Sebebi de büyük ihtimal organize olmayan ve kişisel hijyeninin olmaması yüzündendi.Ήταν ένας αινιγματικός χαρακτήρας, λόγω της περίεργης και πιθανώς μη υγιούς προσωπικότητάς του.
Takımı Bermuda Kriket Yönetim Kurulu organize etmektedir.Τον διαχειρίζεται ο οργανισμός Bermuda College.
Bu proteinler DNA'yı kromatin adlı kompakt yapı içinde organize ederler.Disse proteiner organiserer DNA'en i en kompakt struktur kaldet kromatin.
Moskova'da, Körler Spor Federasyonu'nun desteği ile bir Fırsat Eşitliği Turnuvası organize edildi.I Moskva, med hjælp fra de blindes sportsforbund, var en lige muligheder-turnering organiseret.
Diğer Fin halklar kültürel, ekonomik ve siyasi açıdan daha az organize bir seviyedeydi.Andre finske folk havde et meget lavere niveau kulturelle, økonomiske og politiske kapaciteter.
Organizeleşmiş tarih öncesi kültürler günümüz Bulgaristan topraklarında Neolitik Çağ'da gelişmeye başlamıştır.De første organiserede forhistoriske kulturer i de bulgarske områder fremkom i den neolitiske æra.
Çocuk Basın Merkezi ilk olarak 2014'teki Dostluk için Futbol programı çerçevesinde organize edilmişti .Det blev først organiseret under Fodbold for venskab-programmet i 2014.
Görevleri, Arjantin'deki futbol liglerini ve Arjantin millî futbol takımını organize etmektir.Forbundet har ansvaret for den argentinske fodboldliga og Argentinas fodboldlandshold.
Almanya merkezli Öger Tours firmasının desteğiyle organize edilmektedir.Det tjener Tyskland på vegne af Öger Tours.
İlk kez 2005 yılında organize edilmiştir.Det blev første gang arrangeret i 2005.
Ayrıca askere gidecek gençler kendi aralarında organize olup eglence tertip ederler.Arbejdsløse samlet i hæren kan og vil selv.
Tüm organize protestolar yurt dışında sürgünde bulunan kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.Episoden udløste demonstrationer mod udlændinge over hele landet.
Çok iyi organize edilmiş bir askeri birliktir.Det vidner om et velorganiseret samfund.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Siden den gang har legene igen være arrangeret med fire års mellemrum.
O tarihten bu yana her yıl düzenlendi ve günümüzde 22. sezonu organize edildi.Efterskolen har eksisteret siden 1997, og i dag går årgang 22 på efterskolen.
Her iki taraf da toparlanıp yeniden organize olmak için bu fırsatı kolluyordu.Her opstod der et dødvande mens begge sider omgrupperede, genopbyggede og reorganiserede sig.
Kromozomlarda bulunan kromatin proteinleri (histonlar gibi) DNA'yı sıkıştırıp organize ederler.Inde i kromosomerne komprimeres og organiseres DNA'en af kromatinproteiner såsom histon.
Klasörler tarafından organize edilen Favorileri Görüntüleme.Find dig ikke i, hvad politiske emballager dikterer.
WTA'u profesyonel kadın tenisçilerin WTA tarafından organize edilen en seçkin tenis organizasyonudur.WTA Tour er den verdensomspændende tennisturneringsserie for de bedste kvindelige spillere.
Toplantılar Ortak Koordinasyon Grubu tarafından organize edilmektedir.Samarbejdet varetages af et samordningsudvalg.
Ayrıca sivillerin katıldığı bir iç savunma düzeni organize edildi.Dertil var der mandskab fra civilforsvaret med i aktionen.
EPO, 1927 yılından beri bu ligi organize etmektedir.Løbet er blevet arrangert siden 1927.
Program tüm dünyada AGT Communications Group (Rusya) tarafından organize edilir.Den globale arrangøren av programmet er AGT Communications Group (Russland).
Circuit de Spa-Francorchamps pistinde organize edilmektedir.Banen blir av mange sammenlignet med Circuit de Spa-Francorchamps.
1995 yılında kuruluşundan bu yana her yıl ECSS kongresi organize edilmektedir.Det har blitt arrangert årlige kongresser siden stiftelsen av ECSS i 1995.
Çocuk Basın Merkezi ilk olarak 2014'teki Dostluk için Futbol programı çerçevesinde organize edilmişti .Det ble først organisert under Fotball for vennskap-programmet i 2014.
Litvanya'da eğitim politika ve hedeflerini, Bilim ve Eğitim Bakanlığı organize eder.Det litauiske departementet for vitenskap og utdanning foreslår nasjonal utdanningspolitikk og mål.
Şu anda Miletos'ta kazılar Almanya Bochum'daki Ruhr Üniversitesi tarafından organize edilmektedir.I dag er utgravningene organisert av Ruhr-Universität Bochum i Tyskland.
Ortaçağda, bunlar loncalar halinde organize edildi.I middelalderen var de vanligvis organisert i laug.
Dünya Erkekler Hentbol Şampiyonası, 1938 yılından beri organize edilen hentbol turnuvası.Verdensmesterskapet i håndball for menn er blitt arrangert siden 1938.
