oturma odası ile cümle

oturma odası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor.접견실 - 실에서 날 기다리고.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Sai benissimo che non c'è nessuno mi aspetta in salotto.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Ştiţi foarte bine nu e nimeni aşteptare pentru mine în salon.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Tiedät aivan hyvin siellä kukaan odottamassa minua oleskelutila.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Tudod nagyon jól van senki várt rám a nappaliba.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Veste, zelo dobro ni nikogar me čaka v dnevni sobi.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Vieš dobre, že nikto na mňa čaká v obývacej izbe.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Víš dobře, že nikdo na mě čeká v obývacím pokoji.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Vous savez bien qu'il n'ya personne m'attendait dans le salon.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Wiesz doskonale, że nikt nie jest czeka na mnie w saloniku.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Ξέρετε πολύ καλά δεν υπάρχει κανένας με περιμένει στο σαλόνι.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Вие добре знаете добре, няма никой ме чака в хол.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Ви прекрасно знаєте, немає нікого чекає мене у вітальню.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor."Вы прекрасно знаете, нет никого ждет меня в гостиную.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor.بانتظاري في غرفة الجلوس.
"Hiç kimse yok, gayet iyi biliyorsun oturma odasında beni bekliyor.それは時まだかろうじて十のときにどのようにそこはだろうか?"
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.Geh an ihm vorbei, vorbei in dein Wohnzimmer.
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.몬스터를 지나 거실로 걸어 들어가세요.
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.Pasen por un lado y entren a su sala de estar.
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.Pojdite mimo njega v dnevno sobo.
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.Projdete kolem něj do obýváku.
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.Teraz omińcie go i przejdźcie do salonu.
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.Пройдите мимо него и зайдите в вашу гостиную.
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.חלפו על פניו. חלפו על פניו לתוך הסלון שלכם
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.تعداه. تعداه إلى غرفة المعيشة الخاصة بك
Kurabiye Canavarı'nı geçin. Geçin ve oturma odasına yönelin.ここでは 目いっぱい想像力を使って
Kuzuyu şişirdim ve oturma odasına koştum.그래서 그걸 불어서 거실로 가지고 달려가서,
Kuzuyu şişirdim ve oturma odasına koştum. Parmağımı uygunsuz bir yerine geçirmişim.Alors je l'ai gonflé et je suis descendu au salon, mon doigt était où il n'aurait pas dû être.
Kuzuyu şişirdim ve oturma odasına koştum. Parmağımı uygunsuz bir yerine geçirmişim.Also, habe ich es aufgeblasen und rannte ins Wohnzimmer, und mein Finger war da, wo er nicht sein sollte,
Kuzuyu şişirdim ve oturma odasına koştum. Parmağımı uygunsuz bir yerine geçirmişim.Dus ik blies het op en rende de kamer in, mijn vinger waar die niet hoorde te zitten.
Kuzuyu şişirdim ve oturma odasına koştum.אז ניפחתי אותה ורצתי לתוך חדר המגורים,
Kuzuyu şişirdim ve oturma odasına koştum.فقمت بنفخه، وركضت إلى غرفة الجلوس،
Kuzuyu şişirdim ve oturma odasına koştum.僕の指は あってはいけない場所にあり
lekesiz katında oturma odası.Čist tleh dnevne sobe.
lekesiz katında oturma odası. Her durumda, hiç kimse ona dikkat.거실의 오점 층. 어떤 경우에는 아무도 그에게 관심을 지불하지 않습니다.
lekesiz katında oturma odası. Her durumda, hiç kimse ona dikkat.ללא רבב של רצפת הסלון. בכל מקרה, אף אחד לא שילם לו כל תשומת לב.
lekesiz katında oturma odası. Her durumda, hiç kimse ona dikkat.نظيفا أرضية غرفة المعيشة. في أي حال ، لا احد يدفع له أي اهتمام.
lekesiz katında oturma odası. Her durumda, hiç kimse ona dikkat.家族はすべてのバイオリンの演奏に巻き込まれました。
lekesiz katında oturma odası.Piano macchia del soggiorno.
O başka ne yapabilirdi? Ve onu oturma odasına. Ben şüpheli çok oda.Τι άλλο θα μπορούσε να κάνει; Και στο σαλόνι της, η οποία ήταν η πολύ δωμάτιο που υποψιάστηκα.
O başka ne yapabilirdi? Ve onu oturma odasına.그녀는 다른 무엇을 할 수 있겠어? 그녀의 거실에, 어떤했습니다
O başka ne yapabilirdi? Ve onu oturma odasına.מה עוד יכלה לעשות? וגם אל חדר המגורים שלה, שהיה
O başka ne yapabilirdi? Ve onu oturma odasına.ماذا يمكن أن تفعل؟ وداخل غرفة الجلوس عليها ، وهذا ما كان
O başka ne yapabilirdi? Ve onu oturma odasına.私が疑わ非常に部屋。
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.De school was in een huis. We zaten met meer dan 100 in een kleine woonkamer.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.La escuela estaba en una casa, más de 100 de nosotras apretadas en una pequeña sala.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.La scuola si trovava in una casa, in più di cento eravamo stipati nel piccolo soggiorno.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.학교는 어느 집 안에 있었는데 100명도 넘는 아이들이 작은 거실에 몰려 들어갔습니다.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.A escola era numa casa e éramos mais de 100, empacotadas numa pequena sala.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Az iskola egy lakóházban volt, több mint százan szorongtunk egy kis nappaliban.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Cái trường ấy trong một căn nhà, hơn 100 đứa chúng tôi chen lấn trong một phòng khách nhỏ hẹp.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.L'école se trouvait dans une maison, on était plus de 100 entassés dans une seule petite salle à manger.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Școala era într-o casă, peste 100 eram îngrămădite într-o mică sufragerie.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Škola bola v rodinnom dome, viac ako 100 z nás natlačených v jednej malej obývačke.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Škola byla v domě, kde se nás víc než sto tísnilo v jednom malém obýváku.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Skolan låg i ett hus, mer än 100 av oss packade i ett litet vardagsrum.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Skolen var i et hus, mere end 100 af os pakket i en lille stue.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Šola je bila v hiši in več kot 100 se nas je drenjalo v eni majhni dnevni sobi.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Szkoła była w domu, ponad setka nas upakowana w małym pokoju.
Okul bir evin içindeydi, 100 kişiden fazla kişi küçük bir oturma odası içinde sıkıştırılmış.Unterrichtet wurden wir in einem Haus, über 100 Mädchen in einem kleinen Wohnzimmer.

İlgili Sayfalar