Ana içeriğe geç
Sözlük

onun ile cümle

onun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onunla ilk kez Kyoto'da karşılaştım.It was in Kyoto that I first met her.
Ben onun tavsiyesi sayesinde başarılı oldum.It was thanks to his advice that I succeeded.
Onun uçağı, Narita Havaalanına vardığımda zaten ayrılmıştı.His airplane had already left when I got to Narita Airport.
Hiçbirimiz onun söylediğinin doğru olduğuna inanacak kadar aptal değiliz.None of us is so foolish as to believe that he was telling the truth.
Hiçbirimiz onun fikrine karşı değiliz.None of us are against his idea.
Onun işinden tamamen tatmin olduk.We were thoroughly satisfied with his work.
Biz onun oğullarıyız.We are his sons.
Parkta tesadüfen onunla karşılaştık.We happened to meet her in the park.
Bu akşam onun çocuklarına bakmalıyız.We must look after her children this evening.
Ben onun o zaman ne kadar acımasız olduğunu hayal edemiyordum.I could not image how cruel he was at that time.
Onun için ne zamanım nede param var.I have neither time nor money for that.
Onun kaba davranışına göz yumamam.I just can't overlook his rude behavior.
Onun söylediğini anlamıyorum.I can't make out what he says.
Onunla iletişim kuramam.I can't get touch in with him.
Onun gücüne ihtiyacım var.I need his power.
Onun ne istediğini çıkaramam.I can't make out what he wants.
Onun ne istediğini anlayamıyorum.I can't make out what she wants.
Onun kim olduğu hakkında bir fikrim yoktu.I had no idea who she was.
Onun yeni gömleğinin mavi kot pantolonu ile gideceğini bilmiyorum.I don't know if her new shirt will go with her blue jeans.
Onun korumasından sorumluyum.I am responsible for her protection.
Lütfen onun hakkında bana bildirin.Please let me know about it.
Hatamın onun dikkatinden kaçacağını umuyorum.I hope my mistake will escape his notice.
Bence, bu onun hatasıydı.To my mind, it was his mistake.
Ben başarımı onun yardımına borçluyum.I owe my success to his help.
Başarımı onun yardımına borçluyum.I owe my success to her assistance.
Büyükbabam o gece onun son nefesini verdi.My grandfather breathed his last on that night.
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru.I think what he said is true in a sense.
Onun yeteneğine hayran olmamak elimde değil.I can't help admiring his talent.
Onun telefon aramasını bekliyorum.I'm waiting for his telephone call.
Onun yurt dışı yatırımlarda çok deneyimli olduğunu duydum.I heard that he was very experienced in overseas investments.
Onların onun etrafını çevirdiğini gördüm.I saw them surrounding him.
Onun gitmesine izin veriyorum.I let him go.
Onun güzel olduğunu düşündüm.I thought she was pretty.
Bu masayı onun için alacağım.I'll buy this desk for him.
Onun mektubunu hemen yanıtlamayı planlıyorum.I plan to reply to his letter right away.
Onun sözleriyle cesaretlendirildim.I was encouraged by his words.
Onunla önceki gün tanıştım.I met him on the previous day.
Bazen onun içine biraz tuz koyarım.I sometimes put a little salt in it.
Onunla bir yerde karşılaşmış olabilirim.I may have met her somewhere.
Onun çalışmalarından hiçbirini görmedim.I have seen neither of his works.
Onunla henüz bağlantı kuramıyorum.I can't get in touch with him yet.
Onun evini bulmada zorluk çekmedim.I had no difficulty in finding his house.
Ne yapılacağını bilemeyince onun tavsiyesini istedim.Not knowing what to do, I asked him for advice.
Onunla defalarca karşılaştım.I have met him many times.
Onun bürosunu tekrar tekrar aradım fakat kimse cevap vermedi.I called his office again and again, but no one answered.
Onun nasıl olduğunu tam olarak bilmiyorum.I don't quite know how it happened.
Dün gece onunla tanıştım.I got acquainted with him last night.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Arabamı onunkiyle karşılaştırdım.I compared my car with his.
Onunla ilk kez karşılaştım.I met him for the first time.
Onunla ilk tanıştığımız yer olan Kobe'ye gittim.I went to Kobe, where I first met her.
Kalabalıkta onun görüntüsünü kaybettim.I lost sight of her in the crowd.
Kitabı kütüphaneden ödünç aldım ama henüz onun çoğunu okumadım.I borrowed the book from the library, but I haven't read much of it yet.
Onunla birkaç kez karşılaştım.I met him several times.
Onun adını yüksek sesle seslendim ama o arkasına bile bakmadı.I called his name loudly, but he didn't even look back.
Ben onun yerini alacak birini aradım.I looked for someone to take her place.
Ben onun günlüğümün arkasındaki adresini karaladım.I scribbled down his address in the back of my diary.
Ben onun hasta olduğunu düşündüm.I thought he was sick.
Onun odaya girdiğini gördüm.I saw him enter the room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod