Ana içeriğe geç
Sözlük

otoriter ile cümle

otoriter kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Doğu Asya'da başarılı olan otoriter yönetimlerin her birisi için başarısız olan bir yönetim bulmak mümkün.Tegenover elk van deze succesvolle autoritaire regeringen in Oost-Azië, kan je wel een mislukking plaatsen.
Doğu Asya'da başarılı olan otoriter yönetimlerin her birisi için başarısız olan bir yönetim bulmak mümkün.Untuk setiap pemerintahan otoriter yang sukses di Asia timur ini, ada kegagalan yang sama.
Doğu Asya'da başarılı olan otoriter yönetimlerin her birisi için başarısız olan bir yönetim bulmak mümkün.Với mỗi sự thành công của chế độ độc tài ở Đông Á, có một thất bại đi cùng.
Doğu Asya'da başarılı olan otoriter yönetimlerin her birisi için başarısız olan bir yönetim bulmak mümkün.Za vsak primer uspešne avtoritarne vlade v Vzhodni Aziji obstaja primer neuspeha.
Doğu Asya'da başarılı olan otoriter yönetimlerin her birisi için başarısız olan bir yönetim bulmak mümkün.על כל אחת מהממשלות הרודניות המוצלחות הללו במזרח אסיה, יש מולה כישלון תואם.
Doğu Asya'da başarılı olan otoriter yönetimlerin her birisi için başarısız olan bir yönetim bulmak mümkün.يتواجد لكل نظام من الأنظمة القمعية الناجحة في دول شرق آسيا, في مقابلها أنظمة قمعية أخرى فاشلة.
Doğu Asya'da başarılı olan otoriter yönetimlerin her birisi için başarısız olan bir yönetim bulmak mümkün.独裁政権と同じくらい 失敗例もあります 韓国に対して北朝鮮は成功していません
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.정적으로 중국은 1당 체제의 독재주의입니다 이는 확실하죠
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Du côté statique, la Chine est un système à parti unique, autoritaire - il n'y a aucun doute à ce sujet.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Em termos de estática, a China é um sistema monopartidário, autoritário, não há dúvidas sobre isso.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Im statischen Sinn ist China ein Einparteiensystem, ohne jede Frage ein autoritäres.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Một cách bảo thủ thì Trung Quốc là hệ thống 1 đảng, độc tài -- không có gì phải thắc mắc về điều nó.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Pod względem statyki, Chiny mają system jednopartyjny, autorytarny - tutaj nie ma żadnych wątpliwości.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Secara statis, Cina merupakan sistem satu partai otoriter -- tidak ada keraguan tentang itu.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Staticamente, la Cina è un sistema a un partito, autoritario - non v'è dubbio.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Statično gledano ima Kitajska enostrankarski, avtoritarni sistem, o tem ni dvoma.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Static vorbind, China e condusă de un singur partid autoritar - asta e clar.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Statikusan Kína egy egypártrendszer, autoritatív -- efelől semmi kétség.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Statisch is China een één-partijsysteem, en autoritair - daar bestaat geen twijfel over.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Statiskt har Kina ett enpartisystem, auktoritärt -- ingen tvekan om saken.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Visto estáticamente, China es un sistema de partido único, autoritario. No hay duda al respecto.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Ze statického pohledu má Čína vládnu jedné, autoritářské strany - o tom není pochyb.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Στατικά, η Κίνα είναι ένα μονοκομματικό σύστημα, αυταρχικό -- δεν τίθεται θέμα επί αυτού.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.Статично погледнато, Китай е с еднопартийна система, авторитарна -- няма две мнения по въпроса.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.С точки зрения статики в Китае, без сомнения, существует однопартийная, авторитарная система.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.מבחינת קיבעון, בסין יש מערכת של מפלגה יחידה, רודנית -- אין ספק בכך.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.الثابت: أن الصين منضوية تحت نظام الحزب الأوحد, نظام إستبدادي -- دون شك.
