otobüsü ile cümle

otobüsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Изискването е, че автобуса трябва да използва 40% по-малко енергия.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Согласно техзаданию, автобус должен использовать на 40% меньше энергии.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.Суть у тому, що автобус повинен був використовувати на 40% менше енергії.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.ההוראות הם שהאוטובוס צריך לצרוך 40 אחוזים פחות אנרגיה.
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.إيجازاً الحافلة ينبغي ان تستخدم طاقة 40 في المئة أقل .
Öztlemek gerekirse, otobüsün %40 daha az enerji kullanması gerekiyordu.ハイブリッド駆動にしました
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.300 buszt kapcsoltak így össze.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.300대의 버스가 메쉬망을 통해 스마트 단말기와 연결되어 있습니다.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.300 λεωφορεία συνδέθηκαν πλεγματικά με αυτά τα έξυπνα τερματικά.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Au activat reţeaua celulară în 300 de autobuze.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Si resero mesh-enabled 300 bus, che possono parlare con questi terminali intelligenti.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.W sieci kratowej działa tam 300 autobusów.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Ze maakten 300 bussen geschikt voor een vermaasd net en ze spreken via slimme terminals.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Свързали са в меш мрежа 300 автобуса.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.הם שילבו ברשת 300 אוטובוסים, ואפשר לדבר למסופים חכמים
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.فاموا بتركيب شبكة متداخلة شملت 300 حافلة ركاب. ويمكنهم مخاطبة هذه المحطات الذكية
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.話しかけたり眺めたりすれば
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.Het was één van de laatste bussen die Sarajevo verliet en kinderen meenam, zodat zij veilig zouden zijn.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.그 버스는 사라예보를 떠나는 마지막 버스였고 버스와 떠나면 아이들은 안전할수 있었습니다.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.l'un des derniers en partance de Sarajevo emportant des enfants pour les mettre en sécurité.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.שהיה אחד מאחרוני האוטובוסים שעוזב את סרייבו להוציא ילדים החוצה על מנת שיוכלו להיות בטוחים.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.وكانت تلك الحافلة آخر حافلة تغادر سراييفو .. كانت تأخذ الأطفال إلى مكان آمن خارج المدينة.
Saraybosna'dan ayrılacak son otobüslerden biri olan bu otobüsün çocuğunu güvende olacağı bir yere götürecekti.サラエボを出る ほぼ最後の便でした 彼女は母親と一緒に 人ごみをかき分け
Shimabara Peninsula'ya giden Nagasaki Kenei otobüsü.. .
Shimabara Peninsula'ya giden Nagasaki Kenei otobüsü.En el bus Nagasaki Kenei camino hacia la península de Shimabara.
Shimabara Peninsula'ya giden Nagasaki Kenei otobüsü.Pegando o ônibus Nagasaki Kenei rumo à Península de Shimabara.
Shimabara Peninsula'ya giden Nagasaki Kenei otobüsü.Prendre le bus de Nagasaki Kenei à la péninsule de Shimabara.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.여러분도 60년대가 어땠는지 아실 겁니다. 시대에 흐름에 동참하는 사람과 그렇지 않은 사람으로 나뉘던 그런 때였죠.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.După cum ştiţi din anii '60, ori erai în autocar ori nu erai în autocar.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.In de jaren '60, zat je ofwel op de bus of niet.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Jak wiadomo z lat 60-tych, jesteś albo w autobusie, albo poza autobusem.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Maintenant, vous savez que les années 60, soit vous êtes dans le bus ou vous êtes hors du bus.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Nun, ihr wisst aus der 60ern, entweder ist man im Bus oder man ist draussen.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Ora, si sa negli anni '60 o sei sul bus o sei giù dal bus.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.(Risos) Nos anos 60, ou se estava num autocarro, ou fora dele; eu estava lá dentro.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Ustedes saben de los 60, o te subes al bus o no estás en el bus.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Но, как вы знаете, в 60-е, все путешествовали на автобусах.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.Сега, знаете от 60-те, или сте на автобуса, или сте извън него.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.עכשיו, אתם יודעים משנות השישים, או שאתה על האוטובוס או שאתה לא על האוטובוס.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.الآن، تعرفون من الستينات، تكونوا على الباص أو خارج الباص.
Şimdi 60lardan biliyoruz ki otobüsün ya içinde ya da dışındasındır.バスに乗る人か 乗らない人かに分かれます バスに乗るタイプだった私は 37歳で妻とバスに乗り
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.우리 도시의 8000개 버스 중 하나의 블랙박스를 보여드리죠.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Chiamo uno dei nostri 8.000 autobus.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Déjame enseñarte uno de nuestros 8000 autobuses.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Để tôi chuyển anh tới 1 trong 8000 chiếc xe buýt.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Ich zeige Ihnen einen unserer 8.000 Busse.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Ik laat één van onze 8.000 bussen zien.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Mari saya tunjukkan salah satu dari 8.000 bus kami
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Permiteți-mi să vă conectez la unul dintre cele 8000 de autobuze ale orașului.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Popatrzmy na jeden z 8 tys. autobusów.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Prenons un des 8000 bus pour voir.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Ukážu vám obraz z jednoho z našich 8000 autobusů.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Vou levá-lo a um de nossos 8000 autocarros.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Να σας δείξω ένα από τα 8,000 λεωφορεία μας.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Зараз покажу вам один з наших 8000 автобусів.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Нека да хвана един от нашите 8 000 автобуси.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.Я подключу вас к камере одного из 8 тысяч автобусов.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.תן לי להראות לך את אחד מ- 8000 האוטובוסים שלנו.
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.دعني اريك احد باصاتنا ال٨٠٠٠
Size 8.000 otobüsümüzden birini göstermeme izin verin.ライブカメラ映像をご覧下さい 市長

İlgili Sayfalar