Ana içeriğe geç
Sözlük

otuz dakika ile cümle

otuz dakika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
En kötü ihtimalle sadece otuz dakika geç kalmış olacaksın.You will be delayed for only thirty minutes at worst.
Buradan istasyona yürümemiz otuz dakikamızı alır.It takes us thirty minutes to walk from here to the station.
Sanırım otuz dakika daha beklesek iyi olur.I think we had better wait another thirty minutes.
Otuz dakikadan daha az bir sürede oraya varabilirsiniz.You can get there in less than thirty minutes.
Otuz dakika içinde döneceğim böylece zamanında konserde olacağım.I'll be back in thirty minutes so I'll be in time for the concert.
Otuz dakika içinde geri dönmelisin.You have to come back in 30 minutes.
Her otuz dakikada hareket eder.It leaves every thirty minutes.
"Otobüsler bir saat içinde ne sıklıkta çalışırlar?" "Her otuz dakikada.""How often do the buses run in an hour?" "Every thirty minutes."
Bana günün otuz dakikasını ayırır mısın?Would you mind sparing me thirty minutes of the day?
Uçağımız otuz dakika gecikti.Our plane was about thirty minutes late.
Otuz dakikanın üzerinde bekletildim.I was made to wait for over 30 minutes.
Bir sonraki otobüs otuz dakika sonra geldi.The next bus came thirty minutes later.
Araba ile sadece otuz dakika sürer.It only takes thirty minutes by car.
Her otuz dakikada doğum sancım var.I have labor pains every thirty minutes.
Tren şiddetli kar yağışı yüzünden otuz dakika geç kaldı.The train was thirty minutes late on account of the heavy snow.
Sen geç kaldın. Toplantı otuz dakika önce bitti.You are late. The meeting finished thirty minutes ago.
Tren her otuz dakikada bir çalışır.The train runs every thirty minutes.
Otuz dakika geç döndü.He turned up 30 minutes late.
Onlar otuz dakika sonra bize yetiştiler.They caught up with us half an hour later.
Yaklaşık otuz dakikada geri döndü.She came back in about thirty minutes.
Otuz dakikadır onu bekliyor.She has been waiting for him thirty minutes.
Uçak, otuz dakika gecikmeyle havaalanına varacak.The plane will arrive at the airport thirty minutes late.
Uçak otuz dakika geç geldi.The plane came in 30 minutes late.
Uçak sabah 11.00'de havalandı; planlanandan otuz dakika daha sonra.The plane took off at 11:00 a.m; thirty minutes later than scheduled.
Konuşma otuz dakika sürdü.The speech lasted thirty minutes.
Lütfen otuz dakika bekleyin.Please wait for thirty minutes.
Yaya, otuz dakika içinde ulaşacaksın.On foot, you'll arrive within thirty minutes.
Tom otuz dakika ya da daha az sürede ofisine yürüyebilir.Tom can walk to his office in thirty minutes or less.
Tom otuz dakika şekerleme yaptı.Tom took a nap for thirty minutes.
En fazla, sadece otuz dakika geç kalacaksın.At the most, you'll only be 30 minutes late.
Onlar planlanan zaman çizelgesine göre otuz dakika geç kaldılar.They are thirty minutes late according to the planned timetable.
Buradan kampüse otuz dakikalık bir yürüyüş.It's a fifteen minute walk from here to the campus.
Tren otuz dakika geç kaldı.The train is thirty minutes late.
Toplantının ne zaman başladığını bilmiyorum ama en az otuz dakika önce başladı.I don't know when the meeting started, but it started at least thirty minutes ago.
Otuz dakikadır buradayım.I've been here thirty minutes.
Onu yaklaşık otuz dakika önce duydum.I just heard about it thirty minutes ago.
O kuyrukta otuz dakika durdum.I stood in that line for thirty minutes.
Otuz dakika içinde sana bir araba gönderiyorum.I'm sending a car for you in thirty minutes.
Yaklaşık otuz dakika içinde seni geri arayacağım.I'll call you back in about thirty minutes.
Keşke otuz dakika önce arasaydın.I wish you had called thirty minutes ago.
Ben yaklaşık otuz dakika için dışarı çıkıyorum.I'm going out for about thirty minutes.
Yaklaşık otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in about 30 minutes.
Hâlâ otuz dakikan var.You've still got thirty minutes.
Otuz dakika daha bekleyeceğim.I'll wait thirty more minutes.
Otuz dakikan kaldı.You have thirty minutes left.
Sana otuz dakika vereceğim.I'll give you thirty minutes.
Size otuz dakika vereceğim.I'll give you thirty minutes.
Otuz dakika önce uyandım.I woke up thirty minutes ago.
Otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in 30 minutes.
Otuz dakika geç kaldın.You're thirty minutes late.
Tom otuz dakika bekledi.Tom waited thirty minutes.
İşler başlamadan otuz dakika önce orada olmayı planlıyorum.I plan to be there thirty minutes before things start.
Mary ve diğer kadınlar otuz dakika önce çıktı.Mary and the other women left thirty minutes ago.
Filmin ilk otuz dakikasını kaçırdım.I missed the first thirty minutes of the movie.
Biz programın yaklaşık otuz dakika gerisindeyiz.We're about thirty minutes behind schedule.
Biz programın sadece otuz dakika gerisindeyiz.We're only thirty minutes behind schedule.
Tom yaklaşık otuz dakika içinde burada olacak.Tom will be here in about thirty minutes.
Tom yaklaşık otuz dakika önce buradan ayrıldı.Tom left here about thirty minutes ago.
Film otuz dakika içinde başlıyor.The movie starts in thirty minutes.
Sizin otuz dakika neredeyse doldu.Your thirty minutes are almost up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod