyuncakları kendisi satmasına kara verdiقرر غودتفريد أن يخرج و يبيع الألعاب بنفسه
Hem de Dora the Explorer oyuncaklarından öğrenemeyecekleri kadar.배울수 없는 무언가를 배우게 될 것입니다.
Hem de Dora the Explorer oyuncaklarından öğrenemeyecekleri kadar.שאי-אפשר ללמוד מ"מגלים עם דורה".
Hem de Dora the Explorer oyuncaklarından öğrenemeyecekleri kadar.أكثر من اللعب ب"دورا" لعبة إكسبلورر
Hem de Dora the Explorer oyuncaklarından öğrenemeyecekleri kadar.二つ目 ‐ ポケットナイフを持ちなさい
İlk ödüllerim olaak kendi oyuncaklarımı kullandım - arabalar gibi...Para los primeros premios usé mis propios juguetes viejos
İlk ödüllerim olaak kendi oyuncaklarımı kullandım - arabalar gibi...Pour les premiers prix, j'ai utilisé mes vieux jouets comme mes petites voitures.
İlk ödüllerim olaak kendi oyuncaklarımı kullandım - arabalar gibi...První ceny, které jsem používal, byly moje staré hračky, jako třeba auta. Brrrm.
İşte bazı oyuncakların.Aici sunt câteva din jucãriile tale.
İşte bazı oyuncakların.Aquí hay algunos de tus juguetes.
İşte bazı oyuncakların.In dieser Schachtel sind ein paar eurer Spielsachen.
İşte bazı oyuncakların.In dieser Schachtel sind ein paar eurer Spielsachen.
İlgili Sayfalar