Durağanlık açısından, Çin tek partili bir sistem, otoriter bir yönetim -- buna şüphe yok.独裁政治であるというのは言うまでもありません 動的には独裁政治からより民主主義の方向へ
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.오래되고 늙은 독재자, 부패 상황들, 우리가 주위에서 봐온 정권들입니다.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.les problèmes de corruption -- les régimes qui nous entourent.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.זקנים, שתלטניים, מצבים מושחתים, משטרים שראינו סביבנו.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.ھرمة واستبدادية، فاسدة، أوضاع-- الأنظمة التي رأيناها حولنا.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.政府の状況は 腐敗しきっていました そしてふとこう思ったのです
Halktan sıradan biri imajı yerine... ...otoriter bir kadın figürü koyabilirsek sorun kalmaz.Ha a feministák vagy közemberek szemében szégyenletesnek tűnik, akkor az teljes csődöt jelent.
Halktan sıradan biri imajı yerine... ...otoriter bir kadın figürü koyabilirsek sorun kalmaz.Si les féministes et les roturiers la trouvent scandaleuse, ce sera un échec total.
Halktan sıradan biri imajı yerine... ...otoriter bir kadın figürü koyabilirsek sorun kalmaz.سينتهي امرنا اذا اعطينا لشخصية مهمة, صفة شعبية, سيعطيها صورة قذرة
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız.""아마도 그런 상황들 대신에 지금 우리가 처해 있는 이런 독재 상황에서 살아야만 할 것 같네요."
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız.""Možná je lepší tento autoritářským režimem, ve kterém žijeme, než tato druhá varianta."
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız.""Možno by sme mali pokračovať pod autoritárskym režimom a ten druhý scenár nechať tak."
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız.""Quizá deberíamos permitir estas situaciones autoritarias y no vernos inmersos en un escenario como ese".
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız.""Talvez devamos viver este tipo de situação autoritária em que estamos, em vez de termos o segundo cenário."
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız."Может, нам лучше жить с авторитаризмом, так, как сейчас, чем по второму сценарию".
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız."Можливо і не варто нічого міняти, натомість змиритись з існуючим режимом аніж миритись з іншим сценарієм.
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız.""אולי כדאי שנחיה עם סוג כזה של מצב דיקטטורי שאנחנו נמצאים בו, מאשר שיהיה לנו התרחיש השני."
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız."أن الأفضلَ لھم أن يتعايشوا مع ھذا الوضع المستبد عوضَ أن يعيشوا السيناريو الآخر.
"İkinci senaryoyu yaşamaktansa belki de içinde bulunduğumuz bu otoriter düzene katlanmalıyız."こうした権威的状況とうまく 付き合っていくほうがよい」と こうした反応もいけなかったのです
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.메리는 아직도 그녀의 오만한 작은 인도 방식으로 물었다.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Maria bertanya, masih dengan cara angkuh India kecilnya.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Maria frågade, fortfarande i sin befallande Little Indian sätt.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Maria fragte, noch in ihrem herrischen kleine indische Weise.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Maria ha chiesto, ancora nel suo imperioso poco indiano.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Maria kysyi, silti hänen ylimielinen Little Indian tavalla.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.María preguntó, aún en su forma imperiosa indiecito.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Maria zapytała, wciąż jej mało władczy sposób Indian.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Marie a demandé, toujours à sa manière impérieuse petit Indien.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Mary hỏi, vẫn còn trong cách Ấn Độ hách của cô ít.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Mary întrebat, încă în mod imperios ei indiene puţin.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Mary kérdezte, még mindig az ő parancsoló kis indiai utat.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Mary perguntou, ainda em sua forma pouco imperiosa indiana.
Mary hala onu otoriter küçük Hint yolu sordu.Mary spurgte, stadig i sin herskesyge lille indisk måde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod