Ana içeriğe geç
Sözlük

oyna ile cümle

oyna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir satranç oyunu oynayalım.Let's play a game of chess.
Tom'un hobileri arasında satranç oynamak ve pul biriktirmek var.Tom's hobbies include playing chess and collecting stamps.
Tom Mary'ye en son ne zaman tenis oynadığını sordu.Tom asked Mary when the last time she played tennis was.
Tom'la pazartesi günleri sık sık tenis oynarım.I often play tennis with Tom on Mondays.
Bu, üzerinde oynanmış bir fotoğraf.It's a doctored photo.
Tom dışarı çıkmak ve diğer çocuklarla oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play with the other children.
Tom, bütün öğleden sonra video oyunları oynadı.Tom played video games all afternoon.
Tom ve Mary bütün sabah tenis oynadı.Tom and Mary played tennis all morning.
Tom dışarı çıkıp oynamayı diledi.Tom wished he could go outside and play.
Tom dışarıya çıkıp oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play.
Kimle tenis oynadın?Who did you play tennis with?
Sami ve Leyla bir kart oyunu oynadılar.Sami and Layla played a card game.
Sami oyun oynamak için çıktı.Sami came out to play.
Sami oynamak için dışarı çıktı.Sami went out to play.
Sami birkaç saat boyunca video oyunu oynadı.Sami played videogames for a couple of hours.
Tom benimle golf oynamak istediğini söylüyor.Tom says he wants to play golf with me.
Benimle oyna.Play with me.
Sanırım Tom tenis oynamaktan hoşlanıyor.I think Tom likes to play tennis.
Tom'un tenis oynamaktan hoşlandığını düşünüyorum.I think Tom likes playing tennis.
Kedi yavruları çocuklarla oynamaktadır.The kittens play with the children.
Kahramanı oyna.play the hero
Onlar kadın kahramanları oynadılar.They have played heroines.
Tom'un torunları, doğuştan gelen figürlerle oynamaktaydı.Tom's grandchildren were playing with the nativity set figures.
Tom bilardo oynamak istiyor.Tom wants to play billiards.
John satranç oynamak istiyor.John wants to play chess.
Tom genellikle bir dolandırıcı olarak oynar.Bu onun sihirbaz olarak oynadığı ilk zamandır.Tom typically plays as a rogue. This is his first time playing as a wizard.
Yarın futbol oynayacaksın.You are going to play football tomorrow.
Yakında futbol oynayacaksınYou'll play football soon.
Dün futbol oynadın.You played football yesterday.
O, üç boyutlu satranç oynamaz.He doesn't play three-dimensional chess.
Tom ile golf oynamak istiyorum.I want to play golf with Tom.
Tom'la golf oynamak istiyorum.I want to play golf with Tom.
Tom'un dışarıda oynamasına izin vermiyorum.I don't let Tom play outside.
Tom'un sokakta oynamasına izin vermiyorum.I don't let Tom play outside.
Tom, sınıfımızdaki banço oynayabilen tek kişidir.Tom is the only one in our class who can play the banjo.
Tom'un voleybol oynamayı sevdiğini bilmiyordum.I didn't know that Tom liked to play volleyball.
Tom ve ben birlikte badminton oynamayı severiz.Tom and I like to play badminton together.
Tom kumar oynamayı severdi.Tom said he hasn't decided what he'll do.
Tom'la tenis oynamak hoşuma gitmiyor.I don't like playing tennis with Tom.
Tom ve ben birkaç saattir satranç oynadık.Tom and I played chess for several hours.
Ben eskiden oynadığım kadar golf oynamıyorum.I don't play golf as much as I used to.
Tom ragbi oynarken kendini sakatladı.Tom injured himself while playing rugby.
Tom ve ben satranç oynayarak için iyi zaman geçirdik.Tom and I had a good time playing chess.
İlk çeyrekte oynamadım.I didn't play in the first quarter.
Tom video oyunları oynamayı sevmez.Tom doesn't like playing video games.
Tom üçüncü çeyrekte oynamadı.Tom didn't play in the third quarter.
Neden bazı insanlar kumar oynamayı severler?Why do some people like to gamble?
Tom'la kâğıt oynayıp vakit öldürdük.Tom and I killed time playing cards.
Çok sık beyzbol oynamam.I don't play baseball very often.
Video oyunları oynamayı sevmem.I don't like playing video games.
Ne sıklıkla basketbol oynarsın?How often do you play basketball?
Tom çok fazla basketbol oynadı.Tom has played a lot of basketball.
Çok sık tenis oynamam.I don't play tennis very often.
Yemekten sonra iskambil oynayalım.Let's play cards after dinner.
Tom hiç basketbol oynamadı.Tom has never played basketball.
Tom ve Mary birlikte tenis oynamak istedi.Tom and Mary wanted to play tennis together.
Tom dereye girip oynamayı sever.Tom likes playing in the creek.
Tenis oynarsın, değil mi?You play tennis, don't you?
Hokey oynarsın değil mi?You play hockey, don't you?
Tom, video oyunları oynamayı seviyor.Tom likes playing video games.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod