oval ile cümle
oval kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kadın neşeli bir şekilde lambayı ovalıyor ve -oh-Sie reibt spielerisch daran und - oh -
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Azért jön, hogy megdörzsöljem a pocakját, mert hiszi, hogy ez szerencsét hoz nekem.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Cậu đến để tôi xoa bụng, bởi vì cậu tin rằng việc này sẽ mang lại cho tôi may mắn.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Dia datang dengan senang, karena dia yakin bahwa akan memberi saya keberuntungan. (tertawa)
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Ele vem para que eu esfregue a barriga, porque acredita que isso dará sorte.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Er kommt, um den Bauch gerieben zu bekommen, denn er glaubt, das wird mir Glück bringen.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Hij komt voor een streling over de buik, omdat hij denkt dat mij dit geluk zal brengen.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Il vient me faire un câlin au ventre, parce qu'il croit que ça va me porter chance
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.항상 배를 문지르러 오죠. 왜냐면 그 아이는 그게 제게 행운을 가져다 줄 거라 믿거든요.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Přichází kvůli pohlazení po břiše, protože věří, že mi to přinese štěstí.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Viene a darme un masaje en la pancita, porque cree que eso me dará suerte.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Viene per farsi accarezzare il pancino perché crede che mi porterà fortuna.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Vine pentru un masaj la burtică, pentru că el crede că îmi va aduce noroc.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Έρχεται για να του τρίψω την κοιλίτσα επειδή έτσι πιστεύει ότι θα μου φέρει γούρι.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Идва за масаж на коремчето, защото вярва, че това ще ми донесе късмет.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.Он приходит, чтобы я погладила его животик, потому что он верит, что это принесет мне удачу.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.הוא בא כדי שאני אשפשף לו את הבטן, כי הוא מאמין שזה יביא לי מזל.
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.يأتي لكي يفرك بطنه لأنه يؤمن بأنه سيمنحني الحظ
Karnını ovalama için geliyor, çünkü bunun bana şans getireceğini düşünüyor.それが私に幸福をもたらせてくれると信じているからです パリクラマを始めた時
Kocam o büyük ofiste çalışıyor. Oval Ofis diyorlar.A férjem egy nagy irodában dolgozik, amit az Ovális Irodának hívnak.
Kuyruksuz maymunların ataları ağaçlarda yaşamıştı. Bizim atalarımız ovalara inmişti.Der Vorfahre der Affen blieb in den Bäumen; unsere Vorfahren zogen ins Flachland um.
Kuzey Amerika'da, ABD'nin kuzeydeki ovalarında,En las llanuras septentrionales de los EE.
Kuzey Amerika'da, ABD'nin kuzeydeki ovalarında,북미에 있는 미국의 북쪽 평원과
Kuzey Amerika'da, ABD'nin kuzeydeki ovalarında,בצפון אמריקה במישורים הצפוניים של ארה"ב
Kuzey Amerika'da, ABD'nin kuzeydeki ovalarında,في شمال امريكا,والسهول الشمالية من الولايات المتحدة
Kuzey Amerika'da, ABD'nin kuzeydeki ovalarında,カナダの南部の平原地帯がある場所に
Orada oylece dikiliyorsunuz ve ovaliyorsunuz hiç bir özelliği olmayan bu cam parcasını.Andate in giro. Quando abbiamo sviluppato Glass, abbiamo pensato di fare qualcosa che liberasse le mani.
Orada oylece dikiliyorsunuz ve ovaliyorsunuz hiç bir özelliği olmayan bu cam parcasını.Drepczemy dookoła. Kiedy pracowaliśmy nad Glass, mieliśmy w zamyśle coś, co uwolniłoby ręce.
Orada oylece dikiliyorsunuz ve ovaliyorsunuz hiç bir özelliği olmayan bu cam parcasını.그냥 돌아다니는 것 뿐이죠. 그래서 글래스를 개발하면서 그런 걸 많이 고민했어요 손을 자유롭게 사용하도록 만들 수 있을까?
Orada oylece dikiliyorsunuz ve ovaliyorsunuz hiç bir özelliği olmayan bu cam parcasını.Te plimbi de colo-colo. Când am imaginat Glass, ne-am gândit ce putem face ca să eliberăm mâinile?
