Onun romanlarının hepsini okumadım.I haven't read all of his novels.
Onun renk zevkini sevmiyorum.I don't like his taste in color.
Ben onun yeni arabasına hayran oluyordum.I was admiring his new car.
Onun gerçek amacını anlayamıyorum.I fail to understand his true aim.
Ben onun iyiliğine güvendim.I relied on his kindness.
Onun diğerlerine davranma tarzını sevmiyorum.I do not like the way he treats others.
Onun başarısını kıskanıyorum.I am envious of his success.
Onun başarısından şüpheliyim.I am doubtful of his success.
Onun dürüstlüğünden güvence duyuyorum.I am assured of his honesty.
Onun açıklaması ile ikna edildim.I was convinced by his explanation.
Ben onun cenaze törenine katıldım.I attended his funeral.
Onun oğullarından hiçbiriyle tanışmadım.I have met neither of his sons.
Onun davranışına katlanamıyorum.I cannot abide his manner.
Onun yerine toplantıya katıldım.I attended the meeting in place of him.
Ben onun adına bir yeni kıyafet aldım.I bought a new dress for her on his behalf.
Onun tavsiyesi üzerine hareket ettim.I acted on his advice.
Ben onun tavsiyesini değerli olarak görüyorum.I regard his advice as valuable.
Onun sessizliğini razı oluş kabul ettim.I interpreted his silence as consent.
Onun ifadesinin doğruluğundan şüphe etmeye başladım.I began to doubt the accuracy of his statement.
Onun telefon numarasını not ettim.I wrote down his phone number.
Onun ulaştığını bana bildiren bir mektup aldım.I received a letter informing me of his arrival.
Onun ani ölüm haberine şaşırdım.I was surprised at the news of his sudden death.
Onun yeteneğine çok inancım yok.I don't have much faith in his ability.
Onun sırrını ortaya çıkarmakla tehdit ettim.I threatened to reveal his secret.
Ben onun sahtekarlığına karşılık veremem.I can't answer for his dishonesty.
Onun kitaplarından çok şey öğrendim.I learned a lot from his books.
Onun kız kardeşinden bir hediye kabul ettim.I accepted a present from his sister.
Ben onun hakkında bir rüya gördüm.I had a dream about him.
Onun hakkında bir hayalim vardı.I had a dream about him.
Onun edepsizliği tarafından şaşırdım.I was taken aback by his rudeness.
Onun kaba tavrından hoşlanmıyorum.I don't like his rude manner.
Onun adının nasıl telaffuz edildiğini bilmiyorum.I don't know how to pronounce his name.
Onu ismen tanıyorum ama aslında onunla hiç konuşmadım.I know him by name but I have never actually spoken to him.
Onun ismini hatırlamıyorum.I don't remember his name.
Ben onun adını bilmiyorum.I don't know his name.
Onun gözlerine baktım.I looked him in the eyes.
Onun kararsızlığı tarafından sinirlendirildim.I was irritated by his indecision.
Onun arkadaşıyım ve öyle kalacağım.I am his friend and will remain so.
Onun yemek kitabının güncelleştirilmiş sürümünü tercih ederim.I prefer the updated version of his cookbook.
Onun hikayesinin gerçekliğinden şüphe ediyorum.I doubt the truth of his story.
Onun konuşmasından derinden etkilendim.I was deeply moved by his speech.
Ben onun konuşma tarzını sevmiyorum.I don't like the way he talks.
Onun konuştuğu her sözü anlamak için öne doğru eğildim.I leaned forward, eager to catch every word he spoke.
Onun konuşmasından çok etkilendim.I was much impressed by his speech.
Ben onun hikayesinden şüphe duyuyorum.I doubt his story.
Ben onun hikayesine inanmıyorum.I don't trust his story.
Ben onun hikayesine inanamıyorum.I can't bring myself to trust his story.
Ben artık onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I cannot stand his arrogance any longer.
Onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I can't stand his arrogance any longer.
Onun iş için uygun olduğunu düşünmüyorum.I don't think he is fit for the job.
Onun sahip olduğu kadar çok param yok.I don't have as much money as he does.
Onun da gidip gitmeyeceğini ona sordum.I asked him if he would go too.
Onun iyi bir öğretmen olduğunu düşünüyorum.I think him a good teacher.
Onun için üzülmemek elimde değil.I can't help feeling sorry for him.
Onunla ilgili iyi bir izlenimim var.I have a high opinion of him.
Onunla ilgili hata bulamıyorum.I cannot find fault with him.
Ben onun için çok üzülüyorum.I feel very sorry for him.
Onun varlığının bilincinde değildi.I was not conscious of her presence.
Onun ne zaman evlendiğini bilmiyorum.I don't know when she got married.
Onun ne zaman gelebileceğini bilmiyorum.I do not know when she can come.