Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sami torunları ile oynadı.Sami played with his grandchildren.
Oynayacak hiç yeşil alan yok.There are no green spaces to play in.
Çocuklar çamurda oynadılar.The children played in the mud.
Sami akıllı telefonunda bir oyun oynadı.Sami played a game on his smartphone.
Sami şarkı söyleyemez veya oynayamaz.Sami can't sing or act.
Sami insanlarla Tanrı'yı oynadı.Sami played God with people.
Bebeğin madeni paralarla oynamasına izin verme.Don't let the baby play with coins.
Bebeğin madeni paralarla oynamasına izin vermeyin.Don't let the baby play with coins.
Tom'la tenis oynamaktan hoşlanmam.I don't enjoy playing tennis with Tom.
Sana satranç oynamayı kim öğretti?Who taught you how to play chess?
Tom gine domuzlarıyla oynamayı reddetti.Tom refused to play with the guinea pigs.
Tom hint domuzlarıyla oynamayı reddetti.Tom refused to play with the guinea pigs.
Tom kobaylarla oynamayı reddetti.Tom refused to play with the guinea pigs.
Pazartesi günü tenis oynayalım.Let's play tennis on Monday.
Tom ve Pierre, plajda arkadaşlarıyla birlikte oynamak istiyorlar.Tom and Pierre want to play with their friends on the beach.
Tom ve Mary sık sık birlikte kağıt oynarlar.Tom and Mary often play cards together.
Tom ve Mary sık sık birlikte iskambil oynarlar.Tom and Mary often play cards together.
Tom yazın beyzbol oynar.Tom plays baseball in the summer.
Tom oldukça iyi voleybol oynar.Tom plays volleyball pretty well.
Gelecek pazartesi tenis oynayacağım.I'm going to play tennis next Monday.
Kumar oynar mısın?Do you gamble?
Tom Çin dominosu oynamayı biliyor mu?Does Tom know how to play mahjong?
Annen golf oynar mı?Does your mother play golf?
Hangisini daha iyi oynayabilirsin, tenis mi yoksa futbol mu?Which can you play better, tennis or soccer?
Hiç babanla tenis oynadın mı?Have you ever played tennis with your father?
Neden parka gidip arkadaşlarınla oynamıyorsun?Why don't you go to the park and play with your friends?
Tom ve Mary hentbol oynayacaklar.Tom and Mary are going to play handball.
Tom ve Mary yarın tenis oynayacaklar.Tom and Mary are going to play tennis tomorrow.
Neden dışarı çıkmıyorsun ve oynamıyorsun?Why don't you go outside and play?
Tom fareyi oynattı.Tom moved his cursor.
Tavla veya satranç oynayalım.Let's play either backgammon or chess.
Tom, John'la futgolf oynadı.Tom played footgolf with John.
Tom, John'la ayak golfü oynadı.Tom played footgolf with John.
O oynayamaz.He can't play.
Hadi basket oynayalım.Let's play basketball.
Basketbol oynayalım.Let's play basketball.
Ne sıklıkla satranç oynarsın?How often do you play chess?
Ne sıklıkla satranç oynarsınız?How often do you play chess?
Onu basketbol oynarken gördüm.I saw him playing basketball.
Onun kadar iyi basket oynayamıyorum.I can't play basketball as well as him.
Ateşle oynamaya devam edersen bir yerini yakınca şaşırma.If you keep playing with fire you must expect to get burnt.
Video oyunları oynamayı severim.I like to play video games.
Günü çocuklarımla oynayarak geçirdim.I spent the day playing with my children.
Tom aklını mı oynattı?Has Tom lost his mind?
Berberî tüccarlar İslam'ın Sahra Altı Afrika'da yayılmasında önemli rol oynamıştır.Berber traders played a significant role in spreading Islam in sub-Saharan Africa.
Her zaman futbol oynamayı sevmişimdir.I've always liked playing football.
Futbol oynamayı hep sevdim.I've always liked playing football.
Futbol oynamayı hep sevmişimdir.I've always liked playing football.
Tahtada olsun ya da olmasın iyi satranç oynayamıyorum.I don't play chess well, on the board or not.
Her zaman Tom'la tenis oynamak istemişimdir.I've always wanted to play tennis with Tom.
Ben hep Tom'la tenis oynamak istemişimdir.I've always wanted to play tennis with Tom.
Buraya oynamaya geldim.I'm here to play.
"'Kesinlikle Sayısal oynamam'"."'Kesinlikle Sayısal oynamam'".
Belki de bugün Topalov'un büyük bir oyun oynayacağına dair yukardan bir işaret vardı.Perhaps there was a sign from above that Topalov would play a great game today.
Kubasov aynı zamanda Mir uzay istasyonunun geliştirilmesinde rol oynadı.Kubasov was also involved in the development of the Mir space station.
Lillard ayrıca Robot Chicken ve MAD'de Shaggy oynadı.Lillard also played Shaggy in Robot Chicken and MAD.
Bir 2009 1UP.com eleştirisinde oyunun ağır bir şekilde oynanışını eleştirdi.A 2009 1UP.com review heavily criticized the gameplay of the game.
Yerel yönetimlerin harcamaları Çin'in mali sisteminde kritik bir rol oynamaktadır.Local government's spending plays a critical role in China's fiscal system.
Bush, Saddam’ın değişmeyeceğini ve oyun oynamaya devam edeceğini söyler.Bush: Saddam Hussein will not change and will continue playing games.
M. C. Gainey, Diğerleri'nden Tom'u oynadı.M. C. Gainey plays the Other Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod