Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.Toto je příklad - pár postupů, jak vytvořit parenchymatózní orgány.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.Várias estratégias para fabricar órgãos complexos.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.Voici un exemple -- différentes stratégies de création d'organes solides.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.Αυτό είναι ένα παράδειγμα--πολλές στρατηγικές να κατασκευάσεις συμπαγή όργανα.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.Вот пример нескольких стратегий создания цельных органов.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.Това всъщност е един пример... няколко стратегии за проектиране на солидни органи.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.Тут ми бачимо приклад, є різні підходи до вирощування цілісних органів.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.להנדס איברים מוצקים. זו למעשה אחת מהאסטרטגיות. אנחנו משתמשים במדפסת.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.و هذا مثال من استراتيجيات عديدة لهندسة الأعضاء المصمتة.
Bu aslında bir örnek-- içi dolu organların inşaası için pek çok strateji var.これはその一例です 私たちはプリンターを使います
Bu hastalıklar yaşamın ilk beş senesinde ortaya çıkarsa, o organlara kalıcı olarak hasar verirler.초기 다섯살 이내에 그런 감염이 발생하면 그 기관들은 영구적으로 손상됩니다.
Bu hastalıklar yaşamın ilk beş senesinde ortaya çıkarsa, o organlara kalıcı olarak hasar verirler.lungorna och huden - som om de förekommer under de första fem åren i livet permanent skadar dessa organ.
Bu hastalıklar yaşamın ilk beş senesinde ortaya çıkarsa, o organlara kalıcı olarak hasar verirler.Ochorenia úplne zničia tieto orgány pokiaľ sa objavia v prvých piatich rokoch života.
Bu hastalıklar yaşamın ilk beş senesinde ortaya çıkarsa, o organlara kalıcı olarak hasar verirler.ואם הן מתרחשות בחמש השנים הראשונות של החיים, עושים נזק פרמננטי לאיברים אלו.
Bu hastalıklar yaşamın ilk beş senesinde ortaya çıkarsa, o organlara kalıcı olarak hasar verirler.اذا حدثت هذه الأمراض خلال الخمس سنوات الأولى من الحياة تقوم بتدمير هذه الأعضاء بشكل دائم
Bu hastalıklar yaşamın ilk beş senesinde ortaya çıkarsa, o organlara kalıcı olarak hasar verirler.一生涯その器官にダメージを与えるからです 一生に渡って影響が残るのです
Bu insan gerçekliğe, insan organlarına, duyularına, evrene paralel giden parasal sisteme öyle kaptırmış ki!現実と同じ様に 自分自身や内臓、感覚、宇宙 人は、観察を通して物事を捉えるのではなく
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.Acesta e domeniul "pieselor de schimb" biologice, unde înlocuim piesele uzate cu piese noi, naturale.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.Das ist das Gebiet biologischer Ersatzteile, in dem wir abgenutzte Teile durch neue, natürliche ersetzen.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.Este es el campo del reemplazo biológicos de partes gastadas con nuevas, naturales.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.이것은 우리가 손상된 부분을 새로운 것과 알맞는 것으로 교체할 수 있는 생명학의 이식분야가 됩니다.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.To dziedzina biologicznych części zamiennych, gdzie wymieniamy części zużyte na nowe, naturalne.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.Toto je oblast biologických náhradních částí, kde nahrazujeme opotřebované části novými, přirodními.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.Това е областта на биологичните заместители, при които заместваме износени части с нови, естествени.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.Це - сфера біологічної трансплантації, де зношені частини тіла замінюються новими, природними.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.Это - область биологической трансплантации, где отслужившие части замещаются новыми, натуральными.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.זהו השטח של החלפה ביולוגית, היכן שמחליפים חלקים שנשחקו בחדשים, טבעיים.
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.هذا هو مجال البدائل البيولوجية حيث تستبدل العناصر المعطوبة بأخرى طبيعية
Bu kullanılmış organların yeni doğal organlarla değişeceği biolojik değişim denen bir alan.入れ替える バイオ置換術なのである さて 生物学的治療とは
Bu muhteşem organlarınızı...Những cơ quan tuyệt vời tôi đang nói đến
Bu muhteşem organlarınızı...האיברים הנפלאים האלה שעליהם אני מדבר.
Bundan beynim ve diğer organlarım yoruluyordu.levando constantemente à fadiga cerebral e de outros órgãos.
Bundan beynim ve diğer organlarım yoruluyordu.Was zu ständiger Müdigkeit führte.
Bundan beynim ve diğer organlarım yoruluyordu.ひどい眠気のまま学校へ行くことも多かった。
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.그래서 99퍼센트의 사람들이 장기 기증자가 됩니다.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Assim, 99% das pessoas são doadoras de órgãos.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor. Atalet, eylemsizlikDzięki bierności, 99% Austriaków deklaruje chęć oddania narządów.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Daarom is 99 procent van de mensen orgaandonor.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Daher sind 99 Prozent der Leute Organspender.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Derfor, 99 procent af menneskene er organdonerer.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Entonces, el 99% de la gente es donantes de órganos.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Így az emberek 99 százaléka szervdonor.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.În consecinţă, 99 la sută din oameni donează organe.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Karena itu, 99 persennya adalah donor organ.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Par conséquent, 99 % des personnes sont des donneurs d'organes.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Perciò il 99% delle persone sono donatrici di organi.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Vậy nên 99 phần trăm người dân là người hiến nội tạng.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.Поэтому 99 процентов являются донорами органов.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.לכן 99% מהאנשים הם תורמי איברים.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.لذلك، 99 بالمئة من الناس هم متبرعون بالأعضاء.
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor.臓器ドナーです 怠け心 つまり行動を起こさないことです
Bunların hepsi sesi iletir. Kulaklarınız elbette ki özel organlardır ve onlar inanılmazdır.Ovviamente le orecchie sono gli organi specializzati e sono organi incredibili.
Bunların hepsi sesi iletir. Kulaklarınız elbette ki özel organlardır ve onlar inanılmazdır.Sigur, organele specializate sunt urechile, și sunt niște organe extraordinare.
Bunların hepsi sesi iletir. Kulaklarınız elbette ki özel organlardır ve onlar inanılmazdır.Sus oídos, por supuesto, son los órganos especialistas además de ser órganos increíbles.
Bunların hepsi sesi iletir. Kulaklarınız elbette ki özel organlardır ve onlar inanılmazdır.Uszy to wyspecjalizowany i niesamowity narząd.
Bunlar tarafýndan oluþturulan organlar ve ziyaret komiteleri, belli kalite kriterlerini yerine getirmelidir.Ces organes et les comités de visite qu’ils établissent doivent eux-mêmes satisfaire à certaines conditions.
Bunu unutma. Düşünme tarzın, vücudundaki organların sağlığını kritik ölçüde etkileyebilir.Jangan lupa, bahwa cara berpikir Anda mungkin memiliki dampak kritis terhadap kesehatan bagian tubuh lainnya.
Bunu unutma. Düşünme tarzın, vücudundaki organların sağlığını kritik ölçüde etkileyebilir.Non scordare, che il tuo modo di pensare può avere un forte impatto sulla salute o altre parti del corpo.
Bunu unutma. Düşünme tarzın, vücudundaki organların sağlığını kritik ölçüde etkileyebilir.No olvides, que u forma de pensar puede tener un impacto crítico en la salud de otras partes de tu cuerpo.
Bunu unutma. Düşünme tarzın, vücudundaki organların sağlığını kritik ölçüde etkileyebilir.Vergiss nicht, das die eigene Denkweise einen erheblichen Einfluss auf die Gesundheit anderer Körperteile hat.