Ana içeriğe geç
Sözlük

onur ile cümle

onur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kemerin adı WWE'nin taraftarının adı olan WWE Universe'ün onuruna verilmiştir.Chức vô địch được đặt theo tên của WWE Universe.
İnsan: Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar.Bằng tiếng Việt: Mọi người sinh ra đều được tự do và bình đẳng về nhân phẩm và quyền.
Çünkü sen RAB'be bağlı kalmadın; RAB Tanrı da seni onurlandırmayacak!" dedi.忠信を主とし、己に如かざる者を友とすることなかれ。
Fakat Onur, o kutuda ne olduğunu çok acı bir şekilde öğrenecektir.そうすれば、その箱の中にどんな素晴らしいものが入っているかわかるでしょう。
14 Mart 2007 tarihlerinde, Sendler, Polonya Senatosu tarafından onurlandırıldı.2007年3月14日、センドラーはポーランド上院から表彰された。
Libya'da onun onuruna posta pulu basıldı.リビアには彼の栄誉を称える切手が発行されている。
Kızılderili savaşlarındaki son Onur Madalyası 3. Piyade Alayı'ndan er Oscar Burkard'a verilmiştir.アメリカ第3歩兵連隊の兵卒オスカー・バーカードにインディアン戦争では最後の名誉のメダルが贈られた。
Bu müthiş bir onur.光栄の極みでございます。
Biseksüel Onur Bayrağı, biseksüel topluluk için, 1998 yılında Michael Page tarafından tasarlanmıştır.バイセクシャル・プライド・フラッグはバイセクシャルコミュニティのシンボルとして、1998年に Michael Page によってデザインされた。
Fakat karısı yine de onu onurlu bir şekilde defnetme imkânını bulur.^ ちばてつやの妻が熱心に推挙したという。
Ana madde: Onur Akay diskografisi ^- 原タイトル:Money writes。
Ellis ise sonradan kulüp onursal başkanlığıyla onurlandırıldı.ヴェルナーは後にテニスクラブから、名誉会長に任命された。
1958 yılında, İsrail Onur Ödülü ilk defa bir kuruma verildi.1958年、イスラエル賞受賞。
10 Kasım 2008'de Endonezya'da ulusal kahraman olarak onurlandırıldı.2008年11月10日にはインドネシア国家英雄に選ばれている。
1967 yılında kendisine Manchester Üniversitesi tarafından bir onur doktorası verildi.1967年にはマンチェスター大学から名誉博士号を授与された。
Daha sonra her ikisine de Onur Madalyası verilecekti.両名とも死後名誉勲章を受章した。
Livia'nın gizli arzularından onu mahrum etmekten zevk alır gibi ona verilen tanrısal onurları da veto etti.彼らの不道徳な行為を止めさせるために、アッラーはロトを預言者として送ったとされる。
Burada bulunmaktan ötürü son derece onur duyuyorum.今日ここにいられることを光栄に存じます。
Seslendirme: Bora Onur.善哉は照哉に「お疲れ様。
Üniversitenin kuruluşunda yardım yapan bu 22040 kişinin onuruna üniversite 22040 isimli likör üretti.その資金提供者を記念して、「22040」という名のリキュールが大学の食品化学者達によって特別に製造された。
Rus Akademisi’ne seçildi; pek çok ödül ve madalya ile onurlandırıldı.ロシア科学アカデミーでは、いくつかの賞とメダルを授与している。
Markham, Cambridge ve Leeds Üniversiteleri tarafından onursal rütbelerle ödüllendirildi.マーカムはケンブリッジ大学やリーズ大学から名誉学位を贈られた。
Bu benim için büyük bir onur ve elimden gelini yapacağım" dedi.それは『私に名誉にかけて、神と私の国のために私の義務を果たすために最善を尽くす。
Sadakat ve onura kafayı takmıştır.彼らの不動と忠誠は称賛に値する。
COSATAN, kurucusunun onuruna La Palma'nın adını "Oficina Santiago Humberstone" olarak değiştirdi.コサタンは元の設立者の名を記念しラ・パルマを「サンティアゴ・ハンバーストーン事業所」 (Oficina Santiago Humberstone) と改称した。
ONUR HAMZAOĞLU’NA ^ ETİK AÇIDAN HAMZAOĞLU OLAYI通り魔事件の遺児である輝一に興味を示す。
David, bu onuru son kırk yıl içerisinde alan ikinci Fransız sihirbaz oldu.史上初の2歳フランス四冠馬となった。
Nebula Ödülü (1995), Hugo Ödülü (2003), ve John W. Campbell Onur Ödülü(2006). bunlardan önemli olanlarıdır.小説についての賞を14回受賞しており、ネビュラ賞 (1995)、ヒューゴー賞 (2003)、ジョン・W・キャンベル記念賞 (2006) も受賞している。
