Esasında bilimsel bir deney ortaya koymak durumundayız.Мы должны провести какой-нибудь научный эксперимент.
Esasında bilimsel bir deney ortaya koymak durumundayız.אנו למעשה צריכים להמציא ניסוי מדעי.
Esasında bilimsel bir deney ortaya koymak durumundayız.علينا ان نقوم بتأسيس تجربة علمية
Esasında bilimsel bir deney ortaya koymak durumundayız.実験は次のような問題に基づいたものとなります
Her ülke içinde, emisyonlardaki düşüş veya artışların nereden geldiğini ortaya koymaktadır.Daardoor is het ook moeilijk om te begrijpen wat een reductie- of
Her ülke içinde, emisyonlardaki düşüş veya artışların nereden geldiğini ortaya koymaktadır.Inden for de enkelte lande viser rapporten, hvor reduktionerne eller stigningerne i emissionerne stammer fra.
Her ülke içinde, emisyonlardaki düşüş veya artışların nereden geldiğini ortaya koymaktadır.Kjótsky protokol je dôležitý, lebo stanovuje záväzné emisné ciele pre vyspelé krajiny, ktoré ho ratifikovali.
Her ülke içinde, emisyonlardaki düşüş veya artışların nereden geldiğini ortaya koymaktadır.Mostra em cada país de onde vêm os aumentos ou as reduções das emissões.
Her ülke içinde, emisyonlardaki düşüş veya artışların nereden geldiğini ortaya koymaktadır.Opisuje tudi, na katerih področjih v posameznih državah se emisije povečujejo ali zmanjšujejo.
Her ülke içinde, emisyonlardaki düşüş veya artışların nereden geldiğini ortaya koymaktadır.Päästövähennykset voi olla helpompi ymmärtää ajattelemalla niitä kalenterivuoden päivinä. EU15-maiden
Her ülke içinde, emisyonlardaki düşüş veya artışların nereden geldiğini ortaya koymaktadır.Rapporten visar också vilka utsläppsposter som har minskat och ökat i de olika länderna.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Al doilea este să creezi principii care îmi vor transcede preşedenţia.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Deuxièmement, j'aimerais que vous créiez des principes qui transcendrons ma présidence.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Kedua, saya ingin anda menciptakan pedoman yang akan melampaui jabatan presiden saya sendiri.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.두번째로, 나는 당신이 어떤 기본 원칙을 만들었으면 좋겠습니다. 나의 권한을 초월할 만한 원칙 말이에요.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.La segunda, me gustaría que crees principios que trasciendan mi propia presidencia.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Másodsorban, szeretném, ha törvényeket alkotnának, amelyek az én elnökségem után is fennmaradnak.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Po drugie, chcę, żebyś ustanowił zasady, które przekraczałyby mój urząd prezydenta.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Secondo, vorrei che creassi delle norme che andranno al di là della mia presidenza.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak."Segundo, gostaria que criasse princípios "que venham a transcender a minha própria presidência.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Ten tweede, ik wil dat je principes opstelt die mijn presidentschap overleven.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Thứ hai, tôi muốn anh tạo ra các nguyên tắc sẽ trường tồn hơn nhiệm kỳ tổng thống của tôi.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Zadruhé, chtěl bych, abys stanovil zásady, které by překračovaly můj vlastní úřad prezidenta.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Zweitens möchte ich dass Sie Leitlinien ausarbeiten, die meine Präsidentschaft überdauern werden.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Δεύτερον, θέλω να δημιουργήσεις αρχές που θα ξεπεράσουν τη δική μου προεδρία.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Второ, бих искал ти да създадеш принципи, които да се издигат над моето президентство.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.Второе -- cоздай принципы, которые будут работать и после моего президентства.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.שנית, אני רוצה שתנסח עקרונות שיעמדו מעל הנשיאות שלי.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.الثاني، أود أن تَضع مبادئاً تتخطى حتى فترة رئاستي.
İkincisi ise,ilkeler ortaya koymanı istiyorum... ...benim başkanlığımı aşacak.根本理念を作ってほしいのです 私の大統領任期とともに 終わってしまうようなことを
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Alors je voulais trouver quelquechose qui m"était propre.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Aşa că am vrut să vin cu ceva propriu.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Así que yo quería encontrar algo mio.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Così ero alla ricerca di qualcosa di mio.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Deshalb wollte ich mir etwas Eigenes einfallen lassen.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Então eu queria surgir com algo próprio.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Jadi saya ingin menghasilkan sesuatu dari saya sendiri.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.그래서, 저는 제 스스로 뭔가를 찾아내고 싶어했죠.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Nos, valami saját meghatározást kerestem.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Så jeg ville finde på noget selv.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Takže som chcel prísť s niečím vlastným.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Thế là tôi muốn có một định nghĩa của riêng mình.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Zatem chciałem opracować własne kryteria.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Έτσι ήθελα να καταλήξω σε κάτι δικό μου.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Затова исках да измисля нещо сам.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Таким образом я хотел получить свои критерии.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.Тож я хотів дати власне визначення успіху.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.אז רציתי למצוא הגדרה אישית.
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.لذلك أردت أن آتي بشيء على طريقتي الخاصة .
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.南インディアナの小さな農園で育ち
Kokain kullanımı Avrupa’nın uyuşturucu tedavi hizmetleri için yeni sorunlar ortaya koymaktadır.Het cocaïnegebruik stelt de Europese instellingen voor verslavingszorg voor nieuwe uitdagingen.
Kokain kullanımı Avrupa’nın uyuşturucu tedavi hizmetleri için yeni sorunlar ortaya koymaktadır.insbesondere in Osteuropa, nur von einem sehr begrenzten Konsum berichtet wird.
Kokain kullanımı Avrupa’nın uyuşturucu tedavi hizmetleri için yeni sorunlar ortaya koymaktadır.Kokainmissbruket innebär nya utmaningar för behandlingsvården inom EU.
Kokain kullanımı Avrupa’nın uyuşturucu tedavi hizmetleri için yeni sorunlar ortaya koymaktadır.tehokkaiksi osoitettuja korvaus- tai lääkehoitovaihtoehtoja, toisin kuin opioidien käyttäjille.
Kokain kullanımı Avrupa’nın uyuşturucu tedavi hizmetleri için yeni sorunlar ortaya koymaktadır.Uporaba kokaina pred evropske storitve zdravljenja odvisnosti od drog postavlja nove izzive.
Kokain kullanımı Avrupa’nın uyuşturucu tedavi hizmetleri için yeni sorunlar ortaya koymaktadır.zatímco jiné státy, především ve východní Evropě, hlásí užívání jen ve velmi omezené míře.
Kokain kullanımı Avrupa’nın uyuşturucu tedavi hizmetleri için yeni sorunlar ortaya koymaktadır.Η χρήση κοκαΐνη θέτει νέε piροκλήσει για τι ευρωpiαϊκέ θεραpiευτικέ υpiηρεσίε αpiεξάρτηση.
kullanıcıları arasında HIV salgını potansiyelinin sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır.17,1 prípadmi na milión obyvateľov v roku 2006.
kullanıcıları arasında HIV salgını potansiyelinin sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır.Capitolo 7: Malattie infettive e decessi correlati alla droga
kullanıcıları arasında HIV salgını potansiyelinin sürmekte olduğunu ortaya koymaktadır.Estonia (dos regiones, 2005), Lituania (una ciudad, 2006) y Polonia (una ciudad, 2005) (133).