Ana içeriğe geç
Sözlük

oynamak ile cümle

oynamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, golf oynamak için burada.Tom is here to play golf.
Tom oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play.
Tom oynamak istemedi.Tom didn't want to play.
Tom oynamak istiyordu.Tom wanted to play.
Tom pazartesi günü tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis on Monday.
Tom artık beyzbol oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play baseball anymore.
Artık sık sık golf oynamak istemiyorum.I don't often play golf anymore.
Tom'a bizimle voleybol oynamak isteyip istemediğini soralım.Let's ask Tom if he'd like to play volleyball with us.
Tom oynamak için dışarı çıktı.Tom went outside to play.
Tom atlar üzerine kumar oynamaktan hoşlanır.Tom likes to gamble on horses.
Tom bugün canı tenis oynamak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't feel like playing tennis today.
Tom beyzbolda oldukça iyi ancak takımımızda oynamak için yeterince iyi değil.Tom is pretty good at baseball, but he's not good enough to play on our team.
Tom beyzbolda oldukça iyi ama takımımızda oynamak için yeterince iyi değil.Tom is pretty good at baseball, but he isn't good enough to play on our team.
Tom arkadaşlarıyla dışarıda oynamak istiyor.Tom wants to play with his friends outside.
Tom sabah erkenden tenis oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play tennis early in the morning.
Basketbol oynamak seni daha uzun yapmaz.Playing basketball won't make you taller.
Tom'la tenis oynamaktan hoşlanmam.I don't enjoy playing tennis with Tom.
İskambil oynamak hoşuma gidiyor.I like playing cards.
Video oyunları oynamak hoşuma gidiyor.I like playing video games.
Bizimle basketbol oynamak ister misiniz?Would you like to play basketball with us?
Tom ve Pierre, plajda arkadaşlarıyla birlikte oynamak istiyorlar.Tom and Pierre want to play with their friends on the beach.
Bir gün Tom ile tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with Tom someday.
Bugün canım tenis oynamak istemiyor.I don't feel like playing tennis today.
Canım şu anda satranç oynamak istemiyor.I don't feel like playing chess right now.
Tom seninle tenis oynamak istiyor.Tom wants to play tennis with you.
Tom golf oynamakta iyi mi?Is Tom good at playing golf?
Tom tenis oynamakta çok iyidir.Tom is very good at playing tennis.
Bowling oynamaktan hoşlanır mısınız?Do you enjoy bowling?
Buralarda golf oynamak için iyi yerler var mı?Are there any good places to play golf around here?
Beyzbol mu yoksa voleybol oynamakta daha iyisiniz?Are you better at playing baseball or playing volleyball?
Beyzboldan başka hangi sporu oynamaktan hoşlanırsınız?What sport other than baseball do you like to play?
Tom golf oynamak istedi.Tom wanted to play golf.
Oynamak istedim.I wanted to play.
Golf oynamak istedim.I wanted to play golf.
Bizimle beyzbol oynamak ister misiniz?Would you like to play baseball with us?
Bana oyun oynamaktan zevk alır.He enjoys playing tricks on me.
Diğer çocuklarla birlikte oyun oynamaktan çok utanıyordu.He was too shy to take part in games with the other boys.
Bizimle kart oynamak isteyip istemediğini sorsak ya.Why don't we see if he wants to play cards with us?
Saklambaç oynamak istiyorsanız toplanın.Gather round if you want to play hide-and-seek.
Her zaman Tom'la tenis oynamak istemişimdir.I've always wanted to play tennis with Tom.
Ben hep Tom'la tenis oynamak istemişimdir.I've always wanted to play tennis with Tom.
Gunter ve diğer çocuklar ormanda kendi oyunlarını oynamak istediler.Gunter and the other kids wanted to play their own games in the woods.
Kohezyon ve adveksiyon uzayda büyük rol oynamaktadır.Cohesion and advection play a bigger role in space.
Bu psikolojik oyunları oynamak eğlenceli oldu.It was fun, playing these psychological games.
Musavi ve karısı, İran devriminin başarısında aktif bir rol oynamaktadır.Mousavi and his wife had an active role in the success of the Iranian revolution.
Yerel yönetimlerin harcamaları Çin'in mali sisteminde kritik bir rol oynamaktadır.Local government's spending plays a critical role in China's fiscal system.
Şanina ılımlı giyinir ve voleybol oynamaktan hoşlanırdı.Shanina dressed modestly and liked to play volleyball.
Stone başlangıçta James Woods'un Ferrie oynamasını istedi ancak Woods Garrison oynamak istiyordu.Stone originally wanted James Woods to play David Ferrie, but Woods wanted to play Garrison.
Ruch Chorzów'da oynamaktadır.He plays for Ruch Chorzów.
Aktris Kim Tae-ri rolü oynamak için yaklaşık olarak 1,500 aday arasından seçildi.Kim Tae-ri was selected from 1,500 candidates to play the role.
2006'dan beri It's Always Sunny in Philadelphia dizisinde Frank Reynolds rolünde oynamaktadır.In 2006, he joined the cast of It's Always Sunny in Philadelphia as Frank Reynolds.
Chaebollar aynı zamanda Güney Kore siyasetinde önemli bir rol oynamaktadırlar.The chaebol have also played a significant role in South Korean politics.
Veri asimilasyonu, hava tahmini konusunda gittikçe önemli bir rol oynamaktadır.Data assimilation plays an increasingly important role in weather forecasting.
Pallavi Sharda, Saroo'nun arkadaşını oynamak için filmin oyuncu kadrosuna katıldı.Pallavi Sharda also joined the film's cast to play Saroo's friend.
2010 yılından beri Sherlock dizisinde Sherlock Holmes'i oynamaktadır.He has played Sherlock Holmes in the series Sherlock since 2010.
Plazmalar çok iyi elektrik iletkenleridir ve elektrik potansiyelleri önemli bir rol oynamaktadır.Plasmas are very good conductors and electric potentials play an important role.
TASE, İsrail ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır.TASE plays a major role in the Israeli economy.
Mitolojik anlatım, Yunan edebiyatının neredeyse her türünde önemli bir rol oynamaktadır.Mythical narration plays an important role in nearly every genre of Greek literature.
Eredivisie'de oynamaktadır.They play in the Eredivisie.
Jung arketipleri kitapta önemli bir rol oynamaktadır.Jungian archetypes play an important role in the book.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod