Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.Unten zwei Augen und der Sehnerv, der dahinter hinausläuft.
Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.Δύο μάτια στη βάση, οπτικό νεύρο που έχει τη ρίζα του στο πίσω μέρος.
Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.Два глаза в нижней части, оптический нерв, выходящий сзади.
Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.Две очи в дъното, оптичен нерв, излизащ от гърба.
Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.שתי עיניים בתחתית התמונה ועצב הראייה שיוצא מהן מאחור.
Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.العينان في الجزء السفلي، العصب البصري يمتد خارجاً من الخلف.
Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir.大きな鼻がありますが
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.그런데, 밴트 호프는 그의 이론을 [선광]을 이용하여 입증했습니다.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.Mais Van' t Hoff soutenait sa théorie en s'appuyant sur la rotation optique.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.Ma Van't Hoff avvalorò la propria teoria usando la rotazione ottica.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.Nhưng Van't Hoff đã hỗ trợ lý thuyết của mình bằng cách sử dụng quay vòng quang học.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.Pero Van't Hoff sostuvo su teoría usando rotación óptica.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.Van 't Hoff podparł swoja teorię skręcalnością optyczną.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.Van't Hoff sustentava a sua teoria apoiando-se na rotação ótica.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.Но Вант-Гофф подкрепил свою теорию оптическим вращением.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.אך ואן'ט הוף תמך בתיאוריה שלו בעזרת סיבובים אופטיים.
Ama Van't Hoff kuramını optik rotasyon ile destekledi.لكن فانت هوف دعم نظريته باستخدام التناوب البصري
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""Ach, admiraal, dit moet communicatie via zeewegen voorstellen of misschien wel glasvezelkabels."
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""Ah, đô đốc, những điều này chắc là giao tiếp đường biển, hay có lẽ là những sợi cáp quang."
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""Amirale, astea sunt fie căi de comunicație pe mare, fie cabluri de fibră optică."
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""Herr Admiral, das sind wohl Seestraßen der Kommunikation, oder eventuell sind es Faserkabel."
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""아, 제독님, 근데 이건 바다를 통해서만 가능하지요, 혹은 이런건 그저 광섬유 케이블일 뿐이에요."
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""To pewnie morskie szlaki komunikacji, sieć kabli światłowodowych."
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""Адмирал, это, наверно, морские пути сообщения или оптоволоконные кабели".
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar.""Адмірале, то мабуть морські комунікації або волокно-оптичний кабель".
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar."О, адмирале, това трябва да са морски комуникации или са фиброоптични кабели".
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar."אלו בוודאי כבלי תקשורת ימיים או אולי כבלים מסיבים אופטיים"
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar."لابد أن تكون هذه خطوط إتصالات بحرية أو ربما كابلات ألياف بصرية."
"Amiral, bunlar deniz ticaret yolları olmalı, ya da bunlar fiber optik kablolar."それとも光ファイバーケーブル網でしょうか」 違います これはTwitterから見た世界を 図で示したものです
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Ea de asemenea se uită la fibra optică.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Elle étudie aussi les fibres optiques.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Está também a procurar fibras óticas.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.이 렌즈를 낮은 온도에서 처리하는 방법을 배우고 있습니다. 그녀는 광섬유도 연구하고 있죠.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.lensa semacam ini. Dia juga meneliti serat optik.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Przygląda się także włóknom optycznym [światłowody].
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Rovnako sa zaoberá vláknovou optikou.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Sie beschäftigt sich auch mit Glasfasern.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Sta anche considerando le fibre ottiche.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Tambien está investigando sobre fibra óptica.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Ze kijkt ook naar vezeloptica.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Επίσης, μελετάει οπτικές ίνες.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.А также ведёт разработки по волоконной оптике.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.Също изследва оптичните влакна.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.עדשות כאלה. היא גם בוחנת סיבים אופטיים.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.عدسات من هذا النوع. إنها تبحث أيضاً عن ألياف ضوئية.
Aynı zamanda fiber optiklerle de ilgileniyor.これは光ファイバーを持つ海綿動物です
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Al comienzo solo vemos a las hormigas En una especie de interacción con el microscópio de fibra óptica.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.All'inizio vedi semplicemente le formiche "studiare" il microscopio a fibra ottica.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Au début, vous ne voyez que les fourmis qui essaient de jouer avec le microscope.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.I begyndelsen ser man myrerne der på en måde angriber det fiberoptiske mikroskop.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.In het begin zie je alleen de mieren die in de weer zijn met de glasvezelmicroscoop.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.처음에는 그저 개미가 이 현미경으로 달려드는 모습만을 보시게 됩니다.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.La început doar vedeţi furnicile interacţionând parţial cu microscopul cu fibră optică.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Na początku widzimy tylko mrówki zabawiające się z mikroskopem.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Zu beginn sehen sie die Ameisen, wie sie sich ein wenig mit dem Mikroskop beschäftigen.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Вначале вы видите муравьёв, которые очень заинтересованы волоконно-оптическим микроскопом.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.В началото само виждаш как мравките някак се занимават с фиброоптичния микроскоп.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.בהתחלה אתם רואים רק את הנמלים סתם מתעסקות עם מיקרוסקופ הסיב האופטי.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.في البداية أنتم تشاهدون النمل مجرد نوع من التواصل مع الألياف البصرية المجهر.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.接触しているのアリが見えます 巣の中のアリはどれも