oval ile cümle
oval kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, ellerini birlikte ovaladı.He rubbed his hands together.
Anne hasta çocuğun sırtını ovaladı.The mother rubbed the sick child's back.
Büyük ovalarda hiç çit yoktu.There were no fences on the great plains.
Tom beni yanlış ovalıyor.Tom rubs me the wrong way.
Tom ağrıyan ayağını ovaladı.Tom rubbed his sore feet.
Onları nerede ovaladın?Where did you scrub them?
Oval ofis Beyaz Saray'da.The oval office is in the White House.
Ayaklarımı ovaladım.I rubbed my feet.
Omuzlarımı ovalayabilir mısın?Can you rub my shoulders?
Sırtımı ovalayabilir misin?Can you rub my back?
Habanero biberlerini kestikten sonra gözlerini ovalamamak için dikkatli ol.After cutting habanero peppers, be careful not to rub your eyes.
Cerrah ameliyata başlamadan önce elini dirseklerine kadar iyice ovalayarak yıkadı.The surgeon scrubbed thoroughly up to his elbows before commencing surgery.
Missouri'nin hem dağları hem de ovaları vardır.Missouri has both mountains and plains.
Tom ağrıyan bacağını ovaladı.Tom rubbed his leg in obvious pain.
Ayaklarımı ovalar mısın?Would you mind rubbing my feet?
Yeri ovalamak için çıplak ellerini kullanma.Don't use your bare hands to scrub the floor.
Omuzlarımı ovala.Rub my shoulders.
Türlere bağlı olarak, guavalar yuvarlak veya oval olabilir.Depending on the species, guavas may be round or oval.
Onun oval bir yüzü var.She has an oval face.
Gezegenler oval yörüngeler izler.The planets follow elliptical orbits.
Buraya gel. Arkanı ovalayacağım.Come over here. I'll rub your back.
Ragbi topu ovaldir.A rugby ball is oval.
(Kağıtın bu tipi yüzey gümüş ile ovalandığında ortaya çıkarılabilir, ki bir siyah işaret bırakır.)(This type of paper can be detected by rubbing the surface with silver, which leaves a black mark.)
Meryem'in uzun, oval yüzü ayrıca Pietà yı anımsatır.The long, oval face of Mary is also reminiscent of the Pietà.
Dağlar yükselmeye, Ovalar alçalmaya başladı.They began to pour out of the mountains and take up arms.
Burada büyük eliptik (oval) gökadalar yoktur, büyük gökadaların çoğunluğu sarmaldır.With this belief, heaven became a paradise for many to strive for.
Oval bir vinyet muhtemelen en yaygın örnektir.An oval vignette is probably the most common example.
Bu dar döngüsel bölgeler Jüpiter’in ana auroral ovallarına tekavül etmektedir.These narrow circular regions correspond to Jupiter's main auroral ovals.
Sahne, Oval Ofis'i canlandıracak şekilde tasarlandı.The stage was set up to be reminiscent of the Oval Office.
Evliya Çelebi ise “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar.” demiştir.She replied: "They have gone to gather wood for us in the mountains".
Yayoi Dönemi'nde, ovalarda kalıcı yerleşim, pirinç tarımının daha da popüler olmasıyla büyümüştür.During the Yayoi period, permanent habitation on the plains grew as rice farming became popular.
İki coğrafi alana ayrılır: Dağlık bölgeler ve ovalar.It lies between two mountains, the Rigi (known as Queen of the Mountains) and the Rossberg.
Ovalar ise dağlar arasına yerleşmiş küçük parçalar halindedir.Dwarfs are little men associated with hills and the earth.
1785 yılında Büyük Ovalar'daki Siyu Kızılderilileri de salgından etkilenmiştir.By 1785 the Sioux Indians of the great plains had also been affected.
Bölgenin merkezinde Javorie ve Krupina ovaları uzanmaktadır.The Javorie and Krupina Plain ranges are located in the centre.
Bu zaferden sonra Herakleios Arakses Nehri'ni geçti ve öbür taraftaki ovalarda kamp yaptı.After this victory, Heraclius crossed the Araxes and camped in the plains on the other side.
Böylelikle Kuzey Amerika’daki Kolomb öncesi ovalar ortaya çıkmıştır.It was in pre-Columbian American populations that it was discovered.
Her iki ana oval içindeki bölgeler şafaksal X-ray ışınlarını yayarlar.The regions within both main ovals emit most of auroral X-rays.
Tüysü yapraklar, 7-21 oval yaprakçıktan oluşmuştur.The leaves are pinnate with 7–21 oval leaflets.
Ovalar birbirine boğazlarla bağlanmıştır.They butt heads with one another.
İl yüzölçümünün küçük bir bölümünü ovalar oluşturur.It opens only a small part of the mouth.
Tabloda La Crau ovaları, Montmajour yapısı ve yatay hizasındaki tepelere uzanmaktadır.The painting reflects the La Crau plains set against Montmajour and hills along the horizon.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Bright arcs and spots sporadically appear within the main ovals.
Bu üç ovadan ilçede başka küçük çapta ovalar bulunmaktadır.Inose Inose Inose Inose Inose Inose Inose Inose Inose Inose Inose Inose
Burada genel manzara ovalıktır ama bazı moren ve drumlin tepecikleri de bulunmaktadır.The landscape is mostly flat though there is also some evidence of moraine and drumlins.
Villavicencio Doğu Ovalar Bölgesi'nin en önemli ticaret merkezidir.Wernerville comprises the easternmost portion of the neighbourhood.
Bu devir, geniş lav ovalarının oluşumu ile nitelenir.Marked by the formation of extensive lava plains.
Oval larva şekilleri bulunmaktadır.It has an enlarged oval shape.
Renk olarak yeşile çalan sarı renkte (Kirli yeşil), biçim olarak iri ve ovaldir.It has a green and acuminate (tapering to a long point) shaped spathes, (leaves of the flower bud).
Dağ Hotamış bataklığı ile Karaman ve Çumra ovaları arasındadır.It is situated between Houthem and Berg en Terblijt.
İlin ovaları az, fakat çok verimlidir.The quantity is low but with potential for growth.
Ovalar ve geniş mer’a ve yaylaları vardır.They have large sized beans and leaves.
Yumurtalar oval şekilli, beyaz renkli ve kaba dokuludur.The eggs are oval, white, and coarsely textured.
Bir kenarı oval üçgen şeklindedir.See also wind triangle.
Üzengi kemiği oval pencere adı verilen açıklık üzerine oturur.He can be seen above the oval shaped window.
Yaprakları oval ya da oblong olup 10–15 cm uzunluğundadır.These are racemes that are capitate or oblong, 4 to 15 cm in length.
Bu resmi, Oval Ofis'teki özel masamın üzerindeki duvara astım.And I hung it in my private study just off the Oval Office.
Hayır, ovalim ben.-Uh-uh, I'm round. [laughs]
Afrika ovalarını gördüğümüz gibi sudaki deliklerin nerede olduğunu söyleyemeyiz.We can't tell where are the watering holes like we can on an African plain.
Condi Rice'in brifing kitabının ilk sayfası oluruz, ...Oval Ofisin tam ortasına.We'll be the first page in Condi Rice's briefing book, and right into the Oval Office.