Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Handel oznacza współzależność i wspólny zysk obu grup.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Igennem handlen opstår der afhængighed af hinanden og fordele for begge sider.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Kde je obchod, tam je vzájemná závislost a vzájemný zisk mezi stranami.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.교류를 통해, 성숙한 상호의존을 통해 양자간의 상호이익이 발생하는 것이죠.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Mit Handel herrscht gegenseitige Abhängigkeit und beidseitiges Gewinnen zwischen Gruppen.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Thông qua giao thương, các bên hình thành sự phụ thuộc lẫn nhau và đôi bên cùng có lợi.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Μέσω του εμπορίου υπάρχει αμοιβαία αλληλεξάρτηση και αμοιβαίο όφελος μεταξύ των μελών.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.З торгівлею з"являється взаємозалежність і взаємна вигода між учасниками.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.С търговията, има взаимна зависимост и взаимна печалба между страните.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.Торговые отношения создают взаимозависимость и взаимную выгоду между сторонами.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.עם מסחר, נוצרים תלות הדדית ורווח הדדי בין הצדדים.
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.فأينما توجد التجارة يوجد الترابط و المصالح المشتركة
Ticaretle, ortaklar arasında karşılıklı dayanışma ve ortak kazanç oluşur.相互依存と 相互利益を もたらします さらに 相互利益が存在すると
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGARBEJDSMARKEDETS PARTER OG DEN UAFHÆNGIGE DIALOG MELLEM DISSE
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGARBETSMARKNADENS PARTER OCH DEN AUTONOMASOCIALA DIALOGEN
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGA SZOCIÁLIS PARTNEREK ÉS AZ ÖNÁLLÓ SZOCIÁLISPÁRBESZÉD
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGCOOPERAÇÕES REFORÇADAS
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGDIE VERSTÄRKTE ZUSAMMENARBEIT
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGLE PARTI SOCIALI E IL DIALOGO SOCIALE AUTONOMO
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGLES PARTENAIRES SOCIAUX ET LE DIALOGUE SOCIAL AUTONOME
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGPARTENERII SOCIALI ŞI DIALOGUL SOCIAL AUTONOM
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGPARTNERZY SPOŁECZNI I AUTONOMICZNY DIALOGSPOŁECZNY
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGSOCIÁLNI PARTNERI AAUTONÓMNY SOCIÁLNY DIALÓG
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGSOCIÁLNÍ PARTNEŘI A SAMOSTATNÝSOCIÁLNÍ DIALOG
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGSOCIALNI PARTNERJI IN AVTONOMNI SOCIALNI DIALOG
TOPLUMSAL ORTAKLAR VE ÖZERK SOSYAL DİYALOGTYÖMARKKINAOSAPUOLET JA ITSENÄINEN SOSIAALINENVUOROPUHELU
Tüm ortaklar aynı hak ve yükümlülüklere sahip olup, hiçbirinin özel bir üstünlüğü söz konusu değildir.Los principios esenciales que subyacen a esta labor son:
Tüm ortaklar aynı hak ve yükümlülüklere sahip olup, hiçbirinin özel bir üstünlüğü söz konusu değildir.Официальное утверждение национальной информационной сети по наркотикам
UUIM ve ortaklar böylelikle daha sonraki bir aşamada kaynak arayışında bulunabilecektir.El OND y las entidades asociadas podrán procurarse recursos en una fase posterior.
UUIM ve ortaklar böylelikle daha sonraki bir aşamada kaynak arayışında bulunabilecektir.Чего мы хотели бы добиться?
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.A velünk együtt gondolkodó munkatársak nagyon várják a továbbiakat.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.E i nostri partner in tutta l'Africa ne sono estremamente entusiasti.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Et nos partenaires à travers l'Afrique sont extrement enthousiasmés par tout ça.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.I nasi partnerzy z całej Afryki są niezmiernie entuzjastycznie nastawieni do tego.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.그리고 아프리카 전역에 있는 우리의 파트너들은 이 문제에 대해 아주 열정 적입니다.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Og vores partnere i Afrika er ekstremt entusiastiske omkring dette.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Onze partners over heel Afrika zijn hier uitzonderlijk enthousiast over.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Şi partenerii noştri din Africa sunt extrem de entuziasmaţi din cauza asta.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Unsere Partner in ganz Afrika sind sehr enthusiastisch.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Y nuestros socios alrededor de África están sumamente entusiasmados con esto.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Наши партнёры по всей Африке крайне воодушевлены данной идеей.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.Партньорите ни из цяла Африка са изключително ентусиазирани.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.והשותפים שלנו ברחבי אפריקה מאוד נלהבים לגבי זה.
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.و شركاؤنا في كل إفريقيا يملؤهم الحماس لهذا
Ve Afrika genelindeki ortaklarımız bu konuda son derece hevesli.だれもが自分の国に AIMSセンターを置きたいと思ってます
Ve belki Küba da dörtlü bir ortaklıkta ortaklardan biri olmak istiyor.스페인도 나설지 모릅니다. 어쩌면 쿠바는 4개국의 파트너 협력을 바랄지도 모릅니다.
Ve belki Küba da dörtlü bir ortaklıkta ortaklardan biri olmak istiyor.Poate Cuba doreşte să fie unul din patru parteneri în aranjament.
Ve belki Küba da dörtlü bir ortaklıkta ortaklardan biri olmak istiyor.Y también España. Y quizás Cuba quiere ser uno de los cuatro participantes de esta sociedad.
Ve belki Küba da dörtlü bir ortaklıkta ortaklardan biri olmak istiyor.А также Испания. И, возможно, Куба захочет быть одним из партнёров в четырёхстороннем совместном предприятии.
Ve belki Küba da dörtlü bir ortaklıkta ortaklardan biri olmak istiyor.וגם ספרד. ואולי קובה מעוניינת להיות אחת מהשותפות במיזם בעל ארבע שותפות.
Ve belki Küba da dörtlü bir ortaklıkta ortaklardan biri olmak istiyor.واسبانيا كذلك. وربما تريد ان تكون كوبا واحد من الشركاء في اتجاه وأربعة مشاريع مشتركة.
Ve belki Küba da dörtlü bir ortaklıkta ortaklardan biri olmak istiyor.キューバ自身も4か国による共同事業を望むでしょう では どんな条約にしたらよいでしょうか?
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.E ho pensato che se avessi avuto dei partner ad aiutarmi sarebbe stato grandioso.
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.Et je me suis dit, si j'avais des partenaires pour m'aider cela serait super.
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.I pomyślałam, że jeżeli miałabym współpracowników do pomocy, byłoby świetnie.
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.그리고 저는 만약 저를 도와줄 파트너가 있다면 정말 좋을꺼라고 생각했죠
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.Mi-am spus că dacă aş avea nişte parteneri care să mă ajute în acest demers, ar fi superb.
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.Ook dacht ik: als ik hier wat hulp bij kon krijgen zou dat mooi zijn.
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.Und ich dachte, wenn ich einige Partner hätte, die mir dabei helfen könnte, wäre das großartig.
Ve düşündüm ki, eğer bunu yapmamda bana yardım edecek ortaklarım olursa harika olur.Và tôi nghĩ, nếu tôi có một vài đối tác có thể giúp tôi làm việc này, thì sẽ rất tuyệt.