oturmayı ile cümle

oturmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Fakat Sonora bunu kabul etmedikten sonra Nick barda oturmayı tercih eder.それでも引き下がらないジャックに対して、キャランはバーで会うことを伝える。
Şimdi ise kenarda oturmayı tercih ediyorlar.前線で戦うことを好む。
Şimdi ise kenarda oturmayı tercih ediyorlar.他们更希望守株待兔。
"O koltuklarda oturmayın". ekipgazetesi.com.“그 연못에 가거들랑 절대 뒤돌아보지 마라”. 《오마이뉴스》.
Bazen trenlerde oturmayi dusunurumParfois je pense assise dans le train
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz."Be', non saprei, che si sieda?". Allora dico: "OK, insegnamogli a sedersi".
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Erre javaslom, hogy "Tanítsuk meg leülni." És akkor adunk neki valami okot, ami miatt érdemes leülnie.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Eu digo: "Vamos ensiná-lo a sentar." E então damos-lhe uma razão para sentar.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.I-am zis "Hai să-l învăţăm să şadă." Şi apoi îi dăm un motiv ca să şadă."
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Ich sagte: "Lasst uns ihm beibringen, sich zu setzen." Und dann geben wir ihm einen Grund, sich zu setzen.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Ik zei: "Laten we hem leren zitten." En dan geven we hem een reden om te zitten.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Je réponds "Allons lui apprendre à s'assoir." Puis on lui donne une raison de s'assoir.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.전 이렇게 말하죠. "앉는 것을 가르치세요." 그리고 우리는 개에게 앉을 이유를 알려줍니다.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Mówię: "To nauczmy go siadać". I wtedy dajemy mu powód, by siadał.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Y les digo: "Enseñémoslo a sentarse". Y le damos una razón para sentarse.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Είπα, "Ας του μάθουμε να κάθεται". Και στη συνέχεια του δίνουμε ένα λόγο για να κάτσει.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz."Ами, не знам, сигурно да сяда." А аз: "Хайде да го научим да сяда."
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.Я говорю, "Давайте научим его садиться". После чего мы дадим ему основание чтобы он сел.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.אמרתי, "בוא נלמד אותו לשבת." ואז אנחנו נותנים לו סיבה לישיבה לשבת.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.أقول، "دعونا نعلمه الجلوس." ثم نعطيه سبباً للجلوس.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.そして、犬にお座りをする理由を与えます。 第一段階はまるで
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.A él le gustaba sentarse en su regazo porque decía que era demasiado doloroso estar en cama.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Ele gostava de se sentar ao colo dela porque dizia que tinha dores quando ficava deitado na cama.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Em thích ngồi trong lòng bà vì em nói rằng nếu phải tự nằm trên giường thì đau đớn lắm.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Hij zat graag op haar schoot omdat het pijnlijk voor hem was om in bed te liggen.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Îi plăcea să îi stea în braţe pentru că spunea că este dureros pentru el să stea în propriul pat.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.허버트는 할머니 무릎에 앉는 걸 좋아했어요. 왜냐하면 허버트 스스로 침대에 누워있는게 아프다고 했거든요.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Lubił siedzieć jej na kolanach, bo mówił, że leżenie w łóżku jest dla niego zbyt bolesne.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Preferiva sedere nel suo grembo perchè a letto le sofferenze peggioravano.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Rád jí seděl na klíně, říkal, že pro něj bylo bolestivé ležet v posteli.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Rád sedával v jej lone, pretože ako vravel, bolo pre neho bolestivé ležať v posteli.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Szeretett az ölében ülni, mert azt mondta, túl fájdalmas az ágyában feküdnie.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Του άρεσε να κάθεται στην αγκαλιά της γιατί έλεγε πως του ήταν επώδυνο να ξαπλώσει στο κρεβάτι του.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Він любив сидіти в неї на колінах, оскільки він казав, що йому було боляче лежати у своєму ліжку.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.Он любил сидеть у нее на коленях, так как он говорил, что ему больно лежать в своей постели.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.הוא אהב לשבת בחיקה בגלל שהוא אמר שכואב לו לשכב במיטה שלו.
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.كان يحب الجلوس البقاء في حضنها لأنه قال أنه مؤلم بالنسبة له الإستلقاء على فراشه
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.ベッドに横たわるのがとても痛いというからです 祖母がお茶を淹れに立ちあがるときに、私が代わりに彼を
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?Ülve vagy állva akarod hallani?
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?Θα ήθελες να καθίσεις και να ακούσεις ή να είσαι όρθια;
Oturmayı mı, ayakta dinlemeyi mi tercih edersin?هل تريدين سماعي واقفة ام جالسة؟
Ve sessizce oturmayı dene ve onunla birlikte ol, şimdi zihninde,Y trata de sentarte tranquilamente y estar presente con ello.
Ve sessizce oturmayı dene ve onunla birlikte ol, şimdi zihninde,Постарайся сохранять тишину и побыть с этим в своем уме.
İlgili Sayfalar