Tom'la golf oynamayacağım.I'm not going to play golf with Tom.
Diğer çocuklardan hiçbiri Tom'la oynamak istemiyor.None of the other kids want to play with Tom.
Tom'la tekrar asla golf oynamayacağım.I'll never play golf with Tom again.
Tom dün öğleden sonra tenis oynamak istedi.Tom wanted to play tennis yesterday afternoon.
Tom ve ben birlikte tenis oynardık.Tom and I used to play tennis together.
Poker oynamayı severim.I like to play poker.
Bütün gün tenis oynadım.I played tennis the whole day.
Kumar oynamayı bıraktım. Çok para kaybediyorum.I've packed gambling in. I've been loosing too much money.
Tom poker oynamaktan hiç hoşlanmaz.Tom doesn't like to play poker at all.
Tom ayda üç ya da dört kez golf oynar.Tom plays golf three or four times a month.
Tom'un canı gerçekten tenis oynamak istemiyor.Tom didn't really feel like playing tennis.
Tom'un canı gerçekten Mary ile satranç oynamak istemiyor.Tom didn't really feel like playing chess with Mary.
Bu oyunu farklı şekillerde oynayabilirsin.You can play this game in different ways.
Genç erkek çocuklar video oyunları oynamaya bayılıyorlar.Teenage boys love playing video games.
Futbol dediğimiz, sadece kazanmak için oynanır.One plays football for only one thing: in order to win.
Tom, top oynarken sol ayağını, yazarken ise sağ elini kullanır.Tom kicks a football with his left foot, but writes with his right hand.
Neden arkadaşlarımla oynayamam?Why can't I play with my friends?
Squash oynar mısın?Do you play squash?
Oyun oynamayı kes, Tom.Stop playing games, Tom.
Oyun oynamayı kes, Tom. Paramı istiyorum!Stop playing games, Tom. I want my money!
Tom, beyin fırtınası toplantısında şeytanın avukatı rolünü oynadı.Tom played the role of devil's advocate at the brainstorming meeting.
Oynamak istiyor musun?Do you wanna play?
Flappy Bird'ü oynayamıyorum.I can't play Flappy Bird.
Din, Ortaçağ'da önemli bir rol oynamıştır.Religion played an important role during the Middle Ages.
Tanrı'yı oynamak istemedim.I didn't want to play God.
Tom her zaman onu güvende oynar.Tom always plays it safe.
Ben onu kitabına göre oynadım.I played it by the book.
Tom onunla serin oynamayı denedi.Tom tried to play it cool.
Tom kurbanı oynamayı sever.Tom loves to play the victim.
Tom CD oynatıcıya bir CD koydu.Tom put a CD in the CD player.
Tom kurallarına göre oynamıyor.Tom isn't playing by the rules.
Tom zeka oyunları oynamayı seviyor.Tom likes to play mind games.
Bak Tom, oyun oynamaktan bıktım.Look, Tom, I'm tired of playing games.
Oyun oynamayı bırak.Quit playing games.
Ben kollarımı zar zor oynatabiliyorum.I can barely move my arms.
Tom boş bardağıyla oynadı.Tom toyed with his empty glass.
Onunla oynamayı kes.Stop playing with that.
Seninle tahmin oyunları oynamayacağım.I'm not going to play guessing games with you.
Oynamak için tüm yazımız var.We have the whole summer to play.
Tom'la oyun oynamaya gitmek ister misiniz?Would you like to go play with Tom?
Tom ikinci derecede rolü oynamak istemedi.Tom didn't want to play second fiddle.
Tom golf oynamaktan zevk alıyor.Tom enjoys playing golf.
Sanırım Tom çin dominosunu nasıl oynayacağını bilir.Tom knows how to play mahjong, I think.
Parkta oynayan çocuklar yoktu.There were no children playing in the park.
Futbol oynamak istiyorum.I want to play football.
Tom onunla tenis oynamamı istediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom asked me to play tennis with him.
Tom Mary'nin onunla tenis oynamasını istedi.Tom wanted Mary to play tennis with him.
Tom'la tenis oynarsam muhtemelen kaybederim.I'd probably lose if I played tennis with Tom.
Tom'la tenis oynamak istemiyorum.I don't want to play tennis with Tom.
Yağmurda dışarıda oynamamalıydım.I shouldn't have played outside in the rain.
Bu öğleden sonra canım tenis oynamak istemiyor.I don't feel like playing tennis this afternoon.
Tom babamla golf oynardı.Tom used to play golf with my father.
Oyunlar oynamak yerine ev ödevimi yapmalıydım.I should've done my homework instead of playing games.
Tom tenis oynamaktan hoşlanıyor.Tom enjoys playing tennis.
Tom satranç oynamak istedi.Tom wanted to play chess.
Tom bizimle voleybol oynamayı sevmiş olabilir.Tom might have liked to play volleyball with us.
Tom bizimle voleybol oynardı.Tom used to play volleyball with us.
Tom seninle tenis oynamak istemeyecek.Tom won't want to play tennis with you.
Tom onun gelip gelemeyeceğini ve oynayabilip oynayamayacağını bilmek istiyor.Tom wants to know if he can come over and play.
En son ne zaman golf oynadın?When was the last time you played golf?