Ana içeriğe geç
Sözlük

onun ile cümle

onun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun dürüst bir adam olduğunu bir bakışta bildim.I knew at a glance that he was an honest man.
Onunla istasyonun oradaki kahvecide karşılaştım.I met her in a coffee shop near the station.
Onunla istasyonun oradaki kahvecide buluştum.I met her in a coffee shop near the station.
Onunla istasyonun yakınındaki bir kafede tanıştım.I met her in a coffee shop near the station.
Onun evini bulmada zorluk çekmedim.I had no difficulty in finding his house.
Ne yapılacağını bilemeyince onun tavsiyesini istedim.Not knowing what to do, I asked him for advice.
Onunla defalarca karşılaştım.I have met him many times.
Onun bürosunu tekrar tekrar aradım fakat kimse cevap vermedi.I called his office again and again, but no one answered.
Evime giderken onunla karşılaştım.I met her on my way home.
Gelirken merdivenlerde onunla karşılaştım.I met him on the stairs as I was coming up.
Okuldan eve giderken onunla karşılaştım.I met him on my way home from school.
Yanlışlıkla onun şemsiyesini getirdim.I have brought his umbrella by mistake.
Yanlışlıkla onun şemsiyesini aldım.I took his umbrella by mistake.
Evime giderken onun evine uğrayacağım.I'm going to drop in at his house on my way home.
Fark edilmeden onun arkasından geçtim.I passed behind him without being noticed.
Onunla geçen yıl tanıştım.I got acquainted with him last year.
Otobüs durağında onunla kazara karşılaştım.I met her by accident at the bus stop.
Ben onunla şans eseri tanıştım.I met him by chance.
Onunla tesadüfen istasyonda tanıştık.I met her at the station by accident.
Onunla tesadüfen istasyonda karşılaştım.I met her at the station by accident.
Onun nasıl olduğunu tam olarak bilmiyorum.I don't quite know how it happened.
Anahtarı unuttum ve onun için geri gittim.I forgot the key and went back for it.
Bu sabah onunla erken karşılaştım.I met him early this morning.
Ben şimdi onun adını hatırlayamıyorum.I can't think of his name just now.
Şu anda onun ismini hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
Şu anda onun adını hatırlayamıyorum.I can't recall her name at the moment.
Bay Saito'yu simaen biliyorum ama henüz onunla tanışmadım.I know Mr. Saito by sight, but I haven't met him yet.
Dün havalanında tesadüfen onunla karşılaştım.I met him by accident at the airport yesterday.
Ben onunla ilk defa dün karşılaştım.I met him yesterday for the first time.
Onunla dün tanıştım.I met him yesterday.
Dün onun mektubunu aldım.I received her letter yesterday.
Ben geçen yıl onunla bir partide tanıştırıldığımı hatırlıyorum.I remember being introduced to him at a party last year.
Dün gece onunla tanıştım.I got acquainted with him last night.
Derhal onun adını düşünmek zorundayım.I have to think of her name at once.
Beni çok sıkan onun öyküsüydü.It was his narrative that bored me to death.
Ben hariç, birinin onun adını şimdi hatırlayıp hatırlayamayacağından kuşkuluyum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Onun adını şimdi benden başka hatırlayan var mıdır, şüpheliyim.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Onun adını şu an benden başka hatırlayan olduğunu sanmıyorum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Onun adresini kağıda kaydettim.I put down his address on paper.
Bir kağıt parçasına onun telefon numarasını not aldım.I wrote down his phone number on a scrap of paper.
Onun telefon numarasını bir kâğıt parçasına yazdım.I wrote down his phone number on a scrap of paper.
Zaman zaman okulda onunla karşılaşırım.I meet him at school now and then.
Ben, zaman zaman onunla kulüpte karşılaşırım.I meet him at the club from time to time.
Ben zaman zaman onunla karşılaşırım.I meet him from time to time.
Bazen onunla tenis oynarım.I sometimes play tennis with her.
Ara sıra onunla okulda karşılaşırım.I meet her at school now and then.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Arabamı onunkiyle karşılaştırdım.I compared my car with his.
Onun yardımı karşılığında ona bir içki ısmarladım.I bought him a drink in return for his help.
Haftada bir kez onunla buluşurum.I meet her once a week.
Onunla ilk kez karşılaştım.I met him for the first time.
Ben tanıtım için onunla rekabet etmek zorunda kaldım.I had to compete with him for promotion.
Onun ağladığını fark ettiğimde yemek yemeye başladım.I had hardly started to eat when I noticed that she was crying.
Yeni planım hakkında onunla tartıştım.I argued with him about the new plan.
Gazetede onun hakkında okudum.I read about him in the newspaper.
Onunla ilk tanıştığımız yer olan Kobe'ye gittim.I went to Kobe, where I first met her.
Kalabalıkta onun görüntüsünü kaybettim.I lost sight of her in the crowd.
Kitabı kütüphaneden ödünç aldım ama henüz onun çoğunu okumadım.I borrowed the book from the library, but I haven't read much of it yet.
Onunla birkaç kez karşılaştım.I met him several times.
Birkaç yıl önce onunla tanışmış olduğumu unutmuşum.I had forgotten that I had met her several years ago.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod