Ana içeriğe geç
Sözlük

oy birliğiyle ile cümle

oy birliğiyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Yönetim Kurulu oy birliğiyle CEO olarak onu atamaya karar verdi.The board unanimously decided to appoint her as CEO.
Ortak bir deklarasyon olan “Stockholm Deklarasyonu” oy birliğiyle kabul edildi.A joint declaration, the Stockholm Declaration, was unanimously adopted.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.The council takes decisions by consensus.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Decisions are taken by consensus.
Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.Committees of the Assembly take decisions by a simple majority vote.
Mevcut Cumhurbaşkanı Celal Bayar 1. turda oy birliğiyle yeniden cumhurbaşkanlığına seçildi.The current President Celal Bayar was unanimously re-elected to the presidency in the 1st round.
Bu karar oy birliğiyle verildiği için Anami'nin de bu yönde bir karar verdiği anlaşılmaktadır.The Cabinet operated by unanimous decision, and so this meant that Anami had given in.
Çoğu durumunda kanun yorumlamak nettir ve oy birliğiyle gerçekleşir.In most cases, interpreting the law is relatively clear-cut and the justices decide unanimously.
Bruno Assis'e karşı oy birliğiyle kazandı ama ona bir UFC sözleşmesi kazandırmadı. [1]He won a unanimous decision against Bruno Assis, but the win did not win him a UFC contract.[10]
1939 - Hatay'ın Türkiye'ye katılması oy birliğiyle onaylandı.Hatay wurde 1939 nach einem Referendum an die Türkei angeschlossen.
Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.Entscheidungen trifft der Schulrat über Abstimmungen.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Le Comité prend ses décisions par consensus.
Bu, senatomuzun oy birliğiyle aldığı karardır.Ce que contredit Air Sénégal.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Las decisiones se adoptan por consenso.
Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.El Consejo de Miembros toma sus decisiones por consenso.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.El consejo hace decisiones por voto de mayoría.
Ortak bir deklarasyon olan “Stockholm Deklarasyonu” oy birliğiyle kabul edildi.Una dichiarazione congiunta, la Dichiarazione di Stoccolma, è stata approvata all'unanimità.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Il gruppo decide quindi di mettere ai voti la decisione.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.Было объявлено, что решение принято при обоюдном согласии всех участников коллектива.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.وتهدف مثل هذه الجمعيات إلى التوصل إلى توافق في القرار بين جميع المشاركين.
Mevcut Cumhurbaşkanı İsmet İnönü 1. turda oy birliğiyle tekrar Cumhurbaşkanı seçildi.وفي الوقت نفسه، سحب المرشح المنافس الوحيد ترشيحه قبل الجولة الاولى من التصويت.
Kararlar oy birliğiyle alınır.As decisões acerca de matérias orçamentais são tomadas por unanimidade.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Besluiten worden door middel van consensus genomen.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.De raadkamer doet uitspraak bij wege van beschikking.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.Wszystkie osoby miały uczestniczyć w decyzjach podejmowanych przez stowarzyszenie.
Cumhuriyetçi Parti tarafından oy birliğiyle yeniden başkanlığa aday gösterildi.Z tego powodu został nominowany przez Partię Demokratyczno-Republikańską do ubiegania się o reelekcję.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Rådet fattar beslut med enhällighet.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Avvisning görs genom beslut.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.Föreningen förespråkar dialog med samtliga folkvalda parter.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Комітет приймає свої рішення більшістю голосів.
Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.Shromáždění pak rozhoduje o návrzích výboru.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Deciziile vor fi luate doar prin consens.
Plüton oy birliğiyle seçildi.Alexandra a fost votată în unanimitate.
Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.A bizottságok készítik elő a tanács számára a döntési tervezeteket.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Hallintoasiassa viranomainen tekee kirjallisen päätöksen.
Plüton oy birliğiyle seçildi.Dogen blev valgt ved afstemning.
Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.Udvalgenes sagsområder besluttes af Udvalget for Forretningsordenen.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Rådet fatter beslutning ved konsensus.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.החלטות מתקבלות בהצבעה של כלל חברות הארגון.
4. Bütün ortakların oy birliğiyle karar vermesiyle.6 от Закона за избиране на народни представители.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Odluke Predsjedništva donosile bi se konsenzusom.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Rozhodnutia musia byť prijaté jednomyseľne.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.Valné zhromaždenie prijíma rozhodnutia hlasovaním.
2009 yılında Estonya'nın popüler gazetelerinden Postimees, onu oy birliğiyle "Yılın İnsanı" seçmiştir.V roku 2009 ju najväčší estónsky denník Postimees vyhlásil Osobnosťou roka.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.Įprasti EPSA nariai turi teisę balsuoti visuose asociacijos organizuojamuose balsavimuose.
Kararlar oy birliğiyle alınır.Resolutsioonid võetakse vastu ühehäälselt.
Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.Kodanike maksimaalne osalus valimistel on kõigi erakondade ühine eesmärk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod