Solunum organları yoktur.Légzőszerveik nincsenek.
Kadın üreme organları.A női szaporítószervek.
Bazı iç organlarda da bulunurlar.Bevérzések találhatók a belső szerveken is.
Bu canlıların gelişmiş organları yoktur.A rovaroknak semminemű belső szájszervük nincs.
Işık organları karın bölümünün son kısmında bulunur.Ivarmirigyeik a második testszelvényben vannak.
Organlarını bağışlamıştır.Testük nyújtott.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.Minden testüregben és üreges szervben létrejöhet.
İç organları gelişmiştir.Úszóhólyagjuk fejlett.
Vulvadan (pundendum femininum), yani kadın dış genital organlarından vajina ağzını ayırır.A vulvitis a nő külső nemi szerveinek (vulva) gyulladásos állapota.
Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır.A levelek irányából szállítja el az asszimilációs termékeket a növény többi része felé.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Ihmisen organismi tuottaa uuden elinkokonaisuuden vastauksena tähän tarpeeseen.
Bu zaman ve mekanın aşıldığı devirde organlar kompleksi zaman ve mekanın aşılmasıyla alakalıdır.Tänä ajan ja paikan ylittämisen aikakautena tämä elinten kokonaisuus liittyy ajan ja paikan ylittämiseen.
Organlar, avlarını yakalamasına ve savunmaya hizmet ederler.Näitä elimiä lajit käyttävät saaliinsa tainnuttamiseen ja puolustautumiseen.
Yani dişi ve eril organlar aynı ağaç üzerindedir.Emi- ja hedenorkot ovat samassa puussa.
Beşinci kitap karın organlarıyla ilgiliydi.Viidennessä kirjassa käsitellään tapoja saavuttaa toisten miesten vaimojen luottamus.
Transferin bedeli tam olarak açıklanmasa da bazı yayın organlarında 25 Milyon Euro olduğu iddia edildi.Siirtosummaa ei julkaistu, mutta englantilaisten lehtitietojen mukaan se oli noin 24 miljoonaa euroa.
Işık yayan bir organları vardır.Ruumiissa on valoa tuottavia elimiä.
Bu dönemi, organlarda ve bedende yapısal farklılaşma (organogenez) dönemi izler.Tämän jälkeen vesiliuos ja muodostuva orgaaninen faasi erotetaan toisistaan.
Organların kendisi yin, işlevi ise yang'dır.Toiset elimet ovat Yin (varastointi) ja toiset taas Yang (prosessointi).
Işık organları karın bölümünün son kısmında bulunur.Helvin henkilöllisyys paljastui Iijoki-sarjan viimeisissä osissa.
Çeşitli basın organlarında bu oluşumun çocukları kullandığı iddia edilmiştir.Lehtimainoksessa sen todettiin olevan lapsilta kielletty.
Canlı organizmaların organları ölümünden kısa bir süre sonra ayrıştırmaya başlar.Τα σώματα των ζωντανών οργανισμών αρχίζουν να αποσυντίθενται λίγο μετά το θάνατο.
Bu, diğer organlara yetersiz kan gitmesine neden olabilir.Αυτό μπορεί να οδηγήσει σε ανεπαρκή αιμάτωση των υπόλοιπων οργάνων.
İnsanın organizması böyle bir ihtiyaca yanıt olarak yeni bir organlar kompleksi üretmektedir.Ο οργανισμός του ανθρώπου παράγει ένα νέο σύμπλεγμα οργάνων ως απάντηση σε αυτή την ανάγκη.
İşitme organları ön bacaklarında bulunan bir uzantıdadır.Τα όργανα για την ακοή βρίσκονται στις κνήμες των εμπρόσθιων ποδιών τους.
Proletarya iktidarının geçici olağanüstü organları rolünü üstlendiler.Εκτελούσαν τον ρόλο των προσωρινών έκτακτων οργάνων της Προλεταριακής εξουσίας.
Onun kalbi ve iç organları Utrecht'teki "Aziz Martin Katedrali" ne gömülür.Η καρδιά και τα σπλάγχνα του είναι θαμμένα στον Καθεδρικό Ναό του Αγίου Μαρτίνου, στην Ουτρέχτη.
Solunum organları yoktur.Δεν έχει νηκτική κύστη.
Üreme organlarını dıştan sararak onları dış etkilerden korur.Απομάκρυνση αρθρικών επιφανειών των οστών από τη θέση τους.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).Læsionerne kan være smertefulde eller ømme (30 %), og kan forekomme andre steder end på genitalierne (2–7 %).
Organlarını bağışlamıştır.Hans organer blev doneret.
Yunuslar, erkek cinsel organlarını birbirlerine sürterler.Nogle mænd beskadiger selv deres egne kønsorganer.
Türkiye'de yargı yetkisi bağımsız mahkemeler ve yüksek yargı organları tarafından kullanılır.Retsstaten opretholdes gennem magtadskillelsen og de uafhængige domstole.
Söz konusu lanet iç organlara zarar vermektedir.Kapitlet indeholder sygdomme i fordøjelsesorganer.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.Det styrer og kontrollerer ministeriernes og andre statsorganers aktiviteter. keshilliministrave.al
Başlıca karmaşası karaciğer apsesidir, ama başka organlarda da apse yapabilir.Tuberkulose forekommer typisk i lungerne, men kan også angribe andre organer.
Dördüncü Hanedanlık'tan itibaren bazı iç organlar, özel toprak kavanozlarda korundu.Fra og med det fjerde dynasti ble noen deler av kroppen bevart adskilt i egne kanopiske krukker.
Dolayısıyla devlet organları burada yerleşik idi.Offentlige bygninger ble reist her.
Vulva, dış kadın cinsel organlarından oluşur.Vulva er de ytre kjønnsorganer til et individ av hunkjønn.
İç organları dış etkenlere karşı korur.Alle våpen trenger beskyttelse mot ytre påvirkning.
Her iki eşeyde de dış eşey organları iyi gelişmiştir.I begge tilfeller blir avdelingene jevnlig rotert ut.
Işık organları karın bölümünün son kısmında bulunur.Kjønsåpningene sitter på undersiden av fjerde kropssegment.
Kantonlar özgürce kendi temsilcilerini ve temsili organlarını seçme hakkına sahiptir.Ordenssamfunnet fikk også frihet til å velge sin ordenskansler og visekansler.
Avlarını yakalayabilmek için diğer canlılarda rastlanmayan organlara sahiptirler.Disse artene hadde man ikke tilfredsstillende utstyr for å kunne fange.
Bu nedenle, organlar normal şekilde çalışmaz.Karena itu, organ-organ tersebut tidak bekerja secara normal.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).Lesi mungkin nyeri atau perih (30%), dan bisa terjadi di luar kelamin (2–7%).
Proletarya iktidarının geçici olağanüstü organları rolünü üstlendiler.Mereka mengeksekusi peran badan luar biasa provisional dari kekuasaan Proletariat.
Bu durum hayati (en önemli) organların normalde olduğu kadar kan alamaması anlamına gelir.Ini berarti bahwa organ-organ vital (terpenting) tidak mendapatkan suplai darah sebanyak biasanya.
Vulva, dış kadın cinsel organlarından oluşur.Vulva (bahasa Latin: pembungkus, penutup) terdiri dari organ seks wanita eksternal.
Spermler, kancığın üreme organlarında birkaç gün yaşayabilir.Sel sperma dapat bertahan hingga sembilan hari dalam tubuh wanita.
Karaciğer gibi hayati organların doğru çalışmaması halinde de bu durum görülebilir.Ini juga dapat terjadi apabila organ vital, seperti hati, tidak berfungsi dengan baik.
Cinsel olgunluğa, üreme organlarının tümüyle gelişmesi ve gamet üretiminin başlamasıyla ulaşılır.Kematangan seksual dicapai dengan matangnya organ reproduksi dan produksi sel gamet.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Akibatnya, jantung tidak dapat memompa darah secara efektif.
Birincil lenfoid organların değiştirilmesi ya da onların gelişimi olanaksız bir şeydir.Adaptasi fisiologi ada yang bersifat reversibel atau dapat kembali kekondisi awal.
Bu organlarda çoğalıp mikroapseler oluşturabilirler.Tubulin dapat berpolimerisasi membentuk mikrotubulus.
Belgede Lenin Sovyetler Birliği yönetim organlarında değişiklik yapılması gereğini bildirmektedir.Dalam wasiat tersebut, Lenin mengusulkan perubahan-perubahan pada struktur badan-badan pemerintahan Soviet.
Canlı organizmaların organları ölümünden kısa bir süre sonra ayrıştırmaya başlar.Xác chết của các sinh vật bắt đầu phân hủy không lâu sau khi chúng chết.
Ayrıca Putin idarecilerin gücünü azaltıp cumhuriyetlerin yürütme organlarının pozisyonlarını güçlendirmiştir.Hơn nữa, Putin đã củng cố vị trí cơ quan lập pháp của các nước cộng hòa và làm suy yếu cơ quan hành pháp.
Dördüncü Hanedanlık'tan itibaren bazı iç organlar, özel toprak kavanozlarda korundu.Bắt đầu từ triều đại thứ tư, một số bộ phận đã được bảo quản một cách riêng biệt trong các lọ đựng nội tạng.
İç cinsel organlar yardımcı seks bezlerini içerir.Những người nghiện tình dục dùng cả ngày để nghĩ về tình dục.