Onlara ihtiyacımız olabilir.We may need them.
Onlara ulaşabilir misin?Can you reach those?
Onlara güvenebilir misin?Can you trust them?
Onlara inanabilir misin?Can you believe them?
Onlara güvenebilir miyiz?Can we trust them?
Onlara yardım edebilir miyiz?Can we help them?
Onlara yardımcı olmak için bir şey yapamaz mısın?Can't you do anything to help them?
Beni onlara götür.Take me to them.
Onlara güvenemezsin.You can't trust them.
Onlara yardım etmelisin.You've got to help them.
Onlara yardım etmek zorundasın.You've got to help them.
Neden onlara ihtiyaç duyuyorsun?Why do you need them?
Ben de onlara İngilizce öğretiyorum.I also teach English to them.
Onlara İngilizce konuşmayı öğretmiyorlar.They do not teach them to speak English.
Onlara saldıracak mıyız?Are we going to attack them?
Onlara güvenmezdim.I wouldn't trust them.
Onlara söylemeyi unuttum.I forgot to tell them.
Onlara adi bir mektup göndermek zorunda kaldı.He had to send them a grovelling letter.
Onlara ne diyorsunuz?What do you call them?
Onlara ne zaman ihtiyacın var?When do you need them?
Onlara göz kulak ol.Keep an eye on them.
Onlara güvenebilir miyim?Can I trust them?
Onlara gülümsedim ve el salladım.I smiled and waved at them.
Onlara ne denildiğini Tom biliyor mu?Does Tom know what they're called?
Ben onlara bildirmedim.I didn't let them know.
Onlara söylemedim.I didn't tell them.
Onlara haber vermedim.I didn't inform them.
Onlara katlanamıyorum.I can't stand them.
Ne düşündüğümü onlara söyleyeceğim.I'll tell them what I think.
Eğer onları yenemiyorsan onlara katıl.If you can't beat 'em, join 'em.
Onlara neyi sevdiğimi söyledim.I told them what I like.
Onlara yardım edildi.They have been helped.
Sadece biraz daha hızlı koşarsan, onlara yetişebileceksin.If you run just a little faster, you'll be able to catch up with them.
Tom onların istediği bilgiyi onlara vermeyi reddetti.Tom refused to give them the information they wanted.
Onlara ihtiyacın var mı?Do you need them?
Onlar bize el salladılar ve sonra biz onlara el salladık.They waved at us and then we waved back.
Neden onlara yardım etmeyi kabul ettin?Why did you agree to help them?
Onlara yüzmeyi öğretmiyorum.I don't teach them to swim.
Allah onlara huzur versin!May God give them peace!
İnsanlar onlara acıdığında engelli insanlar buna katlanamaz.Disabled people can't stand it when people pity them.
Onlara silahsız olduğumuzu söyle.Tell them we're unarmed.
Tom onlara inandı.Tom believed them.
Şu anda onlar onlara vereceğini söylediğin her şeyi istiyorlar.They want everything right now that you said you'd give them.
Onlara ne olduğunu bilmiyorlardı.They didn't know what was happening to them.
Onlara tutunun.Hang on to them.
Tom onlara ters ters baktı.Tom glared at them.
Onlara güvenmeyi öğrendim.I've learned to trust them.
Onlara onun üzerinde çalıştığımızı söyle.Tell them we're working on it.
Onlara onu gözden geçirdiğimizi söyle.Tell them we're looking into it.
Sadece onlara bir danışman olduğumu söyle.Just tell them I'm a consultant.
Onlara kahvaltı yapmak için erken kalkmak istedim.I wanted to get up early to make them breakfast.
Sen onlara güvenmezsen, onlar sana güvenmezler.If you don't trust them, they won't trust you.
Tom onlara yakından baktı.Tom looked at them closely.
Ziyaret edeceğini onlara söyleyebilir miyim?Can I tell them you'll be visiting?
Bunu onlara nasıl yapabildin?How could you do this to them?
Onlara bu kadar ihtiyacımız var mı?Do we need them that badly?
Onlara iyi ödeme yapılacak.They'll be well paid.
Her zaman onlara güvenebilirsiniz.You can always rely on them.
Onlara ne oldu?What happened to them?
Sivrisinek ısırıklarım kaşınıyor. Onlara sürebileceğim bir şeyin var mı?My mosquito bites are itching. Do you have anything I can put on them?