Örneğin, "bir dosya sisteminin organize edilmesinin kanonik yolu hiyerarşi oluşturmaktır", denebilir.Eller: hva kan man gjøre med en leksikondatabase i mellomtiden».
EPO, 1927 yılından beri bu ligi organize etmektedir.Rittet har blitt arrangert siden 1927.
O tarihten bu yana her yıl düzenlendi ve günümüzde 22. sezonu organize edildi.Siden da har denne dagen vært arrangert årlig den 22. september.
Elektronik spor (diğer adlarıyla e-Spor veya eSpor), organize video oyunu yarışmalarına verilen isim.Et eksempel er E-sport (elektronisk sport), det vil si konkurranser i videospill.
Buna göre, Kilise tam olarak organize olmadan önce, erken Orta Çağ toplumu hoşgörülüydü.I tidlige middelaldersamfunn, før den kristne kirke ble helt organisert, var det tolerante tider.
Moskova'da, Körler Spor Federasyonu'nun desteği ile bir Fırsat Eşitliği Turnuvası organize edildi.Med støtte fra idrettsforbundet for blinde ble en likestillingsturnering organisert i Moskva.
2 tane organize sanayi bölgesi vardır.Distriktet som helhet har bare to industribedrifter.
Görevleri, Arjantin'deki futbol liglerini ve Arjantin millî futbol takımını organize etmektir.Forbundet organiserer den profesjonelle argentinske fotballigaen og Argentinas herrelandslag.
Fakat Naziler iyi organize olmuşlardı.Irakerne var på den annen side godt utstyrt.
Peyo artık kendi işlerini organize ediyordu.Carulli startet da å publisere sine egne verk.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Han satt i Sametingets møtelederskap.
Kuzey Kıbrıs'ta Kadınlar Ligi ilk kez 2007-08 sezonunda organize edildi.De 7 sesongene i Sons of Anarchy ble første gang sendt i perioden 2008–2014.
Bu seferinin daha iyi organize olarak geçeceğini planlamıştı.Håpet var at på denne måten ville de bli behandlet bedre.
İlk kez 2005 yılında organize edilmiştir.Det ble første gang arrangert i 2005.
Romalılar, yılın kalanında güçlerini yeniden organize ettiler ve başarısızlık nedenlerini analiz ettiler.Bangsa Romawi menggunakan sisa tahun untuk mereorganisasi pasukan mereka dan menganalisa penyebab kegagalan.
Circuit de Spa-Francorchamps pistinde organize edilmektedir.Balapan ini digelar di Spa-Francorchamps.
Eylemlerin en büyük ve organize olanı Timișoara'daki idi ve olayların sonunda 3000 kişi tutuklanmıştı.Gerakan mahasiswa yang paling terorganisir terjadi di Timişoara, di mana 3000 ditangkap.
Bunun için, Efrosini, kocasına aristokrat destekçilerinin oluşturduğu grubu organize ederek yardım etmiştir.Dalam hal ini ia dibantu oleh Efrosini, yang telah mengorganisasi sebuah partai pendukung aristokrat.
Şūeişa, Haftalık Shonen Jump derigisini yayınlar ve Japonya'da verilen Tezuka Ödülü'nü organize eder.Shueisha menerbitkan majalah Weekly Shonen Jump dan menyelenggarakan Penghargaan Tezuka di Jepang.
Bu seferinin daha iyi organize olarak geçeceğini planlamıştı.Kali ini ia menujukan prestasi yang lebih baik.
Oyunlar, Avrupa Olimpiyat Komiteleri (EOC) üyesi ülkeler tarafından organize edilmektedir.Diselenggarakan oleh para anggota Komite Olimpiade Eropa (EOC).
Organize olmak her şeydir.Hak asasi manusia menjadi segalanya.
Organize asosyal saldırganlar genellikle ortalamanın üzerinde bir IQ'ya sahiptirler (120>).Seseorang dapat menyandang predikat genius apabila memiliki IQ (intellegence quotient) di atas 140.
Gezi Kulübü: Her yıl düzenlenen gezileri organize eder.Mekepung adalah sebuah acara wisata yang diadakan setiap tahun.
Asya Basketbol Konfederasyonu Şampiyonası, ilk olarak 1960 yılında Manila'da organize edildi.Far Eastern Championship Games pertama diadakan di Manila pada tahun 1913.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Saat itu hanya berada di babak penyisihan grup.
Uzun yıllar gazeteler ve Amaury Spor Organizasyonu (ASO) tarafından birlikte organize edildi.Paris–Nice saat ini diselenggarakan oleh Amaury Sport Organisation (ASO).
Turnuva, oyunun geliştiricisi Valve Corporation tarafından organize edilmektedir.Permainan ini dikembangkan oleh Valve Corporation.
Bu şekilde beliren organize davranışa bazen sürü zekâsı da denmektedir.Bahkan orang serius yang sedang bertingkah laku konyol sering dikatakan badut.
Dünya Güreş Şampiyonası FILA tarafından organize edilmektedir.Seperti Kejuaraan Dunia Catur, kejuaraan ini diselenggarakan oleh FIDE.