Terfi etmem onun kararına bağlı.My promotion hangs on his decision.
Benim inancım onun başarılı olacağıdır.My belief is that he will succeed.
Ben başarımı onun yardımına borçluyum.I owe my success to his help.
Başarımı onun yardımına borçluyum.I owe my success to her assistance.
Büyükbabam o gece onun son nefesini verdi.My grandfather breathed his last on that night.
Benim ilk izlenimim onun anlayışlı bir politikacı olduğu yönünde.My first impression was that he was a tactful politician.
Bütün bildiklerim, onun Çin'den gelmesidir.All I know is that he came from China.
Bildiğim kadarıyla onun söylediği doğru.So far as I know what he has said is true.
Bildiğim kadarıyla onun planında yanlış bir şey yok.As far as I know, there is nothing wrong with his plan.
Bildiğim kadarıyla, onun skandalla bir ilgisi yok.As far as I know, she has nothing to do with that scandal.
Onunla ilgili ilk izlenimimin doğru olduğu ortaya çıktı.My first impression of him proved to be correct.
Benim odam onunkinden 2 kat daha büyük.My room is twice as big as his.
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Benim adım ve adresim onun üstündedir.My name and address are on it.
Ebeveynlerim onun arkadaşını tanıyorlar.My parents are familiar with her friend.
Ben onun harika güzelliğini reddedecek kadar aptal değilim.I am not so stupid as to deny its great beauty.
Burada onunla kalmanı istiyorum.I want you to stay here with her.
Onunla asla aynı fikirde değilim.I never agree with him.
Onun faturayı ödemesine itiraz ettim.I objected to his paying the bill.
Onun bu işi bu kadar kısa bir süre içinde bitirebileceğini ummuyorduk.We did not expect him to finish the task in so short a time.
O, zengin olduğu için onunla evlenmedim.I didn't marry him because he is rich.
Onun ölü olduğu gerçeğini kabul edemem.I cannot accept the fact that he is dead.
Onun bize yardım edeceğini düşünmedim.I did not think that he would help us.
Onunla pulları değiştirdim.I exchanged stamps with him.
Onun nerede olduğunu sordum.I asked where he had been.
Ben onun duygularını incitmiş olabilirim.I may have hurt his feelings.
Onun söylediğinin bir bakıma doğru olduğunu düşünüyorum.I think what he said is true in a sense.
Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru.I think what he said is true in a sense.
Onun yeteneğine hayran olmamak elimde değil.I can't help admiring his talent.
Onun telefon aramasını bekliyorum.I'm waiting for his telephone call.
Onun yurt dışı yatırımlarda çok deneyimli olduğunu duydum.I heard that he was very experienced in overseas investments.
Onların onun etrafını çevirdiğini gördüm.I saw them surrounding him.
Onun gitmesine izin veriyorum.I let him go.
Onun güzel olduğunu düşündüm.I thought she was pretty.
Birincilik ödülü için onunla yarıştım.I competed with him for the first prize.
Onunla iki hafta önce tanıştım.I became acquainted with her two weeks ago.
Onunla Üçüncü Cadde'de tesadüfen karşılaştım.I met her by accident on Third Avenue.
Üçüncü caddede rastlantı sonucu onunla karşılaştım.I met her by accident on Third Avenue.
Her altı ayda bir onunla görüşürüm.I meet him once every six months.
Onun bana yardım edeceğini aptalca hayal ettim.I foolishly imagined that he was going to help me.
Onun hakkında bildiğini düşünüyorum.I think that you do know about that.
Onunla ilişkim bitti.I am through with him.
Onunla yakın ilişkiler içindeyim.I was on close terms with him.
Ben onun bir Amerikalı olduğuna inanıyorum.I believe him an American.
Onunla kısmen aynı fikirdeyim ama tamamen değil.I agree with him to a certain extent, but not entirely.
Onun ne olduğunu biliyorum.I know what that is.
Onun gibi erkekler hakkında her zaman kuşkuluyum.I'm always suspicious of men like him.
Ben her zaman John'u ve onun ikiz erkek kardeşini karıştırırım.I always confuse John and his twin brother.
Her zaman onun makalesini okumaya meraklıyım.I'm always interested in reading his column.
Onun resitalini dinliyorum.I am listening to his recital.
Onun hakkında neredeyse her şeyi unuttum.I almost forgot all about that.
Onunla karşılaştığımı hayal meyal hatırlıyorum.I vaguely remember meeting him.
Onun siyasi bakış açısını onaylıyorum.I share his political perspective.
Onun kaçmasına yardım ettiğim için tutuklandım.I was arrested for aiding in his escape.
Aynı vilayetten olduğumuz için onunla iyi anlaşacağıma eminim.I am sure I'll get along with him because we are from the same prefecture.
Onunla ilişkimi tamamen bitirmeye kesin karar verdim.I resolved to break up with her cleanly.
Onun gözlerine bakamayacak kadar çok utandım.I was too embarrassed to look her in the eye.
Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.Next to him, I'm the fastest runner in our class.
Onunla buraya geldiğimde tanıştım.I met him on the day I arrived here.
Bu masayı onun için alacağım.I'll buy this desk for him.