ortamın ile cümle

ortamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Ellos viven en un hábitat de quimiosíntesis.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Ils vivent dans un environnement de chimiosynthèse.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.이 생명체들은 화학 합성을 하는 환경에서 서식합니다.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Ne elävät kemosynteesillä.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Sie leben mit Hilfe von Chemosynthese.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Vivem num ambiente de quimiossíntese.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Vivono in un ambiente di chemosintesi.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Ze leven in een milieu van chemosynthese.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Žijí v chemosyntetickém prostředi.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Żyją w środowisku chemosyntezy.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Вони живуть в середовищі хемосинтезу.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Они живут в среде хемосинтеза.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.Те живеят в среда с хемосинтеза.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.הם חיים בסביבה של כימוסינתזה.
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.والتي تعيش في بيئة كربونية عضوية
Kemosentez ortamında yaşıyorlar.光合成ベースの生態系では
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Als ik aan een gesprek deelneem, moet ik snel typen en erin springen.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Când mă găsesc într-o situație conversațională, trebuie să tastez repede și să răspund imediat.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Egy beszélgetés közben gyorsan kell gépelnem és közbevágnom.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Jeśli chciałbym uczestniczyć w rozmowie, muszę szybko pisać i wtrącać się do dyskusji.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Když jsem uprostřed konverzace, musím psát rychle, abych se do ní zapojil.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Ketika sedang bercakap-cakap, saya harus mengetik cepat dan menceburkan diri.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Khi tôi đang ở trong tình huống đối thoại, tôi cần gõ thật nhanh và bắt kịp câu chuyện.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.대화를 해야 하는 상황이 닥쳤을 때, 제 때에 말을 주고받기 위해서는 타자를 빨리 쳐야 합니다.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Quand je me trouve dans une conversation, je dois taper vite et répondre du tac au tac.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Quando me encontro numa situação de conversa, preciso de teclar depressa e meter-me no meio.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Quando mi trovo a conversare con qualcuno, devo poter scrivere velocemente e intervenire al momento giusto.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Si me encuentro en medio de una conversación, necesito digitar rápido y llegar al momento preciso.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Wenn ich mich in einer Gesprächssituation befinde, muss ich schnell tippen und jederzeit einhaken können.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Όταν βρίσκομαι σε διαλόγο, Πρέπει να δακτυλογραφώ γρήγορα και να αντιδρώ έγκαιρα.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.В ситуация, когато разговарям, трябва да пиша бързо и да реагирам веднага.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.Когда я нахожусь в процессе беседы, Мне нужно набирать быстро, чтобы успевать за другими.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.כשאני מוצא את עצמי במצב של שיחה, אני צריך להקליד מהר ולקפוץ ישר פנימה.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.فعندما اكون في محادثة ما فعلي ان اكتب بسرعة كبيرة لكي اندمج في الحوار
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.どんどんタイプして 話についていかなければなりません 言葉やフレーズを コードをいじって調整するのを
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Cítil jsem se a stále se cítím velmi vzdálen od hlavního proudu lidí.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Czułem się - i nadal się czuję - ogromnie odległy od ludzkiego mainstreamu.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Ich fühlte, und fühle immer noch, eine enorme Distanz zum menschlichen Mainstream.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Ik voelde, en voel nog steeds veel afstand van de menselijke 'mainstream'.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Je ressentais, et je ressens toujours, un grand éloignement par rapport à la normalité.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.저는 사람들과의 거리감을 느낀 적이 있고, 아직도 그런 느낌이 들기도 합니다.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.M-am simțit și încă mă simt foarte departe de restul oamenilor.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Me sentía, y todavía lo siento así, muy apartado de la corriente humana.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Mi sono sentito, e mi sento tuttora, molto distante dalla normalità umana.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Rosszul voltam, és még most is távolinak érzem magam az emberiség főáramlatától.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Sampai sekarang, saya merasa begitu jauh dari arus utama manusia.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Sentia, e ainda sinto, uma grande distância da normalidade humana.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Tôi đã cảm thấy, và vẫn cảm thấy một khoảng cách lớn với phần lớn mọi người.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Αισθανόμουν, και ακόμα αισθάνομαι, πολύ μακριά από την ανθρώπινη καθημερινότητα.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Чувствах и все още чувствам голяма дистанция спрямо човешкия поток.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.Я чувствовал и всё ещё чувствую большую дистанцию с человеческим потоком.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.הרגשתי, אני עדיין מרגיש, ריחוק רב מהזרם המרכזי האנושי.
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.لقد شعرت .. وما زلت اشعر .. بمسافة كبيرة تفصلني عن البشر
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.世間との大きな距離感です ラップトップが手元にないと 不安に感じるようになりました
K Masaüstü Ortamına GirişEen inleiding tot de K Desktop Environment (K bureaubladomgeving)
K Masaüstü Ortamına GirişEine Einführung in das K Desktop Environment - die grafische Benutzeroberfläche für UNIX/Linux
K Masaüstü Ortamına GirişEn introduktion til K- desktopmiljøet
K Masaüstü Ortamına GirişEn introduktion till skrivbordsmiljön KDE
K Masaüstü Ortamına GirişK 데스크톱 환경 소개
K Masaüstü Ortamına GirişUma introdução ao Ambiente de Trabalho K

İlgili Sayfalar