oracıkta ile cümle

oracıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Köpek oracıkta öldürüldü.The dog was killed on the spot.
Oracıkta ceketimi yırttım.I tore my jacket on a nail.
Parayı oracıkta ödedi.He paid the money on the spot.
Onlar Tom'u hemen oracıkta tuttu.They hired Tom on the spot.
Tom'a bir kamyon çarpmış ve oracıkta can vermiş.Tom was hit by a truck and died instantly.
Tom oracıkta ölü bulundu.Tom was found dead on the spot.
Mithat oracıkta can verir.Myths to Live By.
Odun taşırken yere yığılıp... ...oracıkta can vermiş.She collapsed while carrying firewood... and passed away.
Onu fotoğrafladıktan sonra ben de oracıkta bir metre ötesinde uyuyakalmışım.And I actually got to sleep within three feet of him, just in the forest, and photograph him.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.There the workers of iniquity are fallen. They are thrust down, and shall not be able to rise.
Oracıkta yenildiler ve horhakıyr bir halde yaptıklarından feragat ettiler.Thus there and then they were vanquished and overthrown, humiliated.
Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.You should have seen the people prostrate like the decayed trunks of date-palm trees.
Onu bulmaya kararlı Irene gece kulübüne gelir ve ikisi oracıkta evlenirler.It'll all be over in a minute."
İsyan edenler oracıkta bir yadigar sarığı açarak kendilerine bayrak dahi yapmışlardı.Die inneren Wälle waren mit dem Aushub der Gräben aufgeschüttet worden und dienten als Wehrgang.
Hemen oracıkta son nefesini verdi, şehid oldu.Elle rend son dernier souffle dans ses bras.
Askerlerin olay yerine geldiklerini gören Grinko, silahını çıkarır ve Kolzak’ı oracıkta vurur.Ciro, cependant, s'attendait à cette réaction, sort une arme et les abat tous les deux.
Askerlerin olay yerine geldiklerini gören Grinko, silahını çıkarır ve Kolzak’ı oracıkta vurur.Il Reichprotecktor, che aveva compreso quel che stava succedendo, estrasse la pistola.
Hemen oracıkta son nefesini verdi, şehid oldu."Затем он испустил последний вздох и умер.
Eritince de kurşun canavarın boğazından içine doğru akmış ve canavar oracıkta ölüvermiş.Strzeliła z łuku do potwora, przez co ten uciekł.
Biff oracıkta yere yığılır.Η σύζευξη γίνεται στο έδαφος.
Voldemort James Potter'ı hemen oracıkta öldürür.Voldemort dræbte James Potter for at få fat i den spæde Harry Potter.
Işığa doğru yaklaşıp bakarken birden patlama meydana gelir ve oracıkta bayılır.Etter at de nærmet seg vuggen så de spedbarnet sikkert og sovende.
Hemen oracıkta son nefesini verdi, şehid oldu.Menjelang napas terakhir dia tetap berucap, Ahuu Sisingamangaraja.
Boynundan vurulan bebek oracıkta can verdi.武蔵の投げた小太刀が首に刺さり絶命。
Hemen oracıkta son nefesini verdi, şehid oldu.最終打席は中西の前に三振し、最後の打者になってしまった。
Paşa, hemen oracıkta abdest tazeler, iki rekât namaz kılar ve "Gelin, ben hazırım" der.嘗監鄉試得二卷,具朝服再拜曰:「二子當大魁天下,吾為朝廷得人賀耳。
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.만약 그 무능한 군의관들 중 하나가 저에게 치료를 중단하라고 말했다면 아마 바로 그 자리에서 그 사람의 목을 찔렀을 것입니다.
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.אם אחד מקציני הרפואה האפסים האלה היה אומר לי להפסיק לטפל, הייתי חותך לו במקום את הגרון.
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.لو أن أحد هؤلاء من الفريق الطبي المبتدئ أخبرني ان أوقف هذه المعاملة , لكنت قد ذبحته في مكانه .
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.そいつの喉元をかき切っただろう
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.(35:13) там пали делающие беззаконие, низринуты и не могут встать.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.(36:13) Déjà tombent ceux qui commettent l`iniquité; Ils sont renversés, et ils ne peuvent se relever.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Ali caídos estão os que praticavam a iniqüidade; estão derrubados, e não se podem levantar.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Ceice fac fărădelegea au şi început să cadă; sînt răsturnaţi, şi nu pot să se mai scoale.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Entonces caerán los que obran iniquidad; serán derribados y no podrán levantarse
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Glej, tam so padli hudodelniki, na tleh ležé in ne morejo vstati!
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.죄악을 행하는 자가 거기 넘어졌으니 엎드러지고 다시 일어날 수 없으리이다
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.La ikke den overmodiges fot komme over mig og ikke de ugudeliges hånd jage mig bort!
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Låt icke de högmodigas fot komma över mig eller de ogudaktigas hand driva mig bort.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Lihatlah, orang yang melakukan kejahatan sudah jatuh, mereka terpelanting dan tak dapat bangun lagi
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Nech neprijde na mňa noha pýchy, a ruka bezbožných nech ma nezaženie!
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Ne támadjon engem a kevélynek lába, és ne üldözzön engem a gonosznak keze.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Niech nie następuje na mię noga pysznych, a ręka niepobożnych niech mię nie uwodzi.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Non mi raggiunga il piede dei superbi, non mi disperda la mano degli empi
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Se, Udådsmændene falder, slås ned, så de ikke kan rejse sig.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.sondern laß sie, die Übeltäter, daselbst fallen, daß sie verstoßen werden und nicht bleiben mögen.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Tại nơi ấy kẻ làm ác sa ngã; Chúng nó bị xô nhào, không thể chổi dậy được.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Tại nơi ấy kẻ làm ác sa_ngã ; Chúng_nó bị xô nhào , không_thể chổi dậy được .
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Zorg toch dat de hoogmoedige geen vat op mij krijgt en de goddeloze mij niet opjaagt.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Εκει επεσον οι εργαται της ανομιας κατεσπρωχθησαν και δεν θελουσι δυνηθη να ανεγερθωσι.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.Там паднаха ония, които вършат беззаконие; Повалиха си и не ще могат да станат.
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.שם נפלו פעלי און דחו ולא יכלו קום׃
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.‎هناك سقط فاعلو الاثم. دحروا فلم يستطيعوا القيام
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.在 那 裡 作 孽 的 人 、 已 經 仆 倒 . 他 們 被 推 倒 、 不 能 再 起 來
Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.在 那 裡 作孽 的 人 、 已 經仆倒 . 他 們被 推倒 、 不 能 再起來
Odun taşırken yere yığılıp... ...oracıkta can vermiş.A căzut când căra lemne de foc... ... şi a murit.
Odun taşırken yere yığılıp... ...oracıkta can vermiş.E' crollata mente portava la legna da ardere... ed č morta all'istante.
Odun taşırken yere yığılıp... ...oracıkta can vermiş.Ela teve um ataque quando carregava lenha... e morreu.
Odun taşırken yere yığılıp... ...oracıkta can vermiş.Elle s'est effondrée pendant qu'elle s'occupait du feu de bois... et elle n'a pas survécu.
Odun taşırken yere yığılıp... ...oracıkta can vermiş.Se desplomó encendiendo el fuego... y murió.

İlgili Sayfalar