Orada oylece dikiliyorsunuz ve ovaliyorsunuz hiç bir özelliği olmayan bu cam parcasını.Ти ніби вічно смикаєшся. Тож коли ми розробляли Glass, то думали над тим, як звільнити ваші руки.
Orada oylece dikiliyorsunuz ve ovaliyorsunuz hiç bir özelliği olmayan bu cam parcasını.אתה פשוט זז לך סתם מצד לצד. אז כשפיתחנו את הגלאס, חשבנו באמת על, האם ניתן לעשות משהו כדי לשחרר לנו את הידיים?
Orada oylece dikiliyorsunuz ve ovaliyorsunuz hiç bir özelliği olmayan bu cam parcasını.グーグル・グラスの開発では どうすれば手を自由にできるかと いうことを考え抜きました さっきお見せした動画では
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:A Hospodin hovoril Mojžišovi v Arbót-moábe pri Jordáne, naproti Jerichu a riekol:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Di dataran Moab itu, di tepi Sungai Yordan, dekat kota Yerikho, TUHAN memberi kepada Mus
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Domnul a vorbit lui Moise în cîmpia Moabului, lîngă Iordan în faţa Ierihonului. Şi a zis:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Ðức Giê-hô-va phán cùng Môi-se trong đồng Mô-áp gần sông Giô-đanh, đối ngang Giê-ri-cô, mà rằng:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Ðức_Giê - hô-va phán cùng Môi-se trong đồng Mô-áp gần sông Giô-đanh , đối ngang Giê-ri-cô , mà rằng :
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Entonces Jehovah habló a Moisés en las llanuras de Moab, junto al Jordán, frente a Jericó, diciendo
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:És szóla az Úr Mózesnek a Moáb mezõségén, a Jordán mellett, Jerikhó ellenében, mondván:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Il Signore disse a Mosè nelle steppe di Moab presso il Giordano di Gerico
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:In GOSPOD je govoril Mojzesu na poljanah Moabskih pri Jordanu, nasproti Jerihu, rekoč:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Ja Herra puhui Moosekselle Mooabin arolla Jordanin rannalla, Jerikon kohdalla, sanoen:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:여리고 맞은편 요단 가 모압 평지에서 여호와께서 모세에게 일러 가라사대
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:L`Éternel parla à Moïse dans les plaines de Moab, près du Jourdain, vis-à-vis de Jéricho. Il dit:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Mluvil pak Hospodin k Mojžíšovi na rovinách Moábských, při Jordánu naproti Jerichu, řka:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Och HERREN talade till Mose på Moabs hedar, vid Jordan mitt emot Jeriko, och sade:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Og HERREN talede til Moses på Moabs Sletter ved Jordan over for Jeriko og sagde:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Og Herren talte til Moses på Moabs ødemarker ved Jordan, midt imot Jeriko, og sa:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Também disse o Senhor a Moisés, nas planícies de Moabe, junto ao Jordão, na altura de Jericó:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Und der HERR redete mit Mose in dem Gefilde der Moabiter an dem Jordan gegenüber Jericho und sprach:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Και ελαλησε Κυριος προς τον Μωυσην εις τας πεδιαδας Μωαβ παρα τον Ιορδανην κατεναντι της Ιεριχω, λεγων,
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:И сказал Господь Моисею на равнинах Моавитских у Иордана, против Иерихона, говоря:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:Тогава Господ говори на Моисея на моавските полета при Иордан, срещу Ерихон, казвайки:
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:וידבר יהוה אל משה בערבת מואב על ירדן ירחו לאמר׃
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:وكلم الرب موسى في عربات موآب على اردن اريحا قائلا
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:耶 和 華 在 摩 押 平 原 約 但 河 邊 、 耶 利 哥 對 面 曉 諭 摩 西 說
Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:耶和華 在 摩押 平原 約 但 河邊 、 耶利 哥對面 曉諭 摩西說
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlarKeskilänteen ja suurille tasangoille, joiden otaksutaan altistuvan äärimmäselle kuivuudelle,
Ortabatı ve "Büyük Ovalar", sadece birkaç on yıl içinde, bu alanlar중서부 및 대평원이 미국의 먼지폭풍보다 더 심각한