Ana içeriğe geç
Sözlük

oynamasını ile cümle

oynamasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Onların Beyzbol oynamasını izledik.We watched them play baseball.
Grip onun golf oynamasını engelledi.The flu prevented him from playing golf.
O, onun poker oynamasını istemedi.She didn't want him to play poker.
Tom ve Mary'nin el topu oynamasını izledik.We watched Tom and Mary playing handball.
Tom Mary'nin onun çocuğuyla oynamasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to play with his kid.
Tom Mary'nin dışarı gitmesini ve oynamasını istedi.Tom wanted Mary to go outside and play.
Çocukların oynamasını izledik.We watched the children play.
Tom'un seninle golf oynamasını isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want Tom to play golf with you.
Tom Mary'nin çocuklarıyla oynamasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to play with his kids.
Tom bankta oturdu, çocukların oynamasını izledi.Tom sat on the bench, watching the children play.
Tom çocukların oynamasını izledi.Tom watched the children play.
Tom Mary'nin kendisiyle tenis oynamasını istedi.Tom asked Mary to play tennis with him.
Tom Mary'nin onunla tenis oynamasını istedi.Tom wanted Mary to play tennis with him.
Tom'un arkadaşları onun dışarı gelmesini ve oynamasını istedi.Tom's friends asked him to come out and play.
Oğlumun beyzbol oynamasını izlemek zorundayım ve onunla gurur duyuyorum.I got to watch my son playing baseball and I was proud of him.
Mary çocukların oynamasını izledi.Mary watched the children play.
Çocukların oynamasını izleyerek eğleniyorum.I'm having fun watching the children playing.
Tom Mary'nin diğer çocuklarla oynamasını izledi.Tom watched Mary playing with the other children.
Tom, Mary'nin onunla satranç oynamasını istedi.Tom wanted Mary to play chess with him.
Tom bir ağacın gölgesinde oturdu, çocuklarının oynamasını izledi.Tom sat in the shade of a tree, watching his children play.
Çocuklarımın Tom'la oyun oynamasını istemiyorum.I don't want my children to play with Tom.
Stone başlangıçta James Woods'un Ferrie oynamasını istedi ancak Woods Garrison oynamak istiyordu.Stone originally wanted James Woods to play David Ferrie, but Woods wanted to play Garrison.
Hepburn'den The Lake 'te oynamasını istedi ve düşük bir ücretle anlaştılar.He asked Hepburn to appear in the play The Lake, which she agreed to do for a low salary.
Cep oyunları: İnsanların cep telefonu üzerinden oyun oynamasını sağlayan bir uygulamadır.Mobile games are applications that allow people to play a game on a mobile handset.
1986'da kısa süreli Barcelona SC'de oynamasının ardından kariyerini sonlandırdı.He ended his career with Barcelona SC in 1986.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.Initially, his mother did not want him to play football.
Bu rol sinema filmi Serenity'de de oynamasını sağladı.This occurs during the Serenity movie.
Üvey babası ise tam tersine basketbol oynamasını istemiyordu.I just want people to realize I don’t play basketball for myself.
Evrim, milyonlarca, milyarlarca sene boyunca insanların ve hayvanların oynamasını seçmiştir.Evolution has selected, over millions and billions of years, for play in animals and in humans.
Ancak Regev, Türkiye'nin bu süreçte oynamasının beklendiği belirli rol üzerinde yorum yapmadı.However, he would not comment on the specific role Turkey is expected to play in the process.
SETimes'a konuşan İlazi, "Kosova, ABD'nin son müzakerelerde rol oynamasını bu yüzden istedi."That's why Kosovo had insisted on a US role in the latest negotiations.
Coyote ('Kunula') ve Cougar, oğullarının bir spor oyunu oynamasını sağlar.Coyote ('Kunula') and Cougar set up for their sons to play a sports game.
Fred, Josh'tan dürüstçe bir rövanş oynamasını istediğinde, Josh onu zahmetsizce yener.When Fred prompts Josh to play a rematch honestly, Josh effortlessly defeats him.
