Ana içeriğe geç
Sözlük

oy vermek ile cümle

oy vermek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O, oy vermek için yeterince yaşlı değil.He is not old enough to vote.
Tom oy vermek için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to vote.
Ben oy vermek için buradayım. Benim adım Emma Andrews.I'm here to vote. My name is Emma Andrews.
Oy vermek için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to vote.
Oy vermek üzereydik.We were just about to vote.
Oy vermek vatandaşlık görevin.It's your civic duty to vote.
Şimdi oy vermek için çok geç. Seçim yerleri kapalı!It's too late to vote now. The polls are closed!
Artık oy vermek için çok geç. Sandıklar kapandı!It's too late to vote now. The polls are closed!
Bazı seçmenler oy vermek için saatlerce bekledi.Some voters waited hours to vote.
Biz oy vermek istiyoruz.We want to vote.
Oy vermek ister misin?Do you want to vote?
Oy vermek onların hakkı.It is their right to vote.
Oy vermek göreviniz.It's your duty to vote.
Oy vermek için kayıtlı mısın?Are you registered to vote?
Tom oy vermek için yeterince yaşlı değil.Tom isn't old enough to vote.
Oy vermek istiyorum.I want to vote.
Ted komünistler için oy vermek istedi.Ted wanted to vote for the communists.
Oy vermek çok önemli.It's very important to vote.
Artık oy vermek için uygunum.I'm elegible to vote now.
Yasa oy vermek için 18 yaşında olmanı gerektiriyor.The law requires that you be 18 years old to vote.
Bugün Avrupa Parlamentosu ile ilgili oy vermek için seçim sandığına gittik.Today we went to the ballot box to vote for the European Parliament.
Oy vermek için hazırım.I'm ready to vote.
Oy vermek için kayıtlı değil misin?Aren't you registered to vote?
Oy vermek için kayıtlı değil misiniz?Aren't you registered to vote?
Tom oy vermek için kayıt oldu.Tom has registered to vote.
Tom oy vermek için kayıt yaptı.Tom registered to vote.
Tom oy vermek için çok gençti.Tom was too young to vote.
Tom oy vermek için çok genç.Tom is too young to vote.
En iyi cevabı oluşturmak veya en iyi cevaba oy vermek için bonus puanı verilir.Bonus scores are awarded for creating the best answer or voting for the best answer.
Her gazeteci kendi favori üç oyuncusu için her sene oy vermekteydi.Each journalist named his own top three player every year.
Sabahın 6'sından beri... ...insanlar oy vermek için geliyor.Since 6 am this morning, more and more people are showing up to vote.
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.If voting changed anything they'd make it illegal
Daens'a oy vermek günahtýr. Verirseniz cehenneme gidersiniz.Magnífica idéia!
Daens'a oy vermek günahtýr.- Muito bem, Majestade.
Oy vermek için yürüdüğünüz aynı yolu, sizinle buluşmak için yürüyoruz.The same paths you walk to Vote, we walk to meet.
Bu yüzden ona oy vermek istiyordum." dedi.Because of that I was motivated to vote for him," Selma Gunic of Sarajevo told SETimes.
Her gazeteci kendi favori üç oyuncusu için her sene oy vermekteydi.A l'origine, chaque équipe devait jouer à trois reprises contre chacun de ses adversaires.
Oy vermek ister misin?¿Quieres votar?
Oy vermek için hazırım.Estoy preparado para votar.
Ülkelerin ulusal jüri üyelerinden her biri, kendi ülkesi dışında diğer ülkelere oy vermek zorundadır.I giurati poterono votare per qualsiasi paese, anche il proprio.
4 yarışmacı yarıştı. oy vermek için program bitene kadar süresiz hak tanındı.Hän pelasi neljä ottelua ja jäi koejakson päätteeksi ilman jatkosopimusta.
Her gazeteci kendi favori üç oyuncusu için her sene oy vermekteydi.Κάθε χρόνο, κάθε δημοσιογράφος ονόμαζε τους καλύτερους τρεις παίκτες σύμφωνα με την γνώμη του.
Oy vermek bir vatandaşlık görevidir.Η ψηφοφορία είναι ένα πατριωτικό καθήκον.
Oy vermek bir vatandaşlık görevidir.Η ψηφοφορία είναι ένα πατριωτικό καθήκον.
4 yarışmacı yarıştı. oy vermek için program bitene kadar süresiz hak tanındı.4년 연기된 대회로, 런던에서 개최했으며, 투표는 없었다.
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.Dacă votul ar schimba ceva l-ar face ilegal (n.tr. Mark Twain)
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.Hvis valget virkeliggjorde forandring ville de gøre det ulovligt
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.Se votar muda-se alguma coisa eles tornavam-no ilegal.
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.Si le vote changeait quoique ce soit ils l'auraient déjà criminalisé
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.Si votar cambiara algo lo harían ilegal
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.Wenn wahlen etwas ändern könnten wären sie verboten
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.لو كان الإقتراع ليغير أي شئ لجعلوه ضد القانون
Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi, yasadışı ilan edilirdi.それは彼女が100年前に言ってたことだ
Oy vermek için yürüdüğünüz aynı yolu, sizinle buluşmak için yürüyoruz.Los mismos caminos que recorres para votar, recorremos para encontrarte.
Sabahın 6'sından beri... ...insanlar oy vermek için geliyor.Depuis 6 heure du matin, de plus en plus de personnes viennent pour voter.
Sabahın 6'sından beri... ...insanlar oy vermek için geliyor.Ma reggel 6 órától egyre több ember jelenik meg szavazni.
Sabahın 6'sından beri... ...insanlar oy vermek için geliyor.Η ψηφοφορία ξεκίνησε στις 7 το πρωί... και είναι τελείως γεμάτο από ψηφοφόρους.
Sabahın 6'sından beri... ...insanlar oy vermek için geliyor.التصويت بدا عند الساعة 7 صباحا وهو مليء بالمصوتين
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod