Çok fazla oyun oynamak yok.Μην παίξεις πολλά παιχνίδια.
Çok fazla oyun oynamak yok.Не играй прекалено много на игрите.
Çok fazla oyun oynamak yok.Не играй слишком много.
Çok fazla oyun oynamak yok.אל תשחק הרבה במשחקים.
Çok fazla oyun oynamak yok.لا تلعب اللعاب كثيراً
Çok fazla oyun oynamak yok.しないよ
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Che so, andare in mountain bike o leggere un libro o fare un gioco, riscopritelo.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.그것이의 산악 자전거이든, 독서든, 게임이든 상관이 없습니다.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Maakt niet uit of het mountain biking is of een boek lezen of een spel spelen, ontdek het opnieuw.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Nem számít, ha hegyi kerékpározás, olvasás vagy egy játék volt, fedezd fel újra.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Nezáleží na tom, jestli je to jízda na horském kole, čtení knih, nebo hraní her.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Nie ma znaczenia, czy jest to kolarstwo górskie, czytanie, czy jakaś gra, odkryj to na nowo.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.No importa si se trata de andar en bicicleta o leer un libro o jugar un juego, redescubran eso.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Nu-mi pasă dacă este mountain biking sau citirea unei cărți sau jucarea unui joc, redescoperiți acela.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Peu importe si c'est le vélo de montagne ou lire un livre ou un jeu, redécouvrez-le.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Tanto faz se é andar de bicicleta, ler um livro ou jogar um jogo, redescubram-na.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Tidak peduli apakah itu sepeda gunung, membaca buku, atau bermain, temukan itu.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Δε με ενδιαφέρει αν είναι η ποδηλασία ή η ανάγνωση βιβλίων ή να παίζετε κάτι.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Неважливо, чи це гірський велосипедний спорт чи читання книжок чи якась гра, відкрийте це в собі.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.Неважно, будет ли это езда на велосипеде, книга, или какая-то игра, откройте это заново.
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.תגלו אותו מחדש. לא משנה לי אם זה טיפוס הרים או קריאת ספרים, או משחקים,
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.لا يهم إن كان الأمر يتعلق بركوب الدراجة على الجبال، أو قراءة كتاب، أو لعب لعبة ما،
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.とにかく再発見するのです
Dağ bisikleti sürmek olsun, kitap okumak olsun ya da bir oyun oynamak olsun farketmez.我唔理喺踩單車爬山, 定讀書, 定打機,
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.세계의 긴급한 문제들을 해결하는 데, 30억 시간의 게임 시간으론 부족합니다.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Ba tỉ giờ mỗi tuần là chưa đủ thời gian chơi game để giải quyết các vấn đề khẩn cấp nhất của thế giới.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Drei Milliarden Stunden pro Woche sind nicht annähernd genug, um die dringendsten Probleme der Welt zu lösen.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Drie miljard uur per week is lang niet genoeg om 's werelds dringendste problemen op te lossen.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Heti három milliárd óra közel sem elég játék, hogy megoldjuk a világ legsürgetőbb gondjait.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Tre miljarder timmar i veckan är inte tillräckligt mycket spelande för att lösa världens mest akuta problem.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Tři miliardy hodin hraní týdně ani zdaleka nestačí, aby byly vyřešeny nejnaléhavější problémy světa.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Tri miliardy hodín týždenne nie je na vyriešenie najnaliehavejších svetových problémov ani zďaleka dosť.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Trzy miliardy godzin grania tygodniowo to o wiele za mało, by rozwiązać najpoważniejsze problemy świata.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Три милиарда часа на седмица изобщо не е достатъчно игра за разрешаване на най-спешните проблеми на света.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.Три миллиарда часов далеко недостаточно чтобы решить самые важные мировые проблемы.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.שלושה מיליארד שעות משחק בשבוע אפילו לא מתקרבות לכמות המספקת לפתרון הבעיות הדחופות ביותר של העולם
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.فثلاثة بلايين ساعة ليست بالوقت الكافي من اللعب لحل مشكلات العالم المستعجلة.
Haftada 3 milyar saat oyun oynamak dünyanın acil problemlerini çözmek için neredeyse yetersizdir.週30億時間のゲームプレイでは不十分なのです 私たちが次の100年を地球で生き長らえようと思うなら
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Zwierzęta może i uwielbiają sie bawić, ale nie lubią oglądać.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Agli animali potrà piacere giocare, ma a loro non piace stare a guardare.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.A los animales les puede gustar jugar, pero no les gusta mirar.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Binatang suka bermain, tapi mereka tidak suka menonton.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Dieren spelen weliswaar graag, maar ze houden er niet van om te kijken.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Động vật có thể thích chơi và vận động, nhưng chúng không thích xem.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.동물들도 사랑을 하고 놀이를 하지만 그들은 보는 걸 즐기진 않아요.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Os animais podem adorar brincar, mas não adoram ser espetadores.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Poate că animalelor le place să se joace, dar nu le place să privească.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Tiere spielen vielleicht gerne, aber sie sehen nicht gerne zu.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Μπορεί στα ζώα να αρέσει να παίζουν, αλλά δεν τους αρέσει να παρακολουθούν.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Животните може да обичат да се забавляват, но те не обичат да гледат телевизия.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Животные могут любить играть, но они не любят смотреть.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.Тварини люблять бавитися, але вони не люблять спостерігати.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.ייתכן וחיות תאהבנה לשחק, אך הן אינן אוהבות לצפות.
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.الحيوانات قد تحب اللعب ولكنها لا تحب أن تشاهد .
Hayvanlar oyun oynamaktan hoşlanabilir. fakat izlemeyi sevmiyorlar.でも見る事は好きではありません そういうわけで 私は
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.여러분은 물건을 사고 팔거나, 게임을 하거나 비디오를 보는 목적으로 휴대폰을 주로 사용합니다.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Legtöbbünknek ez egy eszköz, amivel vásárolunk, eladunk, játszunk, videókat nézegetünk rajta.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Para a maioria de vocês, isto é um dispositivo para comprar, vender, jogar e ver vídeos.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Para mucha gente este es un dispositivo para comprar, vender, jugar, ver videos.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Per molti di voi questo è un apparecchio per comprare, vendere, giocare, guardare video.