Telly kendini Ash'e yeniden tanıtır ve ikisi oturup çocukların oyun alanında oynamasını izlerler.Telly reintroduces herself, and the two sit and watch the kids play in the playground.
Rüzgarın saçlarınla oynamasını seviyorum.Ich mag es, dass der Wind mit deinen Haaren so herumspielt.
Peter Svidler satranç oynamasını altı yaşında iken öğrendi.Arthur Bisguier erlernte das Schachspiel im Alter von fünf Jahren.
Peter Svidler satranç oynamasını altı yaşında iken öğrendi.Peter Svidler apprit à jouer aux échecs à l'âge de six ans.
Tom Mary'nin onun çocuğuyla oynamasını istemiyordu.Tom no quería que Mary jugara con su hijo.
Rüzgarın saçlarınla oynamasını seviyorum.Me gusta que el viento juegue con tu pelo.
Bu rol sinema filmi Serenity'de de oynamasını sağladı.También tuvo un pequeño papel en la película Serenity.
Yarım sezon kiralık oynamasının ardından Rangelov, yaz transfer döneminde Cottbus ekibi Energie'a satıldı.Después de una media temporada en calidad de préstamo, Rangelov fue comprado por el equipo de Cottbus.
Oyunda, oyuncunun ağ üzerinden diğer oyunculara karşı oynamasını sağlayan birçok oyunculu modu bulunmaktadır.Hay un modo multijugador que permite al jugador jugar contra otras personas en una red.
Kişilerin ücret ödemeden satranç oynamasını amaçlamaktadır.Preferisce giocare a scacchi invece di lavorare.
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.A suo padre non piace che il figlio giochi a calcio.
Bu rol sinema filmi Serenity'de de oynamasını sağladı.Ook heeft ze een kleine rol gehad in de film Serenity.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.Zijn ouders waren er aanvankelijk nog op tegen dat hij ging voetballen en hadden liever dat hij ging werken.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.Det sägs att han aldrig brydde sig om pengar - det enda han ville göra var att spela fotboll.
Bu rol sinema filmi Serenity'de de oynamasını sağladı.Den här artikeln handlar om filmen Serenity.
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.Батьки не хотіли, щоб Володимир серйозно займався футболом.
Rolü bir dublörün oynamasını istiyorlardı.Jedním z jeho úkolů bylo hrát dvojitého agenta.
Kişilerin ücret ödemeden satranç oynamasını amaçlamaktadır.Hráč hraje svou hru bez šachovnice.
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.Maťo nesplňuje otcovu touhu, aby se věnoval ve volných chvílích fotbalu.
Ama Müslüman kadınların tiyatroda oynamasının yasak olduğu gerekçesiyle polis kovuşturmasına uğradı.V souladu s islámskou tradicí nebylo muslimkám povoleno vystupovat na divadle.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.Vždy byla sportovně založená, ale ze začátku fotbal nehrála za žádný klub.
Stone başlangıçta James Woods'un Ferrie oynamasını istedi ancak Woods Garrison oynamak istiyordu.Stone eredetileg James Woodsnak szánta a szerepet, de Woods inkább Garrisont játszotta volna el.
Yapımcı Bryan Singer en başta House'u Amerikalı bir aktörün oynamasını istedi.Leginkább Bryan Singer tartotta teljesen elképzelhetetlennek, hogy egy nem amerikai színészt kérjenek fel.
Peter Svidler satranç oynamasını altı yaşında iken öğrendi.Shakkipelin Fischer oppi kuusivuotiaana.
Peter Svidler satranç oynamasını altı yaşında iken öğrendi.Pjotr Svidler lærte å spille sjakk som seksåring.
Üvey babası ise tam tersine basketbol oynamasını istemiyordu."Awalnya bapak melarang saya bermain basket.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.父と兄の影響でサッカーを始め、幼い時にはサッカー以外のスポーツはしなかった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod