Kuralları belirlemek istiyorsan, onlara kendin uymak zorunda kalacaksın.If you want to set the rules, you'll have to follow them by yourself.
Dan özel kuvvetlerdeydi ve onlar orada onlara psikolojik savaş öğretiyorlar.Dan was in the special forces and they teach them psychological warfare there.
Onlar Tom'a onlara her şeyi söyletti.They made Tom tell them everything.
Tom çocukları uyandırdı ve onlara kahvaltı zamanı olduğunu söyledi.Tom woke up the children and told them it was time for breakfast.
O makalede ne yazdığını onlara söylemedin.You didn't tell them what you wrote in that article.
Onun o makalede ne yazdığını onlara söylemedin.You didn't tell them what he wrote in that article.
O blogta ne yazdığımızı onlara söylemedin.You didn't tell them what we wrote in that blog.
Onların o blogta ne yazdıklarını onlara söylemedin.You didn't tell them what they wrote in that blog.
Almanlar onlara yardım etmemeli.Germans mustn't help them.
Alman hükümeti onlara yardım etmemelidir.The German government mustn't help them.
O kadar mutluydum ki onlara teşekkür etmeyi unuttum.I was so happy that I forgot to thank them.
Onlara yardım edemediğimiz için üzgündük.We were very sorry we couldn't help them.
Onlara yardım edemediğimiz için çok üzgündük.We were very sorry we couldn't help them.
Tom çocukları kaldırdı ve onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke the children up and told them to get ready for school.
Tom çocukları kaldırıp onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke up the children and told them to get ready for school.
Tele pazarlamacılara nefretim o kadar büyük ki genellikle onlara kaba davranırım.My antipathy toward telemarketers is so strong that I am often rude to them.
Onları gördüğümde onlara söyledim. Ayrıca ona da söyledim.I told them when I saw them. I also told him.
Onlara yetişmeye çalıştım ama sonunda geride kaldım.I tried to keep up with them, but eventually I fell behind.
Onlara artık ihtiyacım yok.I no longer need them.
Tom şapkasını çıkardı ve onlara boyun eğdi.Tom took off his hat and bowed down to them.
Onlara ne olduğunu bilmek istemiyorsun.You don't want to know what happened to them.
Onlara ne olduğunu bilmek istemiyorsunuz.You don't want to know what happened to them.
Onlara konuşmak faydasız.It's useless talking to them.
Onlara yardım etmelerini sor.Ask them to help.
Onlara inanabilir miyiz?Can we believe them?
Onlara ne denir?What are they called?
Onlara bize bir indirim yaptırmak zor olacak.Getting them to give us a discount will be difficult.
Web sitelerinde benim fotoğrafımı kullanmaları için onlara izin verdim.I gave my permission for them to use my photo on their website.
Onlara verebileceğimizden çok daha fazlasını istediler.They wanted much more than we were able to give them.
Onlara şans diliyorum.I wish them luck.
Onlara saygı duyuyoruz.We respect them.
Onlara adil davranılıyor mu?Are they treated fairly?
Biz gerçekten onlara güvenmeli miyiz?Should we really trust them?
Onlara güvenir misin?Would you trust them?
O, kendini onlara tanıttı.She introduced herself to them.
Yarın onlara bir cevap vereceğim.I'll give them an answer tomorrow.
Onlara yardım teklif etmeliyiz.We should offer them assistance.
O onlara ne cevap verdi?What did he reply to them?
Onlara herhangi bir tuzak kurmuyorum.I'm not setting them any traps.
Onlara basbayağı bir günah keçisi lazım.They simply need a scapegoat.
Söyle onlara, ben olmadan çıkmasınlar.Tell them not to leave without me.
Söyleyin onlara, bensiz çıkmasınlar.Tell them not to leave without me.
Kamu yalnızca onlara devlet medyası tarafından söylenenleri bilir.The public only knows what they've been told by the state media.
Ben onlara dokunmam.I don't touch them.
Onlara nasıl yardım ederiz?How do we help them?
Onlara bizim veri girişini verdik.We gave them our input.
Onlara istediklerini ver.Give them what they want.
Onlara kim olduğumu söylediğimde insanların reaksiyonlarını görmeyi seviyorum.I love to see people's reactions when I tell them who I am.
Tom bu romanı onlara tavsiye etti.Tom recommended this novel to them.
Onlara söylenmesi gerekiyor.They need to be told.
Onlara anlatılması gerekiyor.They need to be told.
Biz onlara çok saygı duyuyoruz.We respect them a lot.
Birkaç dakika daha olacağını onlara bildirir misin?Could you let them know it will be a few more minutes?
Gerçekten onlara ihtiyacımız var mı?Do we really need them?
Ben onlara karşı küstah değilim.I'm not insolent to them.
Ben onlara zulmetmiyorum.I am not crushing them.
Onlara bildirmek zorunda olacağım.I will have to inform them.
Bizim onlara teklif ettiğimiz para belli ki yeterli değil.The money we offered them was obviously not enough.
Ben bile onlara yardımcı olurdum.Even I would have helped them.
Ben onlara güvenmiyorum.I don't trust them.