Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.Τα τελευταία 50 χρόνια ψαρεύουμε στις θάλασσές μας με τον ίδιο τρόπο που απογυμνώνουμε τα δάση.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.Последние 50 лет мы ловили рыбу в морях так же, как вырубали леса.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.През последните 50 години ние ограбваме моретата така, както разчистваме горите.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.ב-50 השנים האחרונות אנו דגים בימות במידה דומה לחיסול יערות.
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.لمدة 50 عام المنصرمة كنا نصطاد من البحار كما إزالة الاشجار من الغابات
Son 50 yıldır ormanları tıraşlama kesermişiz gibi denizlerde balık avlıyoruz.人は海を荒らし続けた 森林を皆伐するように 破壊の規模は計り知れない
Son filmim, tabii ki, yağmur ormanları belgeseli Kesmeyi Durdurun (seyriciler güler) (Sunucu) Onu gördüm.Film terakhirku adalah, tentu saja, dokumenter tentang hutan hujan berjudul Stop Choppin' Aku sudah lihat
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Bene, siamo andati nelle foreste di Singapore e del sud-est asiatico.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Bien, fuímos a los bosques de Singapur y el sudeste asiático.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Chúng tôi đến các khu rừng của Singapore và Đông Nam Á.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.싱가포르와 동남아시아 밀림으로 갔습니다.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Nå, men vi tog ud i skovene i Singapore og Sydøstasien.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Nous sommes allés dans les forêts de Singapour et d'Asie du Sud-Est.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Păi, am fost în pădurile din Singapore şi Asia de Sud-Est.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Pojechaliśmy do lasów Singapuru i Azji.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.We trokken naar de bossen van Singapore en Zuidoost-Azië.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Wir gingen also in die Wälder Singapurs und Südostasiens.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Мы отправились в леса Сингапура и Юго-восточной Азии.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.Така че, отидохме в горите на Сингапур и югоизточна Азия.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.יצאנו ליערות של סינגפור ודרום מזרח אסיה.
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.فذهبنا إلى غابات سنغافورة وجنوب شرق آسيا
Sonra da Singapur ve Güneydoğu Asya'nın ormanlarına gittik.次の映像は初めて公開するものです
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.지금 우리는 지난 3년 동안 100마리가 넘는 코브라를 잡아서, 근처의 숲으로 이동시켜 보냈습니다.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Abbiamo catturato più di 100 Cobra Reali negli ultimi tre anni, e li abbiamo liberati nelle foreste vicine.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Am prins peste 100 de cobre regale în ultimii trei ani, și le-am eliberat în pădurile din apropiere.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Több mint száz királykobrát fogtunk el az elmúlt három év során, majd közeli erdőkbe helyeztük át őket.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Và chúng tôi đã bắt hơn 100 con hổ mang chúa. trong hơn 3 năm qua, và thả chúng vào những khu rừng lân cận.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.W ciągu ostatnich trzech lat schwytaliśmy ponad sto kobr. Przenieśliśmy je do pobliskich lasów.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.За последние три года мы поймали и переместили в близлежащие леса более ста королевских кобр.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Хванали сме повече от 100 кралски кобри през последните три години и сме ги преместили в близките гори.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.אנחנו לכדו למעלה ממאה קוברות מלכותיות במהלך שלושת השנים האחרונות, ואז אנחנו מעבירים אותם ליערות סמוכים.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.وتم قبض اكثر من 100 منها في الثلاث سنوات الأخيرة وتم اطلاق سراحهم في الغابة
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.キングコブラを捕獲しては 森の近くに放してきました しかしこの生物の真の秘密を知るには
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Anh ta nói, "Tôi có thể làm gì để cứu những cánh rừng nhiệt đới?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"A spus: "Ce pot face pentru a salva pădurile tropicale?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Disse "Cosa posso fare per salvare la foresta pluviale?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Ele perguntou: "Que posso fazer para salvar as florestas tropicais?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Er sagte: "Was kann ich tun, um die Regenwälder zu retten?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Hij zei, "Wat kan ik doen om de regenwouden de redden?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Il a dit : "Que puis-je faire pour sauver les forêts tropicales ?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?""열대우림을 살리기 위해 제가 할 수 있는 일이 무엇일까요?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Y me preguntó: "¿Qué puedo hacer para salvar la selva tropical?".
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Zapytał: "Jak mogę pomóc w ochronie lasów deszczowych?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Zeptal se: "Co mohu udělat pro záchranu pralesa?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"И он спросил: "Что я могу сделать, чтобы спасти тропический лес?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"Той попита, "Какво мога да направя, за да защитя тропическите гори?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"הוא אמר, "מה אוכל לעשות כדי להציל את יערות הגשם?"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"بن قال، "ما الذي يمكنني فعله لإنقاذ الغابات؟"
Sordu, "Yağmur ormanlarını kurtarmak için ne yapabilirim?"私は言いました 「仕事は何をしてるの?」
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?Digam-me, o que é que o homem fará quando as florestas desaparecerem e os depósitos de carvão acabarem?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?Dime, ¿qué va a hacer el hombre cuando los bosques desaparezcan, y los depósitos de carbón se agoten?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?Ditemi, cosa farà l'uomo quando le foreste scompariranno, e i depositi di carbone saranno esauriti?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?Dites-moi, que fera l'homme quand les forêts auront disparu, et les gisements de charbon seront épuisés ?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?Hãy nói với tôi, con người sẽ làm gì khi những khu rừng biến mất? và những mỏ than đá cạn kiệt?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?테슬라: 숲이 사라지고, 석탄이 고갈되면 우리 인간은 어떻게 될까요?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?Mit fog tenni az emberiség, amikor az erdők eltűnnek, és a szén tartalékok kimerülnek?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?NT:
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?NT: Spune-mi, ce va face omul când pădurile vor dispărea, și depozitele de cărbuni se vor epuiza.
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?Povedzte mi, čo človek urobí, keď zmiznú lesy a zásoby uhlia sa vyčerpajú?
Söyler misin, insanoğlu ormanlar yok olunca ne yapacak? kömür madenleri tükenince ne yapacak?"Povejte mi, kaj bo storil človek, ko bodo gozdovi izginili, in ko bodo nahajališča premoga izčrpana?"