Tom oturma odasında TV'de spor izliyor.Tom is in the living room, watching sports on TV.
Tom akşam gazetesini okurken sundurmada oturdu.Tom sat on the porch, reading the evening paper.
Tom oturma odasında eski bir film izliyor.Tom is in the living room watching an old movie.
Tom ve Mary her zamanki yerlerinde oturuyordu.Tom and Mary were sitting in their usual places.
Tom ve Mary koltuğun zıt uçlarında oturdular.Tom and Mary sat at opposite ends of the couch.
Oturma odasında hiç kimse yok ama TV açık.Nobody is in the living room, but the TV is on.
Tom her zaman sınıfın arkasında oturur.Tom always sits in the back of the classroom.
Sadece burada oturmak ve seninle konuşmak güzel.It's nice to just sit here and talk with you.
Tom tanımadığı birinin yanında oturdu.Tom sat down next to someone he didn't know.
Bütün yapman gereken burada oturmak ve sessiz olmak.All you have to do is sit here and be quiet.
Tom nereye oturması gerektiğini merak ediyordu.Tom wondered where he was supposed to sit.
Tom bizden üç masa ötede oturuyordu.Tom was sitting three tables away from us.
Tom Mary'nin oturduğu yere doğru yürüdü.Tom walked over to where Mary was sitting.
Tom gitarını çalarken ateşin yanında oturdu.Tom sat near the fire, playing his guitar.
Tom masasında gözleri kapalı oturdu.Tom sat at his desk with his eyes closed.
Tom mümkün olduğu kadar kapıdan uzak oturdu.Tom sat as far from the door as possible.
Yapman gereken tek şey burada oturmak ve izlemek.All you have to do is sit here and watch.
Tom ve Mary yerde oturuyordu.Tom and Mary were sitting on the ground.
Yapman gereken tek şey burada oturmak ve beklemek.All you have to do is sit here and wait.
Tom arabanın kaputunda oturuyordu.Tom was sitting on the hood of the car.
Tom kitap okuyarak kollu koltuğa oturdu.Tom sat in an armchair, reading a book.
Tom Mary'nin yanında yerde oturdu.Tom sat down on the floor next to Mary.
Tom kanepede Mary'nin yanına oturdu.Tom sat down next to Mary on the couch.
Tom ev ödevini yaparken masasına oturdu.Tom sat at his desk doing his homework.
Tom ve Mary yan yana oturuyordu.Tom and Mary were sitting side by side.
Tom motosiklette Mary'nin arkasında oturdu.Tom sat on the motorcycle behind Mary.
Tom kuşları beslerken bir park bankında oturdu.Tom sat on a park bench feeding birds.
Tom Mary'nin yanındaki kanepede oturdu.Tom sat down on the couch beside Mary.
Tom tekrar oturma odasına gitti.Tom walked back into the living room.
Tom bir ağacın altına oturdu, kitap okuyordu.Tom sat under a tree, reading a book.
Tom bagaj kapağı üzerinde Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary on the tailgate.
Tom bar taburelerinden birine oturdu.Tom sat down on one of the barstools.
Tom oturacak bir yer bulmayı başardı.Tom managed to find a place to sit.
Tom Mary'nin yanındaki çimenlerin üzerinde oturdu.Tom sat on the grass next to Mary.
Tom bir kitap okurken bir bankta oturdu.Tom sat on a bench reading a book.
Tom kanepede Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary on the couch.
Tom piyanoda Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next to Mary at the piano.
Tom kızının yanına oturdu.Tom sat down next to his daughter.
Tom masalardan birinde oturdu.Tom sat down at one of the tables.
Tom oturmayan tek kişiydi.Tom was the only one not sitting.
Tom bir sandalye aldı ve oturdu.Tom grabbed a chair and sat down.
Tom oturma odasına baktı.Tom looked into the living room.
Tom boş bir sandalyeye oturdu.Tom sat down on an empty chair.
Tom isteksizce koltuğuna oturdu.Tom reluctantly took his seat.
Tom ve Mary birlikte oturuyorlar.Tom and Mary hang out together.
Tom oturdu ve yemeye başladı.Tom sat down and began eating.
Tom Mary ve John'un arasında oturdu.Tom sat between Mary and John.
Tom sürücü koltuğuna oturdu.Tom hopped in the driver seat.
Tom ve Mary yan yana oturdular.Tom and Mary sat side by side.
Tom tek oturan kişiydi.Tom was the only one sitting.
Tom masasının arkasında oturdu.Tom sat down behind his desk.
Tom, Mary'nin yanında oturuyordu.Tom was sitting beside Mary.
Tom Mary'ye nereye oturacağını söyledi.Tom told Mary where to sit.
Tom yakındaki bir bankta oturdu.Tom sat on a nearby bench.
Oturun ve bir şey için.Sit down and have a drink.
Neredeyse şapkamın üzerine oturdun.You almost sat on my hat.
Tom ilk sırada oturdu.Tom sat in the first row.
Tom ateşin yanında oturdu.Tom sat down by the fire.
Tom ve Mary yakında oturuyorlar.Tom and Mary live nearby.
Tom Mary'nin karşısındaki masada oturdu.Tom sat across the table from Mary.