Alder'in onuruna, Ay'daki bir kratere Alder adı verilmiştir.彼の功績を称え、月のクレーターにアルダーの名が付された。
Onur Aydın tarafından görüşme yapıldı.栄誉が栄誉に答えた。
1905’te yetmişinci yaşını Beyaz Saray’da Theodore Roosevelt’in onuruna verdiği yemekte kutladı.1905年にはおじに付き添って、ホワイトハウスで行われたセオドア・ルーズベルトのパーティーに出席した。
Adlarının meali "Altın Onur"dur.「ぐんたい呼び」はゴールドが必要。
Şu anda vakfın onursal başkanıdır.彼は現在名誉会長である。
Bunların her ikisi de büyük bir saygı, onur ve kıvançla, ayrıca dostlarla geri dönmüştür.それでいて男達にも分け隔てなく優しく、紳士で、老若男女の尊敬を集めている。
Beyoncé sayısız ödül ve onur elde etti.ヒルツェブルフは多くの賞と栄誉を受けた。
Yaşam boyu başarı için Onursal Altın Ayı Ödülü, Alman görüntü yönetmeni Michael Ballhaus'a verildi.金熊名誉賞はドイツの撮影監督のミヒャエル・バルハウスが受賞した。
2010’da Britanya İmparatorluğu Madalyası (OBE) Memurluğu 'na atanarak onurlandırıldı.2015年、大英帝国勲章(OBE)を授与された。
Rusya Halk Sanatçısı ve Rusya Onur Sanatçısı unvanları ile ödüllendirildi.ロシア人民芸術家は、ロシアの芸術家に与えられる栄誉称号である。
Ama Rüştü Onur, ömrü yetmediği (ö.純情(じゅんじょう)とは、純真で邪心のない心。
Anneler günü, anneleri onurlandıran özel bir gündür.母の日(ははのひ)は、日頃の母の苦労を労り、母への感謝を表す日。
Victoria Üniversitesi'nce Onur Doktorası'na layık görüldü.またビクトリア大学の名誉博士号を受称。
Onur Anıtı (15 Ocak 1931): Bronzdan yapılmıştır.1956年(昭和31年) 1月10日:線路名称制定。
2010 yılında gerçekleştirilen 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nde Onur Ödülü ile ödüllendirildi.2010年第17回OMS戯曲賞大賞を受賞。
2014'teki ölüm zamanında hala bu onuru alabilecek tek kadın çalışanıydı.2014年まで、名誉女流本因坊の資格を持つのは謝依旻のみである。
Seslendirme: Bora Onur.」 賈詡:「諸葛亮善治國。
Düzinelerce ödül ve otuzdan fazla onursal doktora derecesi almıştır.她已经获得了众多的奖项和超过30个荣誉博士学位。
Harden 1926'da şövalye oldu, ve birçok onursal doktora aldı.1926年哈登被封为骑士,并获得了多个名誉博士学位。
1960'lardan itibaren İsrail Hong Kong'a Onursal Konsül göndermektedir.自二十世紀六十年代以來,以色列也開始任命名譽領事到香港。
Rabi hayatı boyunca Nobel ödülünün yanı sıra pek çok onur ödülü de aldı.拉比一生中除了諾貝爾獎外還獲得了許多榮譽。
Akademi 28 üye, 11 ilişkili üye ve 26 onur üyesine sahiptir.),学院目前有28名院士,11名伙伴院士,26名名誉院士。
Bu sınır onursal üyeler için geçerli değildir.這個限制不包含榮譽會員。
Vücudunu terk edebilirsin ama onurunu korumalısın.你只有增强你的能力,才能保护你的朋友。
COSATAN, kurucusunun onuruna La Palma'nın adını "Oficina Santiago Humberstone" olarak değiştirdi.COSATAN将La Palma采石场命名为"Oficina Santiago Humberstone"以纪念其创始者。
Kaşifler elementi Kaliforniya ve Kaliforniya Üniversitesi'nin onuruna kaliforniyum olarak isimlendirdiler.該新元素以加州和加州大學命名。
2012 yılında Kerimova, "İpek Yolu ve İnsani İşbirliği" Şanghay İşbirliği Örgütü Ödülü ile onurlandırıldı.2012年,卡麗莫娃獲上海合作組織頒發「丝绸之路人文合作奖」。
Daha sonra her ikisine de Onur Madalyası verilecekti.他们同时被授予荣誉勋章。
1875 yılında ise Institution of Civil Engineers tarafından onursal üye olarak kabul gördü.1875年,他成為英國土木工程師學會的榮譽會員。
D↑ : Japonya'nın ödül çetelesi üç Onur Ödülü içermektedir.B^ : 日本的四項獲獎中包括了三座榮譽獎。
2:1(üst ikinci sınıf onur derecesi) derecesiyle mezun oldu.获得高级二等学士学位(2:1-degree)。
Fakat karısı yine de onu onurlu bir şekilde defnetme imkânını bulur.深愛著自己的妻子哈庫優,經常無法抗拒她的